2015 yılında imzalanan toplu sözleşmenin memurlar için yeni bir oyunun parçası olarak sahneye konulduğunu kaydeden Kızılboğa, enflasyon farkı hesabı değiştirilerek memurların yüzde 1.8 zarar ettiğini söyledi.
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları için 2015 yılının zulüm, ihanet, umut tacirliği ve yalanlarla çalışanların oyalandığı bir yıl olduğunu kaydeden Kızılbıoğa, şunları söyledi: “Aile hekimliğinde haksız ve hukuksuz angarya cumartesi nöbetleri 2015'in ocak ayında başlamıştır. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının bu angaryaya tepki koyarak aldığımız karar doğrultusunda iş bırakmaları ile örnek bir mücadele yaşanmıştır. Ceza puanları arttırılmış fakat bu mücadelede yine de geri adım olmamıştır. Yetkili sendika önce iş bırakma eylemlerine sıcak bakmadıklarını deklere edip, iş bırakmıyoruz işimize sahip çıkıyoruz demogojisi ile eylem kırıcılığı yapmış, çalışanlardan tepki görünce çark etmiş ama bu seferde iş bırakma kararını bile yayınlamaktan korkmuştur. Bir kez bile alanlara çıkamamış ama demogojiye devam ederek grevli toplu sözleşme istiyoruz diyerek çalışanları oyalamaya çalışmıştır. Fakat bu süreçte çalışanlar malum-sen'e gösterdikleri tepki ile onlara gereken dersi vermişlerdir. Türk Sağlık-Sen olarak biz bu süreçte onların haklı mücadelesinin hep destekçisi olduk. Birçok ilde verilen cezaları açtığımız davalarla iptal ettirdik ve mücadelede hiç hız kesmedik. 2015 yılında görevde yükselme sınavı yapılmış ve tam bir hüsranla sonuçlanmıştır. Yetersiz kadro ve zor sorular nedeniyle kadrolar boş kalmıştır. Şube müdürlüğü sınavında ise sözlü sınavda hak ve hukuk ayaklar altına alınmış, yazılı sınavın birincisi elenerek adam kayırmada zirve yapılmıştır. 2015 yılında sadece lisans tamamlama hayata geçmiş o da başvurularda yaşanan sıkıntılar, üniversite kontenjanlarının az olması, kayıtlarda çalışanlara zorluklar çıkartılması ile adeta çalışanlara zehir edilmiştir. Uzaktan eğitimde örgün eğitimi dayatan birçok üniversite sağlık çalışanları için lisans tamamlamayı imkânsız hale getirmiş, çalışanların emek ve paralarının heba olmasına neden olmuştur. Sağlık Bakanlığı bu aşamada çalışanlarına sahip çıkmamış üniversitelerin insafına terk etmiştir.”
Kızılboğa, “2015 yılı tüm bunları değerlendirdiğimizde kamu çalışanları için kayıp, zarara uğranılan ve ihanetin her türlüsünü gördükleri bir yıl olmuştur. Umarız 2016 yılı böylesine sıkıntıların yaşandığı bir yıl olmaz. Bunun için de kamu çalışanlarına önemli bir görev düşmektedir. O da yetkili olan sendikaların 2015 yılında neler yaptığını görerek 2016 yılında onlara gereken dersi vermekle olacaktır. Aksi takdirde kamu çalışanlarını bunlar yeni felaketlere sürükleyeceklerdir. Türk Sağlık-Sen olarak biz çalışandan aldığımız gücümüzü yine çalışanlar için tüm platformlarda kullanmaya devam edeceğiz. Haktan ve adaletten yana olan tavrımızı tavizsiz bir şekilde sürdüreceğiz. Mücadeleye devam edeceğiz” dedi.