Bingöl Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nün yeni yönetim kurulu, kadın sorunlarını belirlemek, çözüm önerileri sunmak ve çözüme yönelik çalışmalar yapmak adına ilk adımı kendi bayan personeliyle bir araya gelmekle attı.
Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü tarafından bir restaurantta organize edilen kahvaltı programında konuşan Bingöl Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdiresi Yrd. Doç. Dr. Fatma Esen, bu kahvaltı etkinliğinin temel amacının tanışmak ve bundan sonra yapmayı planladıkları etkinliklerde kadınların desteğini almak adına karşılıklı etkileşimi güçlendirmek olduğunu ifade etti. .
Birimlerinin temel amacının kadın ve aile sorunlarına dikkat çekerek, özellikle kadının toplum içerisinde hak ettiği konuma ulaşabilmesine katkıda bulunmak olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Esen, “Kadınların üretime ve yönetime katılma imkânına kavuştukları her ülkede, toplumsal gelişme çabalarında etkin ve çok önemli roller üstlendiğine hepimiz tanık oluyoruz. Hiçbir ülkede, kadınların emeği ve katkısı olmadan sağlıklı bir şekilde gelişme, kalkınma ve demokratikleşme sürecinde başarıya ulaşmanın mümkün olmadığını düşünüyoruz. Özellikle günümüzde, kadınların, sosyal, ekonomik ve politik katkılarına her zamankinden fazla gereksinim duyulduğuna inanıyoruz” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Fatma Esen; sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler, sağlıklı bir toplumun oluşturulması için, kadını ve erkeği ile toplumun tüm kesiminin güçlendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve birçok konudaki haklı taleplerinin de bir an önce karşılık bulmasının gerekliliğine inanıyoruz. Kadınlarımızın hayata daha fazla katılmalarının gerektiğine inandığımız gibi, kadın zarafeti ile şekillenen bir sosyal hayatın da daha aydınlık bir geleceğe ulaşmamızın yegâne koşulu olduğu kanaatindeyiz. Bu doğrultuda birimimizin gerek akademik gerekse sosyal içerikli çalışmalarla günümüz toplumunda önemli bir sorun olarak görülen, kadın ve aile sorunlarına çözüm noktasında önemli bir katkı sağlayacağını umut ediyoruz.”