Bingöl'deki siyasi yapıya ilişkin bir açıklamada bulunan Bingöl Sosyal, Kültürel Ve Ekonomik Kalkınma Derneği (BİN-DER) Başkanı Doğan Karasu, klasik menfaatçi, adamcı ve aşiretsel siyasi yapının mutlaka aşılması gerektiğini söyledi. Siyasi iradenin adamcılık mantığıyla hareket ettiğini vurgulayan Doğan Karasu, proje üreten, rasyonel siyaset geliştirebilen, akılcı idarecilerin kabul görmediğine dikkat çekerek, bu yapının kırılması gerektiğini kaydetti. Karasu; “Bingöl'de siyaset akrabalık, bölgecilik, parti lideri, din-etnisite ve menfaat temelinde yürütülüyor. Bu doneler seçim sürecinde belirleyicidir. Menfaat, görünen ve görünmeyen yönleriyle, siyasetten geçinenlerin kırmızıçizgisini oluşturuyor. Doğru siyasetin kendi doğası, realitesi, koşulları, yapılış gerekçeleri devre dışı kalıyor” şeklinde konuştu.
“Siyasetçi, menfaat çevresinin esiri oluyor”
Siyasetçilerin, seçim sürecinde ve seçildikten sonra kendi çevresi ve menfaat çevresinin esiri olduklarını vurgulayan Karasu: “Siyasetçi, seçim sürecinde ve seçildikten sonra kendi çevresi ve menfaat çevresinin esiri oluyor. Bu çevrelerin oluşturduğu baskıdan kendisini sıyıramıyor. Bu çevreleri toplumsal merkez olarak görüyor. İş ve eylemlerinde bu çevrelerin dediklerini yaparak zincirleme hatalar yapmaya başlıyor. Bu çevrelerin emrine giriyor. Siyaset yönetme gücü ve becerisi olmaktan çıkıyor, yönetilme pratiğine dönüşüyor. Söylentiler diz boyu. Yazık değil mi? Projeleri konuşan yok. Defolu siyasetin nirengi noktasını söylentiler oluşturuyor. Söylentiler, dedikodular, manipülasyon siyasetin karakteri olmuş. Bu karakter devam ettikçe, karakterin kendisi ve bu karakterden beslenenler değişmiyor, düzen devam ediyor ve siyasetçiler siyaset dışı kalıyor. Söylenti konularına imza atarak katkıda bulunan siyasetçi, söylentileri referans yapanların ekmeğine yağ sürüyor” dedi.
“Akılcı siyaset tercih edilmiyor”
BİN- DER Başkanı Karasu, sözlerine şu şekilde devam etti; “Mevcut siyaset anlayışı özünde haksızlığı, hukuksuzluğu barındırmaktadır. Proje sunan, hesap veren, şeffaf, şaibeden uzak anlayış ve insanlara sıfır toleranslıdır. Güçlü karakterleri, vizyon sahibi insanlar istemiyor. Kamusal hizmette ‘benim adamım olsun', ‘istediklerimi yaptıracağım birileri olsun' anlayışı zulümdür. (Bingöl siyasetinde de etkili olan anlayış budur.) Milletin malı olan kamu hizmetini kendi zilyetine almak demektir. Toplumdaki farklı kesimlerin, adamı olmamış ve olmayacakların hakkını, hukukunu görmezden gelecek anlayışlara zemin hazırlar. Oysa kamusal hizmet objektifliği, genelin yararını gözetecek bir karakter arz eder”
Bingölünsesi Gazetesi