KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Ağustos 2026 Cuma
°C
Hakim Bayraktar
bingolonline@hotmail.com

Ayranın Hesabı, Şehrin Hikâyesi…

07 AĞUSTOS 2026 CUMA 13:10
30
395
5
AA aa

Acıkmıştık.

Bulunduğumuz yerde bir ciğerci tezgâhı vardı.

“Birer ciğer dürüm yiyelim” dedik.

Bir süre sonra dürümü getiren çocuk masaya yaklaştı.

Dürümü uzatırken, “Ne kadar?” diye sordum.

“200 lira.”

Şaşırdım.

“Geçen geldiğimizde 250 lira ödemiştik” dedim

Çocuk gayet doğal bir ifadeyle cevap verdi:

“Açık ayran dahildi o fiyata.”

Bir an duraksadım.

Demek ki bir bardak açık ayran 50 liraydı.

Ücretini ödedim, çocuk gitti.

Masadaki arkadaş gülümseyerek, “Mahalledeki katıkçı 5 kiloluk ayranı 110 liraya veriyor” dedi.

Önce inanmadım.

Sonra basit bir hesap yaptım. 5 kilodan yaklaşık 25 bardak ayran çıkıyor. 110 liraya alınan ayran, bardak bardak satıldığında 1.250 liraya ulaşıyor.

Şimdi biri çıkıp “Bardağın maliyeti var, işletme gideri var, personel gideri var” diyecek.

İyi de kardeşim… Tezgâhta ciğer satan bir işletmenin ayran için ne kadar ek maliyeti olabilir?

Ayranı üretmiyor, mayalamıyor, paketlemiyor.

Tek yaptığı, hazır ayranı bardağa doldurup müşterinin önüne koymak.

Elbette kâr edecek.

Ama yüzde 800-900'e varan bir kâr marjı hangi ticaret anlayışıyla açıklanabilir?

O an aklımdan geçen ilk cümle şu oldu:

“Bir bardak ayran gerçekten 50 lira olabilir mi?”

Aslında mesele ayran değildi. Mesele, Bingöl'de fiyatların artık insanı şaşırtmayacak kadar yükselmiş olmasıydı.

Son haftalarda sosyal medyada önüme düşen yemek fiyatları, vatandaşın şikâyetleri ve dost sohbetlerinde duyduğum serzenişler hep aynı noktada birleşiyordu: Bingöl pahalı bir şehir hâline geldi.

Üstelik bu pahalılık, sadece lokantalarda değil; kirada, sanayide, yedek parçada, günlük hayatın neredeyse her alanında hissediliyor.

Bugün Bingöl'de tek porsiyon kuşbaşı pide 280 lira, bir buçuk porsiyonu 420 lira. Lahmacun 70-90 lira, Büryan 500 lira, Kavurma 520-550 lira, Et döner+pilav 420 lira, Et dürüm 250 lira. Haşlama ve diğer sulu yemeklerin önemli bir kısmı 400-450 lira bandında.

Bingöl'de 400 TL olan haşlama Genç İlçesi'nde 300 lira. Hatta Genç'te tek kişilik sac tava 350 lira, güveç 250 lira. Lezzeti de yabana atılır gibi değil… Denemenizi tavsiye ederim.

Fiyatlar üzerine yazınca dayanamayıp çevre illeri aradım, lokantalarla görüşüp fiyatları tek tek yazdım.

Muş'ta et döner 300 lira, dürüm 150 lira.

Siirt'te büryan 300 lira, ayran 20 lira, birçok et yemeği 270-350 lira arasında.

Üstelik bu fiyatların bir kısmı, turistik hareketliliğin daha fazla olduğu şehirlerde.

Peki Bingöl'ü diğer illerden ayıran nedir?

Kira mı? Nakliye mi? Elektrik mi? Personel maliyeti mi?

Bunların hepsi elbette maliyet kalemidir.

Ama Elâzığ'daki esnaf da kira ödüyor, Diyarbakır'daki lokantacı da nakliye ödüyor, Siirt'teki büryancı da elektriği bedava kullanmıyor, Muş'taki dönerci eti sırtında taşımıyor!

O halde neden Bingöl'de aynı ürün bu kadar daha pahalı?

Geçenlerde şehrin tanınmış bir lokantacısıyla sohbet ederken bana şöyle dedi:

“Ben kendi hayvanımı yetiştiriyorum. Yem pahalı, bakım pahalı. Etim kaliteli olduğu için fiyatım yüksek.”

Saygı duyarım. Kaliteli ürün elbette daha pahalı olabilir.

Ama sorun tam da burada başlıyor.

Çünkü senin 500 liraya sattığın etli yemeği, Et ve Süt Kurumu'ndan çok daha ucuza aldığı dondurulmuş etle yapan başka bir işletme de aynı fiyata satıyor.

Kalite farklı olabilir, maliyet farklı olabilir ama fiyat aynı.

Demek ki mesele sadece maliyet değil.

İşin daha da ilginç tarafı şu…

Bingöl'de üretilen suyu, komşu illerde daha ucuza içiyorsunuz.

Bunu nasıl açıklayacağız?

Maliyet diyerek mi? Nakliye diyerek mi?

Bingöl'den çıkan ürün, Bingöl'de daha pahalıysa burada başka bir problem var demektir.

Üstelik mesele sadece fiyat da değil. Mesele hizmet kültürü.

Çevre illerde sofrayı donatıyorlar.

Salatan bitiyor, yenisini getiriyorlar. Çay ikram ediyorlar. Yemekten sonra irmik helvası geliyor. İkramlar bol. Sunum özenli, garson ilgili. Mekânın atmosferi insanın içini açıyor. Verdiğiniz para canınızı yakmıyor. Çünkü karşılığını aldığınızı hissediyorsunuz.

Bingöl'de ise çoğu zaman tam tersi bir tablo var.

Salatanız bitiyor, yenisini istemeye çekiniyorsunuz. İsteseniz bile bazen ekstra ücret yazılıyor.

İkram kültürü neredeyse yok denecek kadar zayıf.

Ben bugüne kadar Bingöl'de yemekten sonra “Buyurun, bu da bizden” diyerek çay ve tatlı ikram eden kaç işletmeye denk geldim diye düşündüm. Neredeyse hatırlamıyorum.

İnsan sadece karnını doyurmak istemiyor. Bir şehirde biraz da değer görmek istiyor.

Bir de işin gastronomi tarafı var.

Bingöl'ün gastronomi iddiası ne yazık ki çok zayıf. Şehrin dört bir yanına baktığınızda menüler birbirine benziyor. Aynı kebaplar, aynı sulu yemekler, aynı kavurma anlayışı… Çeşitlilik sınırlı, özgünlük daha da sınırlı.

Dışarıdan bir misafir geldiğinde, “Sana memleketimizin şu meşhur lezzetini tattırayım” diyebileceğiniz seçenekler çok az. Çoğu zaman dönüp dolaşıp kavurma sipariş ediyoruz. Sanki bu şehrin misafire sunabileceği tek ortak cevabı kavurmaymış gibi.

Oysa gastronomi sadece yemek değildir; bir şehrin hafızasıdır, kültürüdür, misafirperverliğidir. Fiyatların yüksek olduğu bir yerde, insan en azından farklı bir lezzet, güçlü bir sunum ve unutulmayacak bir deneyim bekliyor. Ne yazık ki çoğu zaman yüksek fiyat var, ama o fiyatı haklı çıkaracak gastronomik zenginlik yok.

Pahalılık sadece lokantada değil. Sanayide de aynı.

Aynı arızaya Bingöl'de 15 bin lira, Elâzığ'da 5-6 bin lira isteniyor.

Yedek parçada da benzer farklar var. Kamu kurumları bile aynı malzemeyi başka şehirlerden daha ucuza temin edebiliyor. Sonra da “Neden Bingöl esnafı tercih edilmiyor?” diye yakınıyoruz.

Çünkü piyasa güven ister. Fiyat makul olursa müşteri sadık olur. Fırsatçılık hissi oluşursa müşteri ilk fırsatta başka şehre gider.

Ev kiralarında da aynı psikoloji var.

Geçen gün bir arkadaşım ilan sitesinden ekran görüntüsü attı.

40-50 bin liralık kira ilanları. İnsan gözlerine inanamıyor. Üstelik bu fiyatları çoğu zaman piyasanın doğal dengesi değil, emsal mantığı belirliyor.

“Abi sen karışma, senin evin 40 bin eder. Bak emsali bu.”

Bu cümle, Bingöl ekonomisinin özeti gibi.

Lokantada emsal, sanayide emsal, kirada emsal.

Birisi fiyat yükseltiyor, diğeri onu referans alıyor. Sonra üçüncüsü daha da yukarı çıkıyor. Böylece fiyatlar gerçek maliyetlerden kopuyor.

