KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
14 Temmuz 2026 Salı
°C

Sınıfta tek başına özel tıp eğitimi

İstanbul'da yeni kurulan Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin üçüncü sınıfında tek öğrenci öğrenim görüyor. Öğretim üyelerinden neredeyse özel ders alan Ahmet Demir, yatay geçişle öğrenci gelmez ve üst sınıflardan yıl kaybeden olmazsa diğer üç sınıfı da tek başına okuyacak.

Sınıfta tek başına özel tıp eğitimi
11 KASIM 2006 CUMARTESİ 09:34
0
1115
0
AA aa
AHMET Demir 25 yaşında ve Urfalı 11 çocuklu bir ailenin oğlu. 1997'de Şanlıurfa Lisesi'nden mezun oldu, ertesi yıl Karadeniz Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nü kazandı. Ailesinin, hatta mensup olduğu aşiretin üniversiteye giden tek çocuğu oldu. Üçüncü sınıftayken kaydını sildirdi. Bir dershaneye yazıldı. Ailesine haber vermeden, ertesi yıl ÖSS'ye girdi. 2002'de Kadir Has Tıp Fakültesi'ni kazandı. Bir işadamının verdiği bursla kaydını yaptırdı. Ancak o yıl babası ölünce kaydını dondurmak zorunda kaldı.

Ertesi yıl geri döndüğünde arkadaşları bir üst sınıftaydı. Tıp Fakültesi'nin Kadir Has Üniversitesi'nden ayrılıp sağlık alanında eğitim verecek Bilim Üniversitesi'ne dönüşmesi gündeme gelmişti. Okul, geçiş sürecinde, üç yıl öğrenci almayacaktı. İlk iki sınıfı, kendisi gibi yıl kaybeden öğrencilerle okuyan Ahmet, bu yıl diğer öğrencilerle Bilim Üniversitesi'ne aktarılınca, kendini üçüncü sınıfta yapayalnız buldu.

Tereddüt yaşayan Bilim Üniversitesi yöneticileri, tek öğrenci olmasına rağmen üçüncü sınıf programı açtı. Ahmet şu anda 41 hocadan tek başına ders alıyor. Bazen laboratuvarlarda üç hoca birden sadece ona eğitim veriyor. Ancak, bu durumdan çok da memnun değil. Çünkü, dersten kaytarma, uyuklama ya da kafasını başka tarafa çevirme şansı yok. Sadece bir gün okula geç kalmış, o gün de bütün okul duymuş. Yalnızlıktan sıkılan Ahmet Demir, bazen bir arkadaşını da derse getiriyor.

Rektör Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Bilim Üniversitesi'nin tek kişiye tıp eğitimi veren tek üniversite olduğunu kanıtlamak için Guinness'e başvurmaya hazırlanıyor. Başvuru kabul edilirse, Ahmet sayesinde üniversite Guinness Rekorlar Kitabı'na girecek. "Tıp eğitiminde zaten hep usta-çırak ilişkisi vardır. Burada da öyle oldu. Biz de bir deneyim kazanmış olduk. Aktif eğitimde tecrübe sahibi olduk" diyor Prof. Dr. Karatay. Önümüzdeki yıllarda fakültenin üst sınıflarına diğer üniversitelerden yatay geçiş olmazsa Ahmet Demir'in son üç sınıfı da tek başına okuyacağını söylüyor.

ARKADAŞINI GETİRİYOR

Önceleri teke tek derste heyecandan eli ayağı titriyormuş Ahmet'in. Farmakoloji Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Nedret Altıok, öğrencisinin tek başına ders dinlemeye zamanla alıştığını anlatıyor. Hocaları, Demir'in tek başına ders dinlemekten kaynaklanan sorunlarını anlayışla karşılıyor. "Sıkılınca, Ahmet'in çocukluk hastalıklarından söz ediyoruz. Hatta bazen arkadaşını derse getiriyor" diyor.

Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emine Sönmez. Hocaların hedefi, Ahmet'in mezun olduktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda (TUS) başarı sağlaması. Çünkü, o TUS'u kazanırsa, üniversite yüzde 100 başarı sağlayan tek yükseköğretim kurumu olacak.

Dekan: Dünyanın en iyi eğitimini alıyor

Prof. Dr. Hakan Berkkan (Tıp Fakültesi Dekanı): Tek öğrenci için, bütün öğretim üyeleriyle sözleşme yapıldı. Ders programları yazıldı, kitapçık bastırıldı. Uygulama tartışılabilir. Ama eğitim almak öğrencinin hakkı. Başka kuruma gönderebilirdik, bunu istemedik. Burada dünyanın en iyi tıp eğitimini alıyor. Muhtemelen diğer sınıflarda da aynı şekilde yalnız okuyacak. Bu sayede, hastanedeki pratik eğitiminde daha az zorlanacak. Öğretim üyeleri zevkle ders veriyor. Ancak o gelmeyince, sınıfın tümü gelmemiş oluyor. Boykot gibi değerlendirip soruşturma açmıyoruz.

