KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Uzaylılar...

Uzaylılar...
10 AĞUSTOS 2009 PAZARTESİ 11:17
0
1489
0
AA aa
Uzaydan dünyaya gelen “ziyaretçilerle” ilgili filmlerle dizilerin çok sık rastlanan konularından biri, “gelenlerin” dünyalıların kılığına girmesidir.
Birer insan gibi dolaşırlar aramızda.

Hatta tanıdıklarımızın görünüşüne bürünürler.

Biz onları “bizden biri” sanırız ama onlar kılık değiştirmiş “yabancılardır”.

Bugünlerde bu ülkede ortaya çıkan gerçekler hep bana “yabancıları” düşündürüyor.

Yapılan tartışmalar da öyle.

Bir “hâkimler kurulu” var örneğin.

Oradaki insanların yargıç olduğunu düşünüyoruz.

Ve, bize onlara “yargıç” gibi davranmamız söyleniyor.

Peki, ya bildiğimiz “türden” yargıçlar değilse onlar?

Biz onları yargıç sanıyorsak?

Ya kılık değiştirmişlerse.

O zaman ne olacak?

Yargıç olmayan birilerine yargıçlarmış gibi mi davranacağız yoksa işin gerçeğini mi araştıracağız?

Yargıç olmayan birinin, yargıçların haklarına ve yetkilerine sahip olmasının nasıl sonuçlar verebileceğini düşünüyor musunuz?

Şu bizim artık pek ünlü olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu düşünün.

Bu insanların, Şemdinli'deki bombalama hakkında bir iddianame hazırlayan Van Savcısı'nı nasıl meslekten men ettiklerini düşünün.

Yazdığı iddianamenin ciddiyeti ve önemi gittikçe daha çok anlaşılan o genç savcıyı neden meslekten attılar?

Yaptıkları adil ve doğru bir iş miydi?

Bir yargıçın yapması gerekeni mi yaptılar?

Bugüne dek hiçbir iddianameden dolayı bir savcı meslekten atılmazken, “suikastlar” düzenleyen, ülkenin asayişini bozan “askerî” bir örgütlenmeyi ortaya çıkaran savcıyı meslekten atmanın adaletle ne alakası var?

Bunun hesabı o kurula soruldu mu?

Hayır.

“Yargıçlar bağımsız karar verdi” denilip geçildi.

Ama bu karar “yargıç” kararına pek benzemiyordu.

Şimdi aynı kurulun Ali Suat Ertosun isimli bir üyesi Ergenekon savcılarını yerlerinden etmeye çalışıyor.

Kanunen hakkı olmadığı halde bir “tayin listesi” hazırlıyor.

Bir yargıç, “kanunen hakkı olmayan bir yetkiyi” kullanmaya kalkışabilir mi?

Kalkışırsa, niye yapar bunu?

Neden, bir “yargıç” bir çetenin soruşturulmasını engellemek ister?

Ayrıca bu “yargıçın” geçmişteki eylemleri de soru işaretleriyle dolu.

Sabancı'nın katilinin konuşmasını engelleyen “yargıçın” bu adam olduğunu Can Dündar açıkladı.

Neden bu “yargıç” Türkiye'nin en önemli cinayetlerinden birinin çözülmesini istemez?

Neden o cinayet hakkında bilgi verilmesini önler?

Neden, “konuşmak” isteyen katili vuracak bir çeteyi onun bulunduğu hapishaneye naklettirir?

Sonra o çeteyi temizletmek için, düşmanlarını onların bulunduğu hapishaneye gönderir?

Türkiye'de gerçekten bir adalet sistemi, gerçekten bir yargı sistemi varsa bunların cevabını vermek zorunda.

Suçu ve suçluyu ortaya çıkarmakla yükümlü olan bir mekanizma, suçu ve suçluyu sakladığını düşündürecek işler yapıyorsa, üstüne ciddi bir kuşkunun gölgesi düşer.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, gereken saygıyı görmek istiyorsa önce Van Savcısı'nı neden meslekten attığını açıkça anlatmalı.

İddianame mi yanlıştı?

Yoksa askerî bir suç örgütünün ortaya çıkmasını mı engellemek istediler?

Ertosun, neden Mustafa Duyar'ın konuşmasını engelledi?

Niye onun görevde olduğu dönemde Karagümrük Çetesi, Duyar'ın bulunduğu hapishaneye nakledildi?

Tabii, medyaya da bir iki soru sormak zorundayız.

Bazı gazeteler, bu “kurulla” ilgili konulara neden değinmediklerini açıklamak için kıvranıyorlar.

O gazeteciler şu soruların cevaplarını vermezlerse daha çok kıvranırlar:

Van Savcısı'nın meslekten kovulması neden ilginizi çekmiyor?

Neden o adamın bir haksızlığa uğrayıp uğramadığını merak etmiyorsunuz?

Neden Mustafa Duyar'ın konuşmasını engelleyen bir “yargıçın” bugün de Ergenekon soruşturmasını durdurmaya çalışması sizin ilgi alanınıza girmiyor?

Gazetecilerin görevi ne sizce?

Gerçekleri bulmak mı yoksa gerçekleri saklamak mı?

Bizde gazetelerin çoğu “gerçekleri saklamaya” çalışır gibi gözüküyor.

Sanki bir “uzaylılar” filmi seyrediyoruz.

Bazıları “gazeteci” kılığına, bazıları “yargıç” kılığına giriyor ve aramızda bizden birileri gibi dolaşıyorlar.

Kendilerine gazetecilermiş ya da yargıçlarmış gibi davranmamızı istiyorlar.

Ama bir gazeteci ya da yargıç gibi davranmıyorlar.

Bu insanlara dikkat edin.

Göründükleri gibi olmayabilirler.

Belki de uzaylıdırlar.

ahmetaltan@gazetem.net 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın