KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Siyasetin dili ve toplumsal şiddet

Siyasetin dili ve toplumsal şiddet
12 HAZİRAN 2009 CUMA 14:46
0
1316
0
AA aa
Hemen herkesin dilinde aynı şikâyet: Siyasetin dili şiddeti besliyor… Liderler arası atışmalarda kullanılan üslup bundan hiçbir rahatsızlık duyması gerekmeyecek kişilerde bile tedirginliğe yol açıyor. Konu televizyon tartışmalarına yansıdığı gibi, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan başlayarak siyasetin ön plandaki bütün aktörleri, muhataplarına, dillerine dikkat etme tavsiyesinde bulunuyor.
Siyasette üslup bazen esastan önce gelir. Bugün olduğu gibi geçmişte de sert konuşan, sözcüklerini en şiddetlilerinden seçen, karşısındakini aşağılamak için hemen her sıfatı kullanmayı kendisine görev sayan tipler vardı. Genel olarak 'efendi' bilinen liderlerin bile ağızlarını bozduğu ortamlar ve zaman dilimleri olduğunu biliyoruz.

Liderleri birbirinin yüzüne bakamayacak hale getiren nice ağız dalaşını hep hatırlarız. Sadece birbirine rakip partilerin liderleri değil, başbakan ve cumhurbaşkanı konumunda bulunan kişiler bile ağızlarını bozarak birbirleriyle ters düşmüşlerdi. Demokrasi tarihimiz en ağır sözcüklerin ve ağza biber sürülmeyi gerektirecek küfürlerin sarf edildiği bir tarihtir aynı zamanda…

Ara ara liderleri birbirine selâm veremeyecek hale getirmemek için kolay bir yol bulunduğu oldu: Ağzı kalabalık, sözü aldığında kıran geçiren, en ağır ifadeleri iltifat edermişçesine kullanabilen hatipler… Gündem belirleyecek çıkışları partileri adına o hatipler yaptı.

Kolay hatırlanabilecek geçmişte, ağır küfürlerin savrulduğu, yumrukların kullanıldığı oturumlar yüzünden Meclis'in çalışmalarına ara vermesi bile gerekmedi mi? Zabıtlardan silinmemiş olsa, o oturumlarda sarf edilen küfürleri yüz kızarmadan okumak mümkün olamaz.

Bugün, kim ne derse desin, siyasetin dili, üslubu geçmişten çok daha nezih. Dilin nezih oluşu, son atışmanın 'sen-siz' ayrımında kilitlenmesinden de belli; eskiden tanık olunan ağız dalaşlarında "Acaba 'siz' mi dedi, yoksa 'sen' mi?" diye meraklanmamız bile gerekmezdi; ağız dolusu küfür eden politikacı 'siz' demiş olsa ne olur, 'sen' demiş olsa ne?

O halde şikâyet konusu nedir? Neden herkes siyasetin üslubundan olumsuz biçimde söz ediyor?

Temel sebep galiba şu: Bugünün politikacılarının ağzına kötü söz ve küfür yakışmıyor; insanlar başkalarında tahammül edebildikleri sert çıkışları, nezaketten uzak sözleri, bugünün liderlerinden beklemedikleri için, en hafif bir ağız bozukluğu bile şikâyet konusu olabiliyor.

Bir başka sebep de, ülkenin içinden geçtiği ortamın kavgalara müsait olmayışı… İnsanlar günlük ihtiyaçlarını karşılamada, çocuklarına iş bulmada, geleceğe umutla bakmada sorun yaşıyorlar. Aş ve iş günlük kavgası içerisinde olan vatandaş liderlerin ağız dalaşını taşıyamıyor.

Ağızlarına zaten küfür yakışmayan liderler bambaşka sıkıntıları göğüslemek zorunda bulunan kitleler önünde birbirlerine hitap ederken dikkatli olmazlarsa, bu yanlış tavır, ülkede esasen var olan gerilimi daha da yükseltir.

Oysa gerilimin azaltılması gerekiyor bugün; hem de hiç vakit kaybetmeden…

Siyasette kullanılan dil aşağıya doğru kavis çizdikçe toplumun gerilimi artıp şiddetle flört etmeye başlıyor. Aynı aileden 44 kişinin bir hamlede, sekiz kişinin de bir başka hamlede yakınları tarafından kurşunlara hedef edildiği, iyi eğitimli gencin sevdiğini varsaymamız gereken kız arkadaşının başını kestiği, 11 yaşındaki kız çocuğunun annesini öldürdüğü bir ülke halindeyiz bugün ve bu durumdan hızla uzaklaşmamız şart.

Haberleri olsun diye yazıyorum: Toplumun şiddetle flörtünü dert edinenler, ilk adımı atmayı, ağızlarından çıkan sözcüklere dikkat edecek siyasi liderlerden bekliyor…

Fehmi Koru
f.koru@yenisafak.com.tr

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın