Bütün şehri çukura çevirdiniz!Bingöl Belediyesine sert sözlerle yüklenen Baluken: Eskiden 'çukurdan kaçma' gibi bir kavram vardı, Bingöl'de böyle bir kavram yok. Çünkü yolun tamamı çukurlarla kaplı. Biz Meclise bir önerge vermiştik, Bingöl'ün ismini, eski ismi, asıl ismi Çolik diye değiştirelim, Çevlik diye. Çolikin Zazaca anlamı çukurdan geliyor, çalılıktan geliyor- ama siz o ismi vermediniz, yalnız, bütün kenti sağ olun çukura çevirdiniz.![]() TBMM'de görüşülen Torba Kanunu'nun görüşüldüğü esnada gündem dışı söz alan BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili Baluken, Bingöl'deki hizmetler hakkında konuştu. “Bingöl'le ilgili, defalarca, özellikle yerel yönetimler düzeyinde ve merkezi Hükümet politikalarınızın Bingöl halkını nasıl mağdur ettiğini defalarca ifade etmiştim” diyen Baluken, konuşmasında Bingöl Belediyesi'nin hizmetlerindeki sıkıntılara dikkat çekti. Bingöl halkını mağdur eden bir anlayışla karşı karşıya olduklarını belirten Baluken: “Yine, yerel yönetimler düzeyinde de halkın sorunlarını önemsemeyen, çözüm üretemeyen, bu noktada da Bingöl halkını her geçen gün daha fazla mağdur eden bir anlayışla karşı karşıyayız. Özellikle on bir yıldır uyuyan bir anlayış seçim yılına girildiği bir dönemde büyük bir panikle altyapı ve üstyapı ihalelerini hemen, plansız programsız bir şekilde devreye koydu ve bütün bir kenti âdeta bir savaş alanına çevirdi, felaketten çıkmış bir kent ya da savaştan çıkmış bir kent görünümüne Bingöl'ü çevirdiler. Biz o dönemde bu yapılan çalışmaların planlı programlı olması gerektiğini, mahallelerde altyapıdan başlayarak çalışmaların belli bir aşamaya geldikten sonra üstyapıyla tamamlanması gerektiğini ifade etmiştik ama bir türlü sözümüzü dinletemedik. Bu plansız programsız çalışma Bingöl'ü susuz kent hâline getirdi, yolsuz kent hâline getirdi, çukur kent hâline getirdi, çöp kent hâline getirdi. Bütün bir yaz boyunca, Bingöl gibi bir şehirde, on gün boyunca su akmayan, tek bir damla suya muhtaç bir kent pratiği yarattınız. Şimdi, o dönemde, tabii, seçim dönemi yaklaştığı için hızla, altyapının doğru dürüst tamamlanmadığı yerlerde de makyaj amacıyla üstyapıyla ilgili bazı çalışmalar yapıldı. Bu makyajın da uzun süre sürmeyeceğini biz yine ifade etmiştik çünkü sağlıklı bir çalışma değildi yapılan ve bu yıl mevsim koşulları iyi gitti, iklim iyi gitti, kar yağmadı, yağmur yağmadı ama mevsimin ilk karıyla beraber şu anda Bingöl tam bir faciayla karşı karşıya. Yapmış olduğunuz makyaj döküldü. Bingöl şehir merkezinde yol yok, Bingöl şehir merkezinde, bırakın araçların gideceği, yayaların yürüyeceği bir alan yok” dedi. “PLANSIZ BİR ALTYAPI YAPTINIZ” Baluken: “Eskiden "çukurdan kaçma" gibi bir kavram vardı, Bingöl'de böyle bir kavram yok. Çünkü yolun tamamı çukurlarla kaplı. Biz Meclise bir önerge vermiştik, Bingöl'ün ismini, eski ismi, asıl ismi "Çolik" diye değiştirelim, "Çevlik" diye -"Çolik"in Zazaca anlamı "çukur"dan geliyor, "çalılık"tan geliyor- ama siz o ismi vermediniz, yalnız, bütün kenti, sağ olun, çukura çevirdiniz. Kalkınma Bakanınız üç gün önce Bingöl yerel basınına şu açıklamayı yapmış: "Bingöl ili ekonomik ve sosyal alanda yapılan yatırımlar ve sağlanan gelişmelerle birlikte modern bir yaşam alanına dönüşüyor." Bakın, bu modern yaşam alanının, tekrar, resimlerini ben size göstereyim. Yine, kalkınmadan bahseden Sayın Bakan, özellikle yatırımcıların Bingöl'e gitmesi yönünde ciddi telkinlerde bulunmuş. Bakın, bu, Bingöl'deki ender sanayi tesislerinden bir tanesi, Bingöl Süt Fabrikası. Şu anda bir denizin içerisindeymiş görüntüsü var. Niye böyle? Çünkü plansız bir altyapı yaptınız, altyapının derinliğini projeye uygun olarak ortaya koymadınız; altyapının kapatılmasına, izolasyon malzemesini uygun bir şekilde yapmadınız. Böyle olduğu için de bütün bir kenti şu anda mağdur etmiş durumdasınız. Bakın, Bingöllü bir anne çocuğunu tek başına okula gönderemiyor, Allah korusun suda boğulur endişesiyle böyle bir durum var. Onlarca vatandaşın evini su basmış durumda” ifadelerini kullandı. “ÖKÜZ ÖLDÜ, AYRILIK YAŞANDI” “Şimdi, tabii, nasıl ki genel siyasette öküz öldü, bir ayrılık yaşandı ya, Bingöl yerel siyasetinde de öküz öldü, ayrılık yaşandı. Mevcut Belediye Başkanı şu anda Saadet Partisi'ne geçti” diyen Baluken, Bingöl'de oluşan bütün tabloların sorumlusunun AK Parti olduğunu ifade ederek: “Bingöl'deki yolların tamamının ne hâlde olduğunu resimlerle size aktarmaya çalıştık ama utanasınız diye o resimleri tekrar size göstereceğim. Kalkınma Bakanınız da "Bingöl'ü modern bir yaşam alanına çevirdik." demişti. Bakın, "modern bir yaşam alanı" dediğiniz kentin merkezi şu anda bu rezaleti yaşıyor. Böyle ağır bir dramla Bingöl halkı karşı karşıya. Tabii, bu tablonun sahibi sizlersiniz, AKP'dir, Sayın Başbakandır çünkü Sayın Başbakan on bir yıldır Bingöl ilinden rekor oylar almasını biliyor ama Bingöl'ün sorunlarını burada dile getirdiğimizde Bingöl'ün sorunlarına sahip çıkma noktasında bir müfettişi, bir teknik ekibi incelemeye göndermekten bile imtina ediyor. Böyle bir anlayışın sonucu olarak bu mağduriyet ortaya çıkıyor” diye konuştu. “SAYIN BAŞBAKANI BİNGÖL'E DAVET EDİYORUM” Konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı Bingöl'e davet eden Baluken: “Bingöl kent merkezinde bu çukurların başına gitsin, orada basını çağırsın, hani hep bölgeye gittiğinde belediye sınırlarına girmeyen derelerin başında BDP'li belediyelere saydırıyor ya, gerek yok işte Bingöl şehir merkezinde bu çukurların başında sizin yerel yönetimler anlayışınızla ilgili düşüncesini aktarsın. Çok açık bir davet bu. Bakın, daha birkaç ay öncesine kadar Belediye Başkanı sizdeydi, sizin partideydi ama aday tercihi üzerinden ortaya çıkan çıkar çelişkisiyle şu anda mevcut Belediye Başkanı Saadet Partisine geçti. Şimdi, Belediye Başkanı diyor ki: "Bu tablonun sahibi biz değiliz, başta Bakan olmak üzere AKP Hükûmetidir." Bakan diyor ki: "Bu tablonun sahibi Belediye Başkanıdır." Sanki on bir yıldır birlikte orada siyaset yapmadılar, birlikte sırt sırta bu politikaları üretmediler gibi bir algı yaratmaya çalışıyor. "Bütün bunun müsebbibi Belediye Başkanıdır." diyor. Belediye Başkanı firmayı suçluyor, Bakan firmayı suçluyor, firma Belediye Başkanını, Bakanı suçluyor; olan Bingöl halkına oluyor. İki gün önce bu altyapı ve üstyapıdaki firmadan bazı arkadaşlarla ben görüştüm. Firma şu anda şunu diyor: "Biz İller Bankasının çıkardığı ödenekten daha fazla iş çıkardık." Örneğin üstyapıda İller Bankası 20 milyonluk bir ödenek çıkarmıştı, bunlar 27 milyonluk bir iş yapmışlar. Şu anda belediyenin bu 7 milyonluk ödemeyi firmaya yapmaya gücü yok çünkü kasasında para yok çünkü borç batağında. Firma yetkilileri Belediye Başkanına gidiyorlar, Belediye Başkanı diyor ki: "Ben Saadet Partisine geçtiğim için merkezî Hükûmetten bana verilen destek kesildi, elim kolum bağlı. Bingöl'deki imar sınırı içerisindeki arsaları satışa çıkarıyorum, AKP'li Meclis üyeleri bunu engelliyorlar. Üstelik Kalkınma Bakanı bir gün önceden gelip Meclis üyeleriyle toplantı yapıyor ve bu engellemeyi yapmaları için özel olarak yönlendiriyor." Bu şekilde bilgi aktarıyorlar bize. Bu firma yetkilileri Bakana gidiyorlar, "Belediye Başkanı 'Merkezî Hükûmetten destek kesildiği için paranızı ödeyemiyoruz.' diyor. Siz ne diyorsunuz?" diyorlar. Sayın Bakan da diyor ki: "Belediye Başkanı bizim partimizde değil. O nedenle ben bir şey söyleyemeyeceğim para aktarılıp aktarılmaması hususunda." Şimdi, böyle bir anlayış olur mu? Bu tabloyu bir an önce ortadan kaldırmanız gerekiyor. Modern bir yaşam alanı değil, felaketten çıkmış bir şehir görüntüsüyle karşı karşıyayız. Defalarca yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılarınıza da ilettik, bir an önce Bingöl'e acil bir heyet gönderin. Sorumluluk kimdedir, sizde midir, Belediye Başkanında mıdır, firmalarda mıdır, bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren boyutu halkın orada mağdur olmasıdır. Bu mağduriyeti de bir an önce ortadan kaldırın diyorum” şeklinde konuştu. YORUM YAZIN ![]()
|
|