BARIŞ UMUTLARI TÜKENMEDİÜlke gündemine dair açıklamalarda bulunan Özsoy, Böyle bir vahşetle, öldürmekle Kürtleri dize getirmeyi düşünüyorlarsa bu bir ham hayaldir. Akıl mantık, çözüm süresine, barış sürecine geri dönmektir. Bu toplumun küçükte olsa, zerre kadar da olsa, barış sürecine dair umudu var. O umut tükendiği zaman olabilecek gelişmeleri bizde kestiremiyoruz ve iş oraya doğru hızlı bir şekilde gidiyor dedi.![]() Hakların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, kentte görev yapan yerel basın temsilcileriyle bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Özsoy, Kürt coğrafyasın işgal edilmiş bir görüntüsünün olduğunu söyledi. Özsoy, “Vahşetin boyutları derinleşiyor, dün küçücük bir bebek ve onu hastaneye götüren dedesini öldüler ve bunun bütün Türkiye toplumunun gözü önünde yapılıyor. Bunlar yapıldıktan sonra da ‘biz sonuna kadar devam edeceğiz' diyorlar. Böyle bir vahşetle, öldürmekle Kürtleri dize getirmeyi düşünüyorlarsa bu bir ham hayaldir. Akıl mantık, çözüm süresine, barış sürecine geri dönmektir. Dönmese, bu memleket daha fazla savaş girdabının içerisine çekilir. Bu toplumun küçükte olsa, zerre kadar da olsa, barış sürecine dair umudu var. O umut tükendiği zaman olabilecek gelişmeleri bizde kestiremiyoruz ve iş oraya doğru hızlı bir şekilde gidiyor” dedi. “BARIŞ YAPILMASI LAZIM” Savaşın en önemli sebebinin Rojava'da yaşanan gelişmeler olduğunu kaydeden Özsoy, “Malum Fırat'ın batısına Kürtlerin geçişine müsaade etmeyiz diyerek, Kandil'i bombalamaya başladılar. Kürtler o bölgeye girdi ve bu coğrafyada savaşın bu kadar derinleşmesinin temel sebebi; Recep Tayyip Erdoğan ve sarayın etrafında örgütlenmiş çeteler gayri hukuki bir şekilde Rojova'nın, Kobani'nin, Şengal'in intikamını şuan Cizre'de, Sur'da, Nusaybin Dargeçit, Silopi'de alıyorlar. Suriye'deki Kürt sorunuyla ülkedeki Kürt sorunu tamamen iç içe geçmiş aynılaşmış durumdadır. Hal böyleyken siyasal akıl şunu gerektirir, sınırın hem o tarafından hem bu tarafındaki Kürtlerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir barış yapması lazım, bir anlaşma yapması lazım hem Rojava Kürtleriyle hem de kendi Kürtleriyle. Bizim gördüğümüz kadarıyla halen Kürtlerin iradesini kırmaya çalışıyorlar ve bu bir dönem daha devam edecek gibi görünüyor. Kürtlerde kendi direnişlerini, devam ettirecekler” diye konuştu. “VAHŞETİN HENDEKLERLE BİR ALAKASI YOK” Hendek tartışmalarının çok fazla manipüle edildiğini ifade eden Özsoy, “Sanki hendek var diye ordular yığılmış, kentler kuşatılmış. Bu gerekçesinin arkasına kimse saklanmasın çünkü kimse inanmıyor. Yani devletin polisi ve askerinin ürettiği vahşetin hendeklerle bir alakası yok. İstanbul'da herkesin önünde bir genç kızı kendi evinde vurdular, hendek yoktu arada. Yüzlerce insan öldürülmüş hendek olmadan. Roboski olduğunda hendek yoktu, Ceylan Önkol vurulduğunda hendek yoktu, yani hendek kelimesinin arkasına sığınılarak yaşanan kocaman bir savaş var. Hendekler kapatılabilir ama bunun da yöntemi konuşmakla olur, tankla, tüfekle olmaz bunlar. Devlet böyle bir vahşetle Kürtleri kontrolü altına almayı düşünüyorsa, ne kadar yanıldığını yakın bir zamanda görecektir” ifadelerini kullandı. “BARIŞA DAİR UMUTLAR VAR” İnsanların barışa dair umutlarının olduğunu kaydeden Özsoy, şunları söyledi: “Bizlerde HDP olarak bunu zorlayacağız ama hükümetin özelliklede Erdoğan'ın yanaşmadığı bir barış süreci olmaz. Önümüzdeki dönem zor geçecek görünüyor, her açıdan öyle görünüyor. Bingöl'de 200'e yakın ticari işletme iflas etmiş görünüyor ve bu daha da artacak gibi görünüyor. Bizim bu bölgemizde ticaretin büyük bir kısmı, bakliyenin büyük bir kısmı Irak, Suriye, Kürdistan bölgelerine giderdi. Bölge şuan tamamen savaş durumunda ve Türkiye'nin komşuluk ilişkisi kalmamış. Herkesle kavga eder, herkesle didişirsen, bunun sonuçları görülür. Gider Rusya ile kavga edersen Antalya'daki seracı perişan olur. Dolayısıyla bu gerilimden çıkmak için toplumun gerçekten hükümet üzerine baskı kurması lazım. Bizler HDP olarak elimizden geleni yapıyoruz bu toplum ekonomi, siyasi istikrar gelsin diye Erdoğan'a destek verdi ve işte sonuç ortada.” “YENİ ANAYASA 2023'E SARKITILACAK” Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, 30 Aralık Çarşamba günü saat 16.00'da HDP ile yapacağı görüşmenin iptal edilmesi de değerlendiren Özsoy, şunları söyledi: “HDP ile görüşülmeden yeni bir anayasa çıkmaz. AKP koalisyon görüşmelerini zamanı yaydı ama hiçbir zaman koalisyon yapmaya niyeti yoktu. Bu anayasayı da görüşme yapıyorum gibi bir algı yönetecek ve anayasayı 2023'e doğru sarkıtmaya çalışacak. Anayasa yapmak istiyorsan paşa paşa gelip HDP'yle de görüşeceksin. Öyle ben kızdım, ben konuşmamla olmaz. Böyle bir saçmalık olur mu? Devlet yönetiyorsunuz, yeni bir toplumsal sözleşme yapacaksınız, niye görüşmüyorsunuz HDP ile üslubu nedeniyle. Neymiş üslubu, sen çıkıp HDP'ye rezalet, ihanet dediğin zaman dönmüşler sana cevap vermişler. Değil mi? Bu kadar çirkinlikte sınır tanımayacaksın, sonra çıkıp HDP'nin üslubunu tartışacaksın. HDP'ye ihanetçi diyen sizsiniz. Ona rağmen HDP randevuyu iptal etmedi. Diyebilirdi, sen bize ihanetçi diyorsun, bizi hedefe koyuyorsun. HDP bütün bu çıkışlara rağmen bir bu adamla anayasa konusunda görüşmeyiz demedi. Ama buna karşı bazı cevap verdiler, genel başkanımız çıktı cevap verdi. Seçimden önce çıkıp içeride, dışarıda sükûnet hâkim olacak dediniz. Eğer bir ihanet varsa, seçimden önce söylediklerinize siz ihanet ettiniz. Bunun karşısında çıkıp biz kızdık, biz sizinle anayasa yapmayacağız gibi siyaseten olgunlaşmamış, son derece yakışıksız, gerçekçi olmayan bir hamle yaptılar.” YORUM YAZIN ![]()
|
|