Zazaca'yı konuşmak, onu tartışmaktan daha önemlidirAnadil, anamızın konuştuğu, bize öğrettiği ilk dil. Anne kadar güzel, saf ve temiz. Annemizin konuştuğu ve bize öğrettiği(veya öğretemediği) bir dilin kime ne zararı olabilir ki. Ama insanlar bir zamanlar bu ülkede anadillerini(anneleriyle aynı dili) konuşamadılar, konuşmaya cesaret edemediler. Hor görüldüler, susturuldular, konuşturulmadılar. Çok şükür o günler artık geride kaldı. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Adem ile başlayan insanlık serüveninde, dillerin doğuşu, gelişmesi, sınıflandırılması ile ilgili birçok teori gündeme getirilmiştir. Bütün bu teoriler tartışılmaya değer olmakla birlikte, kanaatimce artık bunları tartışmanın geleceğe yönelik bir faydasının olmadığıdır. Geçmişte yaşanılanlar ve konuşulanlar önemli olmakla birlikte, geleceğe dair somut önerilerle desteklenmedikçe bir anlamı olmaz. Eşyanın isimleri, ilk olarak Hz.Adem'e öğretilmiştir. Diller ve renkler Allah'ın ayetlerindendir. Yaratılıştan gelen bu farklılıklar, birini ötekine üstün yapmaz, değersiz de yapmaz. Konuştuğumuz dil veya rengimiz, övünme veya üstünlük vesile değildir, olamaz, olmamalıdır. Diliyle ve rengiyle övünen insan, Şeytan'ın yolundan gitmektedir. Tüm diller ve tüm renkler, yaratılış itibariyle eşittir. Bir dilin çok kişi tarafından konuşulması, resmi dil veya yazı dili olması, o dilin diğer dillerden üstün olduğunu göstermez. Bir dili ve rengi saygıdeğer yapan, o dilin ve rengin icraatlarıdır. Her dilin, özgürce konuşulması, yazılması, geliştirilmesi gerekmektedir. Her insan, yaşadığı ülkenin resmi dilini bilmekle beraber, kendi anadilini de öğrenme, geliştirme, kullanma ve anadilinde eğitim alma hakkına da sahip olmalıdır. Kendini Zaza-Kırd-Dımıli olarak adlandıran ve daha çok Bingöl-Elazığ-Diyarbakır-Tunceli-Şanlıurfa-Muş-Erzincan gibi illerde yaşayan ve sayıları 5 milyonun üzerinde olan bir kitlenin varlığı söz konusudur. Bu insanların kendi anadillerini konuşması, geliştirmesi, sosyal hayatta kullanmak istemesinden daha tabi, daha insani bir şey olamaz. Zazaca'nın konuşulması yazılması geliştirilmesi konusu, Zazaca'nın; Kürtçe'nin-Türkçe'nin-Farsça'nın lehçesi olup olmadığından daha önemli ve kıymetli bir konudur. Unesco'ya göre Zazaca, kaybolma, unutulma tehlikesi altında bulunan bir dillerden biridir. Zazaca, unutulup yok olduktan sonra, Kürtçe'nin lehçesi olsa ne olur, Türkçenin veya Farsçanın lehçesi olsa ne olur. Hatta bağımsız bir dil olsa ne olur. Dil, konuşulmayıp unutulduktan sonra bütün bu tartışmaların bize hiçbir yararı ve anlamı olmayacaktır. Zazalar, kendilerini nasıl tanımlamak istiyorlarsa, herkesin buna saygı göstermesi gerekir. Varsın dilbilimciler, tarihçiler, araştırmacılar, Zazalarla-Zazaca ile ilgili araştırmalarına devam etsinler. Bu konuda varsa izah edilebilir tezlerini ortaya koysunlar. Toplumumuz, kabul edilebilir ve sindirilebilir görüşlere her zaman saygılı olmuştur. Ancak tekrar söylüyorum. Bence asıl önemli olan; Zazaca'nın; konuşulması yazılması geliştirilmesi, eğitim dili olarak kullanılması, evde, çarşıda, okulda konuşuluyor olmasıdır. Evet, asıl önemli husus budur. Abdurrahman ENSARİ YORUM YAZIN ![]()
|
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ 14 Kasım 2017 Söz ile icraat09 Kasım 2017 Sahipsiz bir şehir bingöl07 Kasım 2017 Iş-kur ile yoksullaşmak!31 Ekim 2017 Adam olacak çocuk
|