Konut satışlarında da benzer bir durum yaşanıyor. Evler çoğu zaman gurbetçilere satılıyor.

Adam 200 bin euro verip ev alıyor.

Sonra diyor ki: “Ben bu evi niye 20 bin liraya kiraya vereyim?”

Kendi açısından mantıklı olabilir. Ama konutun yatırım aracına dönüşmesi, kirayı maaşlardan koparıyor.

Bugün Bingöl'de birçok genç evlenemiyor, birçok aile çocuklarını ayrı eve çıkaramıyor.

Çünkü şehir, gelir seviyesine göre değil; beklenti seviyesine göre fiyatlanıyor.

Benim gördüğüm tablo şu: Bingöl pahalı bir şehir değil. Bingöl, pahalılığı alışkanlık hâline getirmiş bir şehir.

Ve en tehlikeli olan da bu.

Çünkü alışılan pahalılık, bir süre sonra kimsenin sorgulamadığı bir düzene dönüşüyor.

Bu yazıyı esnafı kötülemek için yazmadım. Bu şehirde alın teriyle çalışan, kaliteli hizmet veren, makul fiyatla iş yapan çok kıymetli işletmeler var.

Onları tenzih ederim.

Ama şu soruyu artık hep birlikte sormamız gerekiyor:

Bingöl'de fiyatlar gerçekten maliyetle mi oluşuyor, yoksa birbirine bakarak mı belirleniyor?

Çünkü sorun sadece bir tabak yemek değil. Sorun, bu şehirde yaşamanın maliyeti. Ve o maliyet, artık birçok insanın sofrasını küçültmeye başladı.

Bence bu şehirde en pahalı olan yemek değil.

Yüksek fiyatların artık kimseyi utandırmıyor olması.

Bu yazıdan sonra da fiyatlar değişmeyecek elbet..

Maliyet hesapları yapılacak, itirazlar sıralanacak, belki beni haksız çıkarmaya çalışanlar olacak.

Ama keşke bir kez olsun şu soruya samimiyetle cevap aransa: Bingöl neden bu kadar pahalı?

Eğer bu yazı o soruyu birkaç kişinin zihnine düşürebilirse, gerisini zaten piyasa değil, vicdan belirler.

 

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119712)
07 Ağustos 2026 Cuma 17:36
Bingölün kanayan yarası maalesef,
Paket ayran kar marjini ekleyip satan markette 8-9₺,
Lahmacun yerken 30-40₺
Lahmacun u islatsak mı? Yesek ıslatmasak mı? Yesek..
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119710)
07 Ağustos 2026 Cuma 15:51
muşta et döner tek servis yanında suyu ile 250 tl
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119708)
07 Ağustos 2026 Cuma 14:38
Sevgili kardeşim hakim bey çok güzel değinmişsin gerçekten Bingöl Türkiye'nin en pahalı şehridir. Bir maden suyu pastanelerde 80 TL limonata 100 TL düz ağaçta soygun yerleri olan kafeteryaltda çay 50 kahve 300-400 esnaf ve mülkiyet sahipleri zülm edip Müslümanlıkta mangalda kül bırkamıyor zulüm sadece fiziki olarak değildir.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119707)
07 Ağustos 2026 Cuma 14:08
Sevgili dostum ne yazık ki Bingöl'de maliyetler bahsedilenden çok daha düşük.
Ben sahil kentinde işletmecilik yapan biri olarak fiyatları Bingöl ile kıyaslayınca kendi emeğime hatırlamıyorum.
Personel maaşları düşük ve çoğu sigortasız çalışıyor buna rağmen maliyetler yüksek deniyor
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119706)
07 Ağustos 2026 Cuma 14:02
Sevgili kardeşim ağzına yüreğine sağlık gerçekten çok önemli konulara değinmişsin.kalemine yüreğine sağlık. Hakim bey sen bingöl merkeze değinmişsin haklısın ama bir de bingölün karşı tarafı düzağaç kısmı var keşke orayada değinseydin. Geçen gün düzağacta gezinirken çok sevdiğim bir kardeşim abi birer dürüm yiyelim dedi bende olur tabiki dedim ve isminide vereceğim döner haus denilen bir işletmeye girdik ve birer dürüm yedik. Arkadaş hesabı gizliden vermiş meğerse . Dürüm et tavuk hoşuma gitti bende evdekilere 3 adet dürüm götürmek ist
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın