Sivil siyasetin de
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,"Uluslararası Para Fonu (IMF) ile bir anlaşma yapılması bir ölçüde ekonomimize güveni artırır. Ancak hükümetin önceliği orta vadeli programı ortaya koymaktır" dedi dün. Babacan, piyasadaki mevcut kaynakların özel tüketime kaydırılabilmesi için kamu kesiminin borçlanma gereğinin hızla düşürülmesi gerektiğini, büyümenin de buradan geleceğini söyledi. Siz de merak etmiyor musunuz? Bu konuda acaba Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'un ve dolayısıyla "Kışla"nın görüşü nedir? Geçen hafta 3'üncü Boğaz Köprüsü'nün yeri ve bağlı yolların nerelerden geçeceği konulu tartışmalar yaşandı. Gerek iktidar gerekse muhalefet sözcüleri görüş açıklayıp, aralarında tartıştılar. Acaba bu konuda Genelkurmay'ın görüşü neydi? Acaba Genelkurmay da bazı siviller gibi İstanbul'a 3'üncü Köprü yapılması yerine İstanbul'daki özel otomobillerin sayısının azaltılmasını mı doğru buluyordu? Neticede seçilerek iktidar olmuş sivil siyasetçilerin hemen her konuda oluşturmaya çalıştıkları politikalara, şu ya da bu şekilde bir görüş açıklaması geliyor askerlerden...
Kışlanın sesi Hürriyet gibi kitle gazeteleri de bunları "Kışlanın sesi" benzeri manşetlerle kamuoyuna yansıtıyorlar. "Kürt Sorunu" ne kadar önemli ise veya "Kıbrıs sorunu" na çözüm üretmek dış politikamız açısından ne kadar hayati ise, "Ekonomik gelişme" de, "Hızlı kentleşme" de ülkenin geleceği açısından aynı ağırlıktadırlar. Ancak bu noktada bir eksiklik var. "Kışla" sivil siyaset alanındaki hemen her konuya ilişkin görüş açıklıyor. Bazen "Görüş"ler "Muhtıra" lara da dönüşebiliyor. Buna karşı sivillerin "Kışla"ya ilişkin konularda görüş açıklamaları bir türlü kabul edilemiyor. Örneğin şu "Profesyonel askerlik" için çalışmalar yapıldığı birkaç kez açıklandı. Ama bunun ne zaman gerçek olacağını ne bilen ne de soran var. Bu doğrudan sivilleri de ilgilendiren bir konu oysa. "Bedelli askerlik" ve "Kısa süreli askerlik" gündeme getirildiği zaman Milli Savunma Bakanları mahçup bir suskunluğa gömülüyor.
Açılım yoklukları Buna karşı Genelkurmay'dan "Ne bedelli askerlik ne de kısa süreli askerlik mümkündür. Aksine askerlik süreleri herkes için eşitlenecek" benzeri açıklamalar geliyor. Seçmenler olarak merak etmiyor musunuz? Her konuda açılımlar yapan ve bu açılımlar üzerinde kavgalar sürdüren sivil siyasetçiler, neden "Profesyonel askerlik" veya "Bedelli askerlik" benzeri açılımlar yapmaya hiç heveslenmiyorlar? Yurt dışında çalışan Türk vatandaşları işlerini kaybetmesinler diye bedelli ve çok kısa süreli askerlik yapabilirlerken, uzun süreli askerlik yüzünden yurt içinde işlerini kaybedebilecek Türk vatandaşlarına aynı hakkın tanınmaması da Anayasa'nın "Eşitlik" ilkesine aykırı değil midir? Yani Anayasa sadece "Laiklik", "Üniter devlet" ve benzeri konularda mı ilke koymuştur ki? Anayasa'nın iki maddesini hatırlayalım isterseniz:
Hangi eşitlik " Madde 10: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Madde 11 – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme, yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." Ne dersiniz. "Siyasete" ait alanlarda askerler görüş açıklarken, "Kışla"ya ilişkin konularda da "Siviler"in görüş açıklamaları mümkün değil midir?  Sabah

27 AĞUSTOS 2009 PERŞEMBE 04:07 |
0 |
1361 |
0 |
|
AA |
aa |
|
|
21.08.2026 22:19
 |
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI |
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu. |
|
21.08.2026 21:07
 |
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp |
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu. |
|
21.08.2026 21:06
 |
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı |
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu. |
|
21.08.2026 21:04
 |
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü |
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor. |
|
21.08.2026 21:03
 |
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek |
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi. |
|
21.08.2026 21:02
 |
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı |
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi. |
|
|