KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Temmuz 2026 Çarşamba
°C

Şirin

Şirin
02 MAYIS 2009 CUMARTESİ 10:07
0
1290
0
AA aa
Duvarları lambri kaplı küçük bir Alman pastanesinin tahta masasında oturmuştuk son kez karşılıklı.
Birbirimizin yüzüne bakmıştık.

Onun saçları daha da beyazlaşmıştı.

Yüzü hiç değişmemişti.

Yürüyüşü, giyinişi de öyle...

Sanırım o, Sinan vurulduğu gün bir daha yaşlanamayacak biçimde yaşlanmıştı ve bir daha hiç değişmedi.

Hep öyle kaldı.

Biz ilk tanıştığımızda o daha otuzuna varmamıştı.

Feneryolu'nun arka taraflarında bir bodrum katında yaşıyordu, toprak bir bahçesi, bahçesinde birkaç cılız ağacı vardı.

Sabahlara kadar otururduk.

Hepimiz bağıra çağıra konuşurduk.

Saat başı çay demlerdi.

Sonra gecenin bir vakti o kalın defterlerinden birini açardı.

Yazdıklarını okumaya başlardı, yazılarının arasına kattığı şiirleri...

Çok güzel yazardı ve insanın içine işleyen sesiyle inanılmaz biçimde etkileyici okurdu şiirleri.

İsmet Özel'i, Lorca'yı okurdu.

İsmet Özel'in mısraları benim içimde Şirin'in sesiyle kaldı.

Hep o sesle.

Onun sesi, kalın kadifeden bir kumaş gibi sarardı bizi, ısıtırdı, her şey değişir bir sese dönerdi, kımıltısız durur ve dinlerdik.

Birden susar ve “ben bir çay demleyim” derdi.

Yerde bir kilim vardı, duvara dayanmış bir sedir, eski bir koltuk.

Ben sigara içerdim.

Balkon kapısını açardı, Buldan işi bir şala sarınırdı.

Buldanlıydı.

Neşeli olduğunda Buldan ağzıyla konuşurdu.

“Elektrinkler şakır şakır yanıyo, deniz treni suyu yararaktan fışır fışır gidiyo...”

Kocasını dağda vurmuşlardı.

Resmi bir köşede dururdu.

Olağanüstü yakışıklı, beş dil konuşan, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin parlak öğrencisi, bir baskında “faşistlerce” merdivenden aşağı yuvarlanan TİP'li Adnan Bey'in oğlu Sinan, “halkı” için Nurhak dağlarında jandarma kurşunuyla ölmüştü.

Bir seferinde Sinan'ın ölüm haberini nasıl aldığını anlatmıştı.

Duyduğunda nasıl yere çöktüğünü.

“Aylarca tek başıma sinemalara gittim” demişti, “insanlardan, hayattan, gerçeklerden kaçtım, sinemalara, karanlıklara sığındım.”

Bunlardan konuşurken bizim yüzümüzün bulutlandığını, gözlerimizin kısıldığını görünce, bizi üzdüğünü düşünerek gizli bir utanca kapılır “ben bir çay koyayım” derdi.

Mutfaktan döndüğünde bir türkü söylemeye başlardı.

Hayatımda onun kadar güzel türkü söyleyen kimseye rastlamadım.

Sesi çok güzeldi, biliyorum sesi güzel çok insan vardır ama onun sesinde başka bir “şey” daha vardı, dağlarda vurulmuş bir sevgilinin ardında bıraktığı, söylenemeyecek, anlatılamayacak o büyük yalnızlık belki, hiçbir zaman, hiç kimseyle paylaşılamayacak derin keder belki, kelimeler gelmeyecek yalnızca “sesle” anlatılabilecek bir ıssızlık belki... O türkü söylediğinde, onun yalnızlığının ve kederinin bir çaresi, bir ilacı olmadığını hissederdiniz.

Susardık öyle.

Sonra alabildiğine vahşice bir tartışmaya girerdik solculuk üzerine, Marks, Engels, Lenin, Troçki, Plekhanov, Luxembourg isimleri havalarda uçar, kitaplardan paragraf paragraf alıntılar yapılır, can acıtıcı iğnelemeler, suçlamalarla karşılıklı olarak hırpalardık birbirimizi.

Kaçınılmaz olarak laf Kollontai'a gelirdi.

Esas kanlı çatışma orda çıkardı, “komünizm ve kadın hakları”... Ben tam bir “maço” kalırdım, onlar da beni yerden yere vururlardı.

Ben de onları kızdırmak için, “kadınların cinsel özgürlüğünü” savunan ve bu özgürlüğü kullanmaktan da geri kalmayan Kollontai için Lenin'in söylediğini tekrarlardım.

– O bahriyelisiyle yetinsin.

Beni, “kafama bir şey atmakla” tehdit ederdi.

Onun kocasını dağda vurmuşlardı.

Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i asmışlardı.

“En sertleri Hüseyin'di” diye anlatırdı Şirin, “en sevecenleri Yusuf.”

Onları anlatırken ağlardı.

Dün Şirin'i de Karacaahmet'ten uğurladılar.

Cenazesine gidemedim.

Gazetede sabah toplantısı yapıyordum o saatlerde, gündem maddelerinden biri “Şirin Cemgil'in” cenazesiydi, sustum, sesim titrer diye bir şey söylemedim, önüme baktım gözlerimi görmesinler diye, “cenazesinden” bahsettikleri “yaşlı kadının” aslında “genç bir kız” olduğunu, saçlarının çabuk ağardığını, hep beyaz saçlı genç bir kız olarak yaşadığını söylemedim, onu tanıdığımı, ömrümün en güzel bölümlerinden birini kalabalık kahkahalar, kavgalar, gözyaşları ve türkülerle onun evinde geçirdiğimi anlamadılar.

“O gitti” diye geçirdim içimden.

Hiç düşünmemiştim bir gün Şirin için “o gitti” diye yazacağımı, böyle şeyler düşünülmez, bugün benim konuştuğum, tartıştığım, güldüğüm birçok insanın da bir gün benim için “o gitti” diye yazacakları akıllarına gelmeyeceği gibi, akla gelmez böyle şeyler.

Çiçek gönderdim cenazesine.

Bazen ona çiçek götürürdük, çiçekleri göstermemeye çalıştığı bir sevinçle alır, vazoya yerleştirirken de bizimle “küçük burjuvalar” diye dalga geçerdi.

En son bir Alman pastanesinde tahta bir masada karşılıklı oturmuştuk.

Saçları biraz daha beyazlaşmıştı.

Ve, her zamanki gibi yalnızdı.

ahmetaltan@gazetem.net

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
07.07.2026
13:31
Servi`de dut pekmezi mesaisi başladı!
Servi'de dut pekmezi mesaisi başladı!
Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Servi köyünde yaz mevsimiyle birlikte dut pekmezi mesaisi başladı. Tamamen geleneksel yöntemlerle ve el emeğiyle hazırlanan pekmez, günler süren zahmetli bir sürecin ardından sofralara ulaşıyor.
07.07.2026
12:09
Bingöl Umut Kervanı`ndan haziran ayında 3,8 milyon TL`lik yardım
Bingöl Umut Kervanı'ndan haziran ayında 3,8 milyon TL'lik yardım
Bingöl Umut Kervanı Derneği, 2026 yılı haziran ayı faaliyet raporunu açıkladı. Dernek, yurt içi ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine toplam 3 milyon 796 bin 291 TL tutarında ayni ve nakdi yardım ulaştırdığını duyurdu.
07.07.2026
11:26
Bingöl`deki feci kazada 3 kişi hayatını kaybetti
Bingöl'deki feci kazada 3 kişi hayatını kaybetti
Bingöl'ün Yayladere ilçesinde meydana gelen trafik kazasında pikabın uçuruma yuvarlanması sonucu 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi ise yaralandı. Hayatını kaybedenlerin Diyarbakır'ın Hani ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.
06.07.2026
18:49
12Bingölspor`da aday çıkmadı! Sitemler sloganlarla haykırıldı
12Bingölspor'da aday çıkmadı! Sitemler sloganlarla haykırıldı
Bugün Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde ASKF Başkanı Ali Ekber Alimoğlu'nun divan başkanlığını yaptığı 12Bingölspor Olağan Üstü Kongresine, Eski Başkan M.Engin Özturan da katıldı. Özturan, takıma sahip çıkılmaması konusundaki sitemini paylaşırken, beklenen aday çıkmaması üzerine evraklar imzalanarak kulübün Bingöl Valiliği'ne devri kararı alındı. Evraklar yarın Valiliğe teslim edilecek ve kayyum atanacak.
06.07.2026
17:52
Bingöl`de yol ve kaldırımlarda kapsamlı yenileme
Bingöl'de yol ve kaldırımlarda kapsamlı yenileme
Bingöl Belediyesi, 2026 yılı yatırım programı kapsamında 42 bin tonu aşkın BSK asfalt uygulaması ve 26 bin metrekareyi bulan parke-bazalt kaldırım çalışmasıyla şehir genelinde yol ve kaldırımları yeniliyor. Ayrıca bazı bölgelerde dekoratif aydınlatmalar da yapılacak.
06.07.2026
17:37
Sosyal yardım ödemelerine zam
Sosyal yardım ödemelerine zam
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, temmuz ayı memur maaş katsayısındaki artışla birlikte sosyal yardım ödemelerinin de yükseltildiğini açıkladı. Yaşlı aylığı, engelli aylıkları, evde bakım yardımı, SED desteği ve koruyucu aile ödemeleri yeni tutarlar üzerinden hesaplara yatırılacak.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın