TBMM Genel Kurulu'nda Bingöl'deki ulaşım sorunu ve karayolları işçilerinin işe iadesi ile ilgili tartışma yaşandı. BDP Grup Başkanvekili Bingöl Milletvekili İdris Baluken ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım arasında gerçekleşen tartışmada, Baluken Bingöl'ün yollarının durumu ile ilgili bir fotoğraf gösterdi ve geçtiğimiz günlerde Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın Bingöl temaslarında hazır bulunan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı için sert eleştirilerde bulundu.
“KURUDERE VE KERVANSARAY ARASINDA TEDBİR ALINMIYOR”
Kurudere ve Kervansaray arasında yeterince tedbir alınmadığını ifade eden Baluken, “Işıklandırma, sinyalizasyon, üst geçitle ilgili yeterli tedbir alınmadığı için hemen hemen her hafta kaza oluyor ve her hafta orada vatandaşlarımız ya yaşamını yitiriyor ya sakat kalıyor. Yine bu yolda, bu ölüm yolunda, Kutlu Doğum Haftası'nı kutlamak üzere bir etkinliğe giden 4 vatandaşımız yaşanan elim bir kaza sonucu yaşamını yitirdi. Yani bununla ilgili, sizin bir an önce bu kısa mesafeyle ilgili tedbir almanız gerekiyor. Defalarca söylememize rağmen bu konuyla ilgili maalesef herhangi ciddi bir çalışmanın olmadığını belirtmek istiyorum” dedi.
DAHA VİYADÜĞÜN NE OLDUĞUNU BİLMEYEN BİR MÜSTEŞARLA KARŞI KARŞIYAYIZ
Konuşmasında, geçtiğimiz günlerde Bingöl'e gelen müsteşarı da eleştiren Baluken: “Bingöl'ü bilenler bilir, şehrin iki yakası Düzağaç ve merkez bölgesini birleştiren Çapakçur Köprüsü var. Defalarca bu Meclis kürsüsünden dile getirdik. Maliyeti 25 milyon olduğu için önce yapamayız dediler. Yani başka yerler söz konusu olunca üçüncü köprüler, üçüncü hava alanları, çılgın projeler havada uçuşuyor ama söz konusu Bingöl olunca 25 milyon fazla geliyor ve bir köprüyü bir şehirden esirgiyorsunuz ve orada da ölümcül kazalar yaşanmaya devam ediyor. Bakın, geçen gün Bingöl'e gönderdiğiniz bir müsteşar -ismini vermeyeceğim çünkü burada cevap hakkına sahip değil- Bingöl halkıyla dalga geçiyor. Şöyle demiş: "Bingöl'ün üç ayı yaz, üç ayı ayaz, altı ayı da beyazdır." Herhâlde biraz şair özelliği de var. "Biz buraya köprü yaparsak şu anki kaza oranı iki katına çıkar. Çünkü, altı ayı kış olan bölgede rakım yüksekliği nedeniyle sürekli buzlanma oluşur ve Bingöllüler bizden viyadük talebinde bulunuyor. Özellikle şunu belirteyim: Viyadük, altından su geçmeyen iki dağ arasında inşa edilen bir yapıdır." Şimdi, daha viyadüğün ya da köprünün ne olduğunu bilmeyen bir müsteşarla karşı karşıyayız. Biz viyadüğün bütün anlamlarını çıkardık. Viyadük "köprü yol" anlamında ve genelde de yüksek iki nokta arasına, genelde de bir nehrin ayırdığı iki nokta arasında yapılan köprü yol olarak tanımlanıyor. Ya sayın müsteşar bu talepleri dikkate almıyor ya da Bingöl halkıyla dalga geçiyor. İşin daha dramatik yanı, yanında da Bingöllü bir Bakan var ve buna ses çıkarmıyor. Yani, burada, bir viyadük ya da köprü, ne