Bugüne kadar açılan binlerce muvazaa davasında mahkemelerin kamu idarelerinin ucuz işçi çalıştırmak için taşeron uygulamasına gittiğine karar verdiğini kaydeden Uçak, sistemin çöküşünü şu sözlerle özetledi: “Bu durumun kanuna karşı hile olduğunun tespitini yapan mahkemeler taşeron işçilerin kıdem tazminatları ve izin hakları konusunda asıl işveren olan kamu kurumlarını sorumlu tutmuşlardır. Ortaya çıkan fatura nedeniyle Hükümet bu konuda mahkeme kararlarının gereği olarak taşeron şirketlerde çalışan işçilerin kıdem tazminatları ve izin hakları konusunda düzenleme yapmak zorunda kalmıştır. İhale sürelerinin 1 yıl olması, şirketlerin kazançlarından taviz vermemek için sendikalaşmayı engellemek istemeleri; toplu sözleşme yetkisi ve sözleşme sürecinin uzun sürmesi nedeniyle taşeron şirketlerde sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakları yıllardır ihlal edilmiş ve bu durum çok sayıda davaya konu olmuş, işçi hakları ile ilgili uluslararası sözleşmelerin çiğnenmesi sürekli gündemde olmuştur. Taşeron şirketlerde çalışan işçiler sendikalaşma nedeniyle işten atılmışlar; işten atılmalar binlerce işçinin içinde yer aldığı eylemlere sebep olmuştur. Taşeron şirketlerdeki ilkel çalışma koşulları binlerce işçinin ölümüne, yaralanmasına ve sakat kalmasına yol açmıştır. Son olarak Soma ve Ermenek'te madenlerde yaşanan iş cinayetleri taşeron sisteminin çürüklüğünü güçlü bir biçimde ortaya koymuştur. Bu durum, İş Yasasının 2. maddesinde istisnai olarak teknolojik ve uzmanlık gerektiren işlerde alt işverenlerin çalıştırılmalarına izin verecek bir düzenleme yapılmasını ve kamuda asıl işlerde taşeron çalıştırılmasına olanak sağlayan eklemelerin kaldırılmasını zorunlu kılmaktadır. Çünkü bu düzenlemeler taşeron işçilerin hak ihlallerinin başlıca nedenidir. Bu nedenlerle Hükümet, taşeron şirketlerde çalışan işçilerin sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakları konusunda da düzenleme yapmak zorunda kalmıştır. Yine bu nedenlerle 7 Haziran'da yapılan milletvekili genel seçimlerinin en önemli gündem konularından birisi taşeron şirketlerde çalışan işçilerdi. Muhalefet partileri taşeron işçiliğine son vereceklerini ilan etmişlerdir. Bu güne kadar Mahkeme kararlarını uygulamaktan kaçınan Hükümet ise asıl işlerde çalışan işçilere kadro verileceğini ilan etmiştir. Bu gelişmeler, seçim vaatleri ve gerçekler karşısında artık taşeron sistemi sürdürülemez. Gelinen aşama kararlılıkla hukuk mücadelesi veren işçilerin, işten atılmalara karşı direnen işçi sınıfının ve işçi sınıfının örgütlenmesi, hakları ve talepleri doğrultusunda çalışan sendikaların eseridir. Soma'da Ermenek'te, tersanelerde, inşaatlarda, karayollarında, çöp kamyonlarının altında yaşamlarını bırakan işçi kardeşlerimizi ise hiç unutmuyoruz.”
KADRO TALEBİ
Kamu hizmetlerinde çalıştığı için taşeron şirket işçilerinin kamu işçisi olduğunu kaydeden Uçak, talepleri şöyle özetledi; “Kamu hizmeti sürekli olduğu için kamu işleri daimi işlerdir. Daimi nitelikteki kamu hizmetlerinde ihale olmaz. Kadro lütuf değil haktır, talebimiz kazanımlarımızın tescil edilmesidir. Kamuda asıl iş yardımcı iş ayrımı yapılmadan şirketlerde çalışan 1,5 milyonu aşkın taşeron işçisine kadro istiyoruz. Hükümetin yaklaşımı taşeron işçisinin sorununu çözmez. Hükümetten şu konularda somut açıklama bekliyoruz. Hükümet taşeronda çalışan işçilerin kadro beklentisini ve mağduriyetini seçim yatırımına dönüştürmek istemekte ve asıl işlerde taşeron uygulamasına son vereceğini ifade etmektedir.”
“BELEDİYELERDEKİ TAŞERON UYGULAMARA SON VERİLMELİ”
Belediyelerdeki taşeron uygulamalarına tümüyle son verilmesi ve şirketlerde çalışan işçilerin belediye kadrolarına alınması gerektiğini vurgulayan Uçak, “Çünkü belediyelerin hizmet alım ihalelerinin tümüne yakını belediyelerin asıl işleridir. Bunun için belediyelerdeki norm kadro uygulamasının kaldırılması; belediyelerde işçi istihdamı için konulan kısıtlamanın kaldırılması ve işçi istihdamının belediye meclislerinin yetkisine bırakılması zorunludur. Hükümet'in asıl işlerde taşeron uygulamasına son verileceği vaadi başta hastaneler ve üniversiteler olmak üzere kamu kurumlarında temizlik, yemek, park bahçe, ulaşım hizmetleri vb. tüm yardımcı hizmetlerde çalışan şirket işçilerini taşeron işçiliğine mahkûm bırakacaktır. Bu durumda Hükümet'ten şu sorularımıza somut yanıt istiyoruz: Belediyelerde taşeron uygulaması tümüyle yasaklanacak mıdır? Kamuda asıl işlerde taşeron uygulamasına son verileceği sözü somut olarak kaç işçiye karşılık gelmektedir?”