KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Ağustos 2026 Pazar
°C

'Türk' ile 'Türkiyeli' arasındaki farkı geç anladık...

`Türk` ile `Türkiyeli` arasındaki farkı geç anladık...
15 NİSAN 2009 ÇARŞAMBA 12:59
0
1227
0
AA aa
Dün Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'u dinlerken, "Değişim" in şiddetini de ve değişimin bu coğrafyada ne kadar yavaş gerçekleştiğini de yine düşündüm.
Org. Başbuğ, mesela konuşmasının bir yerinde şöyle diyordu:
- Atatürk ne diyor: 'Türkiye cumhuriyetini kuran Türkiye halkıdır.' 'Türk halkı' derseniz bütün cümle düşer. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran kim? Türkiye halkı. Atatürk burada yaşayan halkın bütününü işaret ediyor. Hiçbir etnik ve dini ayrım yok. 'Türkiye' sözünü çekin, yerine 'Türk' koyun etnik bir tanım olur...
1974'te TRT televizyonundaki programda Atilla İlhan "Ben Türkiyeli şair" dediği için, o dönem hükümeti İsmail Cem'i "Bölücülük" yapılmasına izin verdi diye görevden almaya kalkmıştı.
Org. Başbuğ'un bugün "Türkiye halkı" kavramını kullanma biçimini gelmiş geçmiş yöneticiler de benimsemiş olsalardı, belki bugünün gündeminde PKK olmazdı.
Ama atanmışları da seçilmişleri de pek sorgulayamadık bu tarihi gecikmelerden ötürü.
Bu noktada biz gazete yazarlarının konumu galiba sadece olaylara tanık olmak ve bunları hatırlatmak şeklinde belirleniyor.
Gaziantep ağzının eşsiz özdeyişlerinden bir tanesi şöyle:
- Davacının akılsızı derdini mübaşire anlatır...
Yurt ve dünya olaylarının karar merkezlerini oluşturan "Hâkimler" e ulaşıp dert anlatmak pek kolay değil.
Demokratik ülkelerde seçimden seçime, despotik rejimlerde ise darbeden darbeye ulaşılabilinir bu hâkimlere.

Sorular ve sorunlar
Geri kalan zamanlarda, medyayı hâkim yerine koyan kitleler aslında mübaşirden öteye işlevi olmayan gazetecilere dertlerini anlatırlar.
Daha ötesi, onlar olup bitenlerin sorumlusu olarak da görülür zaman zaman.
Böylece biz gazete köşe yazarları Türkiye'nin çözümsüz ve sayıları sürekli artan sorunlarını sıralar, yorumlar ve kendimizce bunlara çözümler önerirken, sayın okurların farklı değerlendirmelerine de hedef oluruz.
Bir kesim olaylara yaklaşım açımızı eleştirir.
Bir diğer kesim de "Yazsanız ne olur, yazmasanız ne olur" diye yaklaşır yorumlarınıza.
Sayın okurlarımın bu çizgideki mesajlarından üç örneği özetleyerek vereyim:
- Kıbrıs, Ermenistan Kapısı, Ruhban Okulu diye bir sorunumuz bulunmamaktadır. Eğer bunları sorun kabul edip vermeyi işaret ediyorsanız, isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü kara derler, devamlı isterler. Sizi ufalamak istiyorlar aslında. Satranç oynamaya ne dersiniz ? Ahmet Öztürk
- Sn. Barlas, bugünkü (Sabah, 13.04.09) yazınızda, malum ve mezmun sorularımızı tekrar sıralamışsınız. Size iki sorum var: 1. Bu sorunlara sizin çözüm önerileriniz nelerdir? 2. Eğer bu çözümler ideal ise sizin ve diğer köşe yazarlarının yorumları neden dikkate alınmıyor? Mustafa Öztaş
- Siyasetçi çözüm üretir de gazeteci ne üretir?.. Sanatçı, bürokrat, işadamı ne üretir diye uzatabiliriz... Takıldım sizin bu karamsarlığınıza, bunun bir tükeniş olmasından endişeliyim. Belki yorgunluk, belki de düşünmekten kaçmak, bir çeşit tembellik... Kenan İpek

Bir bakış açısı
Sayın okurların bu farklı bakış açıları ile her gün karşı karşıya bulunur ve mesleğinizi sürdürürsünüz.
Eğer konumunuzu fazla önemsiyorsanız, yurt ve dünya olaylarında olumsuz gelişmeler meydana geldiğinde "Ben bu durumu önceden görmüş ve sorumluları uyarmıştım" dersiniz.
Eğer yazılarınızda seslendirdiğiniz öngörülerinizin tam tersi gelişmeler olursa, bu defa bu konulara geçmişte hiç değinmemişsiniz gibi davranıp, yeni durumlar ışığında yeni öngörüler seslendirirsiniz.
Gazetecilik mesleği çok şey bilmeyi gerektirir ama mesela bir adli kovuşturma veya soruşturma sırasında savcılar kadar çok şey bilemezsiniz.
Mesleğin bir diğer gerçeği de, "Atlatma" hiçbir haberin gökten inmeyeceğidir.
Her haberi mutlaka bir yetkili, bir gazeteciye verir veya sızdırır.
Burada gazeteciye düşen, o haberin kendisine neden verildiğini, haberi veren ya da sızdıran kişinin amacının ne olduğunu bilmektir.
Aksi halde, "Kullanılmış" da olabilirsiniz.
"12'nci Dalga" gözaltılarına tanık olduğumuz "Ergenekon" davası için de, ekonomiye, siyasete, dış politikaya ilişkin konulara ilişkin olarak da bu söylediklerimiz geçerlidir.
Bu sırada siz eğer yorumlarınızla okurlarınıza farklı bir bakış açısı sunabiliyorsanız görevinizi yapmış hissedebilirsiniz kendinizi.

www.sabah.com.tr/barlas
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın