Eğitim sistemindeki yeni gelişmelerin neresindeyiz?Okullar 11 Eylül Pazartesi günü 19 Milyon öğrenci, 1,3 milyon öğretmen ile ders başı yapacaklar. Şimdiden hayırlı olmasını diliyoruz. Bölgeler arası ciddi farklılıklara rağmen okul bina sayıları, eğitim araç ve gereçler ile bilgi teknoloji bakımından ciddi mesafeler aldık. Ancak, eğitimde istenilen kalite ve başarı düzeyine ulaşılamadığını söyleyebiliriz. Okullarımız ve Ünüversitelerde eğitimin kalitesinin artırılmasının yolu; eğitim alanında yaşanan gelişmeleri, trendleri iyi takip etmek ve buna göre gerekli sistemsel dönüşümleri yapmak ve sürekli bir gelişim seyri içerisinde olmakla mümkündür. Yani çağın popüler eğitim trendlerine ve gelişmelerine uygun söylemler geliştirmeli, gerekli çabalar gösterilmeli ve sistemi buna göre yenileyebilmeliyiz. Eğitim sistem ve anlayışlarında yaşanan gelişmeler: Endüstride gelinen E4.0: Su ve buhar gücü, elektrik enerjisi, dijitalleşme, siber fiziksel sistemler/yapay zeka) düzeyinde yaşanan 4.endüstri devrimi gereken biçimde analiz edilmeli ve buna uygun yapılanmaya gidilmelidir. İnsanlığın bugüne değin geçirdiği toplumsal ve siyasal aşamalar genel hatlarıyla tanımlandığında Tarım Toplumu, Sanayi Toplumu, Bilgi Toplumu/Uzay Toplumu, Bilgi teknolojileri/robotik/Yapay Zeka dönem olarak adlandırabiliriz. Her dönemin kendine özgü bir eğitim anlayışı var: Tarım toplumunda bilgi sınırlı ve ezberlenir, öğretmen bilge adamdır ve eğitimin merkezindedir, disiplin katıdır, eğitime genelde seçkin ve zengin aile çocukları ulaşır. Sanayi toplumunda, uluslaşma süreci, kentleşme olgusu, üretim ve makineleşme ön plandadır. Eğitimde matematik ve fen dersleri önceliklidir, mühendislik meslekleri revaçtadır, eğitim okullarda ve sıkı programlarla yürütülür. Bilgi toplumunda, bilgi üretimi her an katlanmakta, sosyal medya ve internet ortamında üretilen bilgilere ulaşmak kolaylaşmakta, öğrenci ve birey eğitimde merkezdedir, öğretmen bir danışman veya bilgi müşaviridir, öğrenci ilgi ve yeteneklerine göre geniş yelpazeli eğitim fırsat ve seçenekleri vardır. İnsanlık uzayda casus gibi gezinmektedir. Bilimsel araştırmalar zirvededir. Okul dışında yaygın eğitim de etkili olmuştur. Bilgi teknolojileri/Yapay Zeka/Robotik dönemde, bilgiye ulaşıp onu alıp işlemeyi sağlayan bilişim teknolojileri baş döndürücü düzeye çıkmıştır. Yapay Zeka ve Akıllı robotlar iş yaşamında ve eğitimde insan yerine kullanılmaya başlanmıştır. Eğitimin ve öğrencilerin bu yeni dünya ile uyumlu bir eğitim almaları gerekmektedir. Aksi durumda, gelişmiş ülkelerin sömürü ve tüketim alanı olmaktan kurtulamayacağız. E4.0'da fark yapan dersler: Kodlama, Küresel farkındalık, Finansal okuryazarlık, Elektronik tasarım, Liderlik. Vb. Acaba bu anlamda okullarımız ne durumda? Çağımızın Eğitim Trendlerini de yakalamak önemlidir: Yaratıcılık ve inovasyon, eleştirel düşünme ve problem çözme, iletişim ve işbirliği. Yani, kapı açacak 4 anahtar: İletişim, iş birliği, yaratıcı düşünme, problem çözme becerileri söz konusudur. Ayrıca bilişim ve iletişim teknolojoliri okuryazarı, öğrenmeyi öğrenme ve öğrenme becerileri (okuma alışkanlığı, kaynaklardan yararlanabilme, grupla çalışma, sunular yapabilme vb.) Eğitim sistemi öğrencilere bu becerileri, alışkanlıkları kazandırabilmelidir. Medya okuryazarlığı: Medyayı akıllı ve etkili bir biçimde kullanmaktır. Medya endüstrilerinin siyasi görüşü, gelişmesi, ekonomik tabanı ve idari yapısı konusunda bilgi sahibi olmaktır. Farklı kaynaklardan gelen bilginin doğruluğunu değerlendirmektir. Karyer planlama, esneklik ve uyum sağlayabilirlik, inisiyatif alabilime, sosyal ve kültürler arası yetkinlikler/sosyal hünerler dediğimiz insan ve toplumla iletişim becerisi, üretkenlik, yani sentezleyip yeniden üretmek, hesap verebilirlik, herkes yaptığının hesabının verileceğini bilmeli ve hesabını verebilmelidir. Liderlik ve sorumluluk alma, ileriye dönük çıkarımlar yapma. Ayrıca günümüzde spor kültürü, insanın eğitim ve çağdaşlaşmasının göstergesi olarak görülmektedir. Kültürler arası yetkinlik; farklı kültürlere sahip insanların ve sosyal grupların istek ve beklentilerine cevap verebilecek bilgiye, beceriye ve kapasiteye sahip olmak şeklinde tanımlanabilir. Bu tanım, insanlar için olduğu kadar kurumlar ve toplumlar için de geçerlidir. İnsanlar çok kültürlü ortamlarda sağlıklı ilişkiler kurabilmek ve etkili olabilmek için her düzeydeki organizasyonlarda kültürler arası yetkinliğe ihtiyaç duyarlar. Çocukları yarınlara nasıl hazırlarız? Üst bölümde özetlenen anlayış ve özelliklere sahip bireyler yetiştirerek!.. İş alanlarında olduğu gibi, sınıflarımız da, evlerimiz de artık yapay beyinle çalışan robotlarla yaşamaya hazırlanıyor. Bundan on yıl sonra birçok meslek ortadan kalkacak. Temel Eğitim: Temel eğitimde, öğrencilerimize dünya literatürüne geçmiş dört temel hedef beceriyi kazandırabilmeliyiz: 1-Learning to know: Öğrenmeyi/bilmeyi öğrenmek; 2-Lerning to together: birlikte çalışmayı öğrenmek; 3-learning to do: yaparak yaşayarak öğrenmek; 4- to be or not to be: kendi olmayı öğrenmek gibi öğrenme becerileri, Unesco raporlarında ilan edilen hedeflerdir. 6-14yaşı kapsayan ilköretim çağında çocuğa, sorumluluk alma, iş birliği yaparak çalışma, kendini yönetme, zamanı iyi kullanma, kendine güvenme, planlı çalışma, sabırlı olma, yaptığı işten zevk alma, kendini ifade edebilme gibi beceri ve alışkanlıkların kazandırılması gerekmektedir. Maker köşeleri ile üretmeli, fen ve matematik vb. derslerin ürüne dönüştürebilmeli, böylece yaparak yaşayarak üretken olmayı öğrenir çocuklarımız. Sadece ders başarılarıyla yetinemeyiz!.. Okullar öğrencileri sınava hazırladıkları gibi yaşama ve yeni gelişmelere de hazırlamalıdır. Yaşamın bir parçası olan etkinliklere okul içinde yer vererek yapabiliriz. Çocuklarımıza, temel bilgiler yanında eğitsel ve sosya beceriler kazandırmak çok önemli oldu. Bu beceriler sosyal, kültürel, sportif, sanatsal ve eğitsel içerikli olabilir. Yani her öğrenci kendine uygun bir alanda kültür, spor, resim, sanat vb. bir beceri kazanarak eğitimini anlamlı kılarak mutlu olmayı ve toplumsallaşmayı öğrenmelidir. Evrensel değerlere sahip, dünya ve Türkiye vatandaşı olabilmek: Dünya vatandaşı olmak, evrensel değerlere sahip olmak tamam güzel bir şey; ama en önemlisi, Türkiye vatandaşı olmaktır. Çocuklarımız, yaşadığı ülkelerinin temel değerlerini, örf ve adetlerini öğrenmeden, İnanç, din, vatan, millet, bayrak sevgisi almadan dünya vatandaşı olmaları, tek başına yeterli olamaz. Hani çok yerinde güzel bir söz var ya: küresel düşün, ulusal davran ama töresel yaşa… İşte biz dünya ile birlikte ama yok olmadan, kendimiz olarak, kendimizi var ederek yolumuza devam edebilmeliyiz… Böyle bir deneyim ve atılım ancak düzenli ve planlı bir eğitim stratejisi ile gerçekleşebileceğini bilmeliyiz. Millî Eğitim Bakanlığı öncülüğünde eğitim sistemi, okullar ve ünüversiteler çağın gerektirdiği eğitim trendlerine ve anlayışlarına dönük stratejiler ve projeler geliştirerek bu dönüşümü yapabilmelidirler… Okullar ve öğretmenlerimiz, eğitim ve öğretim faaliyet ve çabalarını bu anlayış doğrultusunda planlayıp imkanları ölçüsünde uygulayabilmelidirler. UNUTMAYALIM! Çocukları sadece sınavlara hazırlamıyoruz, hayata da hazırlıyoruz. Hem başarılı hem de mutlu ve kendiyle barışık çocuklar yetiştirmek gerektiğini UNUTMAYALIM!.. NOT: Bu hafta 1.sınıfa başlayan çocuklarımızın okulu sevmeleri ve okula alışmalarını sağlayacak maalesef unutulmaya yüz tutmuş geleneksel ‘seksek', ‘körebe', ‘saklambaç', ‘kutu kutu pense' gibi çocuk oyunlarına yer vermelerini yönetici ve öğretmenlerimizden bekliyoruz. Tüm eğitimcilerin, anne ve babaların ve çocuklarımızın başarılı ve mutlu bir eğitim-öğretim dönemi yaşamalarını dilerim. Saygı ve sevgilerimle….
YORUM YAZIN
|
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ 14 Aralık 2024 Suriye nereye gidiyor?06 Kasım 2024 İlahiyatçıları/din adamlarını dinlerken ölçüleriniz olmalı07 Ekim 2024 Kur'an'ın, Tevrat, İncil ve Avesta'dan farkı02 Eylül 2024 Üç kutsal din Sümer efsanelerinden mi alındı?
|