İHH Solhan Şubesi, Çağrı-Der, Solhan Eğitim Bir-Sen, Solhan-Der, Kamaran Tutel Derneği ve Genç Memur-Sen ortak yazılı basın açıklama yaparak, tarihi Kurşunlu Camii'nin yakılmasını kınadı.
PKK'nın çatışmaları kırsal alanlardan şehir merkezlerine taşımasıyla birlikte bir bütün olarak halk mağdur olduğu belirtilen açıklamada, “Tarihi mekânlarımız ve İslam'ın şiarları olan camiler mevzi ve karargâh olarak kullanılmaktadır. Sivil halkın bulunduğu mekânlara hendekler kazmak, barikatlar kurmak, bomba düzenekleri yerleştirmek, mayınlar döşemek ve roketatarlar kullanmak halkımızın maddi ve manevi olarak mağdur olmasına neden olmaktadır” denildi.
“CAMİLERE, ANCAK ZALİMLER VE İSLÂM'A TAHAMMÜL EDEMEYENLER ZARAR VERİRLER”
Mescitlerin Kâbe'nin birer şubeleri olduğu dile getirilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki tarihi Fatihpaşa (Kurşunlu) Camii'nin yakılması ve ardından, Mardin'in Nusaybin ve Dargeçit ilçelerinde camilere yönelik saldırılar tüylerimizi ürpertiyor adeta. Malum yeryüzünde ilk yapılan mabet ya da yapı Kâbe-i muazzamadır. Dünyada bulunan bütün mescitler Kâbe'nin birer şubeleri ve İslâm'ın şiarıdırlar. Peygamberimiz ‘Yeryüzünde Allah'ın evleri; mescitlerdir' diye buyurmaktadır. Kulluğun Allah'a (cc) has kılındığı mekanlar olan Camilere, ancak zalimler ve İslâm'a tahammül edemeyenler zarar verirler. Ebreheler ile başlayıp, Moğol barbarlığıyla devam eden mukaddesat düşmanlığı, ülkemizde bazı çevrelerce hortlatılmaya çalışılıyor. Çağdaş Ebreheler ve zamane Moğollar şunu iyi bilmeli ki, tarihin çöplüğü zalimlerin elim sonlarıyla doludur. Mabedlerimize uzanan necis ellere sesleniyoruz; bu dünyada rezil ve ahirette helak olacaksınız.”
“ÇATIŞMA ORTAMI DERHAL SONLANDIRILMALI”
Açıklamanın devamında, “Allah indinde Kabe'nin taş taş yıkılmasından daha daha önemli bir mevzu vardır ki, o da bir Müslüman'ın kanının dökülmesidir. Sur ilçesi başta olmak üzere, bölgenin birçok yerinde, on binlerce ailenin, talan edilmiş mahalleler ve viraneye dönmüş evlerini bırakıp göç etmesine neden olan bu çatışma ortamı derhal sonlandırılmalı, zira çatışmaların şehir merkezlerine taşınmasıyla birlikte bir bütün olarak halk mağdur olmakta, çocuklar katledilmekte, hastalar hastanelerde tedavi edilememekte, hayvanlar dahi zarar görmektedir” ifadelerine yer verildi.
Halkın benimsemediği, destek vermediği, sahiplenmediği belirtilen açıklamada, “Tarihi mekânlarımız ve İslam'ın şiarları olan camiler, medreseler mevzi ve karargâh olarak kullanılmaktadır. Sivil halkın bulunduğu mekânlara hendekler kazmak, barikatlar kurmak, bomba düzenekleri yerleştirmek, mayınlar döşemek ve roketatarlar kullanmak halkımızın maddi ve manevi olarak mağdur olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle halkın benimsemediği, destek vermediği, sahiplenmediği öz yönetim ilanlarına karşı bölgenin tüm dinamikleri bu konuda seslerini yükseltmeli ve bu zulme mani olmak için elinden gelen tüm gayreti sergilemelidir. Müslüman diyarında, garip kalmış Camilerimizi ilkin, cami yarenlerini camiden uzaklaştırmak suretiyle Camilerimizin içini boşaltan 28 Şubat zihniyeti yaktı ve akabinde Camilerden uzaklaştırılan neslin canileri yaktı. Son olarak, sokaklarımızı harabeye, Mescitlerimizi viraneye çeviren zihniyeti kınıyor ve lanetliyoruz” denildi.