ise, bununla ilgili halk bir talep dile getirmiş, siz bu sorunu çözmekle yükümlüsünüz. Buna cevap vereceğinize, buna çözüm üreteceğinize orada gidip maalesef, Bingöl halkını önemsememe gibi bir durum içerisine giriyorsunuz. Bu durumla ilgili Ocak 2012'de AK Parti Bingöl milletvekili, Bingöl yerel basınına şöyle diyor, işte baya bir şeyler açıklamış, sonrasında da: "Bingöl Çapakçur Köprüsü, Karayolları Genel Müdürlüğünce etüt projeye alındı. Önümüzdeki haftalarda yapılacak etüt proje çalışmaları sonucunda köprü mü viyadük mü olacağına karar verilecek." Aradan bir buçuk yıl geçti hala somut olarak hiçbir gelişme yok. Sayın Bakan, burada sürekli gelip anlatıyorsunuz, rakamlara takla attırıyorsunuz. Bakın, sosyal medyada dolaşan bir resmi göstereyim. Bu sağda gördüğünüz Mars, ortadaki Ay, solda da Bingöl'ün yolları. Her üçünün de ortak bir özelliği var: İnsan eli değmemiş gibi. Yani, biz sizin Mars'a ya da Ay'a insan göndermeyle ilgili projelerinize bir şey demiyoruz ama Bingöl'le ilgili bu ifadeleri lütfen dikkate alın, soru önergelerimizi de dikkate alın. Viyadükle ilgili de Bingöl halkının talebine bir an önce cevap vermenizi bekliyoruz. Yani kardan dolayı Bingöl'e bir viyadük yapılmama gerekçesini kabul etmiyoruz. Sayın Bakan bunu en iyi kendi memleketinden bilir. Erzincan'daki viyadük sayısını bize söylerseniz Sayın Bakan… Eğer Erzincan'da viyadük yoksa, Erzurum'da viyadük yoksa biz o zaman kardan dolayı bir şehre viyadük yapılmıyor gerekçesini anlayabiliriz ama Erzincan'a yağan kar da aynıdır, Erzurum'a, Bingöl'e yağan kar da aynıdır. Erzincan'a ve Erzurum'a daha fazlasını yapmanızı talep ederiz, isteriz ama bir şehre bir viyadükle ilgili en azından bu görüşmeler yapılırken fikriniz, düşünceniz nedir, merak ediyoruz” diye konuştu.
“SORUNUNA BİR ÇÖZÜM ÜRETECEĞİZ”
Baluken'in konuşmasından sonra kürsüye çıkan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım: “Bingöl'le ilgili bazı konulara değindi. O yüzden bu açıklamayı yapma ihtiyacı doğmuştur. Bingöl'de yol çalışmalarımız devam ediyor. Bilindiği gibi Bingöl'den kuzey ve doğu-batı, kuzey-güney ve doğu-batı istikametinde bölünmüş yol çalışmalarımız son on yıl içerisinde devam ediyor. Bir karşılaştırma yapacak olursak: 2002'ye kadar on yıl içerisinde bölgeye, sadece Bingöl'e 50 milyon civarında bir yatırım yapılmış, 2003-2012 arasında 503 milyon yatırım yapılmış ve 5 kilometreden aldığımız bölünmüş yol miktarını 125 kilometre daha ilave ederek 130 kilometreye çıkardık. Çapakçur Köprüsü bildiğimiz bir konudur, bunun için arkadaşlarımızı gönderdik, ona bir çözüm üreteceğiz ama konu şu: Şimdi, şehrin tek bağlantısıdır o köprü. Diğer, Muş-Bingöl güzergâhındaki köprüyü bitirmeden onu yapmamız şehrin iki yakasını birbirinden koparmamız anlamına geliyor. O yüzden uzamıştır. Bunun da bilinmesini istiyorum. Havaalanımız bitmek üzere. İnşallah bu yaz Bingöl'e havaalanı da açacağız.” şeklinde konuştu.