Uçar: '100 yıl sonra tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız'Bingöl'de 'Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz' buluşmaları kapsamında yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, yeni sürecin Türkiye'nin demokratikleşmesi ve kalıcı barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Meclis'teki çerçeve yasanın sürecin başlangıcı olarak değerlendirilmesi ve toplumsal desteğin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uçar, Türkiye'nin 100 yıl önce kaybettiği bir fırsatın yeniden ortaya çıktığını vurguladı.![]() Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” buluşmaları kapsamında geldiği Bingöl'de basın mensupları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. TBMM Meclis İdare Amiri DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, DEM Parti Bingöl İl Başkanı Sedat Ormangören ve partililerin de katıldığı toplantıda yeni sürecin seyri, Meclis'te yürütülen çalışmalar ve gündeme gelen çerçeve yasa üzerine değerlendirmelerde bulunan Uçar, sürecin toplumsal katılımla ilerlemesi gerektiğini söyledi. “Kürt meselesinin Meclis'te konuşulması önemli bir kazanım”Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini belirten Uçar, yaşanan gelişmelerin yalnızca Kürtler açısından değil, ülkenin tamamı açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kürt meselesinin Türkiye'nin en temel ve yakıcı sorunlarından biri olduğunu ifade eden Uçar, meselenin yeniden güçlü biçimde TBMM gündemine taşınmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Uçar, Kürt halkının yıllardır büyük acılar, baskılar ve fedakârlıklarla sürdürdüğü mücadelenin bugün Türkiye'nin geleceğine ilişkin tartışmalarda yeni bir yol haritası ortaya çıkardığını savundu. Kürt meselesinin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını belirten Uçar, İran, Irak, Suriye ve Türkiye'de yaşayan Kürtlerin taleplerinin bölgesel bir boyut taşıdığını ifade etti. “27 Şubat çağrısı yeni bir zemin oluşturdu”Uçar, konuşmasında Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısına da geniş yer verdi. Çağrının Türkiye'de yaşayan farklı kimliklerin eşit yurttaşlık hakkını savunduğunu belirten Uçar, savaş yerine barışın konuşulabileceği yeni bir zemin oluştuğunu söyledi. Uçar, 27 Şubat çağrısının bütün Türkiye'ye ve ülkedeki siyasi iradelere yönelik olduğunu belirterek, farklı halkların ve inançların Ortadoğu'daki gelişmeler karşısında yeni bir süreci barış, özgürlük ve demokrasi temelinde inşa etmesinin tartışılmaya başlandığını ifade etti. “Meclis'te yeni bir hukuki zemin oluşuyor”Kürt meselesinin yeniden Meclis'te tartışılmaya başlanmasının tarihi bir anlam taşıdığını savunan Uçar, geçmişte Kürt kimliğine ilişkin inkâr politikalarının konuşulduğu Meclis'te bugün çözüm odaklı bir tartışma yürütülmesinin önemli olduğunu söyledi. Uçar, bu süreçte siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve barış için emek veren tüm kesimlere teşekkür etti. Çerçeve ya da kök yasa tartışmalarının önemine de dikkat çeken Uçar, söz konusu hukuki zeminin sürecin tamamı değil, bir başlangıç olduğunu vurguladı. “Çerçeve yasa demokratik talepler için zemin oluşturacak”Kürt halkının özgürlük, demokrasi, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin güçlendirilmesine ilişkin taleplerinin hayata geçebilmesi için öncelikle çatışma ortamının sona ermesi gerektiğini belirten Uçar, çerçeve yasanın bu açıdan önemli bir başlangıç olduğunu söyledi Uçar, “Kök yasa dediğimiz şeyin kendisi bir başlangıç. Kürt halkının elbette ki talepleri çok geniş. Ama bu taleplerin, yani özgürlüğe, demokrasiye, eşit yurttaşlığa, yerel demokrasinin güçlenmesine dair taleplerin yer bulabilmesi için bu ülkedeki çatışma ortamının bitmesi gerekiyordu” dedi. “Çatışmasızlık süreci hukuki zemine taşındı”Çatışmasızlığın sağlanması konusunda önemli bir irade ortaya çıktığını belirten Uçar, yaklaşık iki yıllık sürecin ardından meselenin Meclis'te hukuki bir zeminde tartışılmaya başlanmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Uçar, silahlı mücadelenin yerine demokratik siyasetin güçlendirilmesine yönelik iradenin ortaya çıktığını savunarak, bu dönüşümün Meclis'teki çerçeve yasa tartışmalarıyla yeni bir hukuki zemine taşındığını söyledi. “Normalleşme için bir zemin oluşturmaya çalışıyoruz”Uçar, geçmiş dönemde Kürt meselesinin hukuki zeminde karşılık bulmamasının ciddi sorunlara yol açtığını savundu. Kayyum uygulamaları ve uzun süreli tutukluluklara dikkat çeken Uçar, çerçeve yasayla birlikte yeni bir normalleşme sürecinin ve demokratik taleplerin hayata geçirilebileceği bir zeminin oluşturulmasını hedeflediklerini söyledi. Uçar, “Bu çerçeve yasayla birlikte esasen bir normalleşme, bu çerçeve yasayla birlikte bütün demokratik taleplerimizin hayat bulacağı bir zemini oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Bu fırsat 100 yıl önce kaybedilen fırsattı”Yeni süreci Türkiye'nin geleceği açısından tarihi bir fırsat olarak değerlendiren Uçar, sürecin yalnızca siyasi aktörlerin değil, toplumun bütün kesimlerinin sahiplenmesi gerektiğini belirtti. Uçar, “Yakaladığımız fırsat bu ülkenin 100 yıl önce kaybettiği fırsattı ve yeniden inşa edebileceğimiz bir fırsatla karşı karşıyayız” dedi. Meclis'te oluşturulan komisyonun ve siyasi partilerin süreç kapsamında ortaya koyduğu iradenin önemine dikkat çeken Uçar, barış ve demokratikleşme sürecinin toplumsal destekle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. DEM Parti'de yeni yapı ve örgütlenme hedefiBasın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Uçar, yeni süreçle birlikte DEM Parti'nin örgütlenme anlayışında da yeni bir dönem hedeflediklerini söyledi. Uçar, farklı toplumsal kesimlerle daha güçlü ilişkiler kuracak yeni bir yapı ve örgütlenme anlayışıyla daha geniş bir kesime hitap etmeyi amaçladıklarını ifade etti. Demirtaş ve Kobani davası tutukluları için hukuk mücadelesiUçar, Selahattin Demirtaş ve Kobani davası kapsamında cezaevinde bulunan siyasetçilerin durumuna ilişkin soruya da yanıt verdi. Demirtaş ve diğer tutukluların özgür bırakılması için hukuk mücadelesi verdiklerini belirten Uçar, cezaevinde bulunan siyasetçilerin de sürece katkısının önemli olacağını söyledi. Uçar, demokratik siyasetin güçlenmesi ve yeni sürecin ilerleyebilmesi açısından tutuklu siyasetçilerin özgürlüklerine kavuşmasının önemli olduğunu ifade etti.
YORUM YAZIN
|
|