Mutlaka sınıf birincisi olacağım

En büyük sıkıntısının yalnızlık olduğunu belirten Ahmet Demir şunları söylüyor: 41 hocayla, aile gibiyiz. Bütün dersleri tek başıma alıyorum. Tüm aparatlar bana açık. Devlet üniversitelerinde 350-400 kişilik sınıflarda eğitim verilirken, benim burslu okuyup birebir eğitim almam büyük şans. Dersi derste öğreniyor, evde çalışmak zorunda kalmıyorum. İstediğimi soruyorum. Ama derse geç kalınca çok utanıyorum. Çünkü hoca bekliyor. Kafamı sağa, sola çevirme ya da kaytarma şansım yok. Dört dörtlük öğrenci olmak lazım. Arada sırada alt sınıftan öğrenciler gelince çok mutlu oluyorum. Ders saatleri çakıştığı için diğer sınıflardan arkadaş edinemiyorum. Birini yakalayınca bırakmıyorum. Bir gün, birinci sınıflardan bir tıp öğrencisi ders sırasında kapıyı yanlışlıkla açtı. Hocayla birlikte onu derse soktuk. Çocuk neye uğradığını şaşırdı. Yalnızlıktan çok bunalıyorum. Tek başıma yemeğe çıkıyor, tek başıma laboratuvara giriyorum. Zaten İstanbul'da tek başınayım. Bazen öyle bunalıyorum ki, başka yere geçiş imkánlarını araştırıyorum. İster istemez okuldan birincilikle mezun olacağım. Hedefim TUS'u kazanıp, üniversitemin hanesine o yıl yüzde 100 başarı yazdırmak. İyi bir dahiliye uzmanı olup, bölgeme hizmet vermek istiyorum. Şırnak, Diyarbakır, Hakkári, Şanlıurfa gibi şehirlerde çalışacağım.

Ağız alışkanlığıyla 'Çocuklar' diyoruz

Hocaları başlangıçta biraz şaşırsa da duruma alışmış. Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Vildan Karpuz, "Bazen, ağız alışkanlığıyla 'çocuklar' diye hitap ediyorum. Tek öğrenciye ders verdiğimi hatırlayınca Ahmet'le birlikte gülüyoruz" diyor. Tek ya da 40 öğrenciye ders anlatma arasında fark olmadığını savunan Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Diler Coşkun da, bu yıl rutinde bir değişiklik yapmış. Üçüncü sınıf ders notlarını yeniledikten sonra çoğaltılmak üzere öğrenci işlerine vermek yerine, ciltletip tek öğrencisine kendi takdim etmiş. "Birbirimizde telefonumuz var, gecikeceksek haberleşiyoruz" diyor.


YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
14.07.2026
13:42
Bingöl`de etkili hutbe sunumu yarışmasının il birincisi belli oldu
Bingöl'de etkili hutbe sunumu yarışmasının il birincisi belli oldu
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında düzenlenen 'Etkili Hutbe Sunumu Yarışması'nın Bingöl il finalinde birinciliği Bahçeli Köyü Camii İmam Hatibi Cihad Kalkan elde etti.
14.07.2026
13:06
Yabancı plakalı araç kullanımında yeni dönem
Yabancı plakalı araç kullanımında yeni dönem
İçişleri Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı, gurbetçilerin Türkiye'de yabancı plakalı araç kullanımıyla ilgili yaşadığı mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla uygulamada değişikliğe gitti.
14.07.2026
12:58
15-18 yaş arası çocuklara müebbet verilebilecek!
15-18 yaş arası çocuklara müebbet verilebilecek!
Suça sürüklenen çocuklara ilişkin teklif Meclis'e sunuldu. Teklifle birlikte 15-18 yaş arasın çocuklara artık müebbet hapis cezası verilebilecek. Teklif 7 kanun maddesinde değişiklik getiriyor. Yeni düzenleme ile anne ve babaların cezai sorumluluğu da artıyor.
14.07.2026
12:29
Grup Estare`ye Zazaca Çalışmalarından Dolayı Teşekkür Ziyareti
Grup Estare'ye Zazaca Çalışmalarından Dolayı Teşekkür Ziyareti
İdeal Eğitim Vakfı Bingöl İl Temsilcisi Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, Zazaca müzik çalışmalarıyla öne çıkan Grup Estare'yi ziyaret ederek, dilin yaşatılmasına sundukları katkılardan dolayı ekibe teşekkür etti.
13.07.2026
14:09
Şerafettin Yaylası`nda bir gece... Vali Çelik, göçerlerin sofrasına, ateşine ve türküsüne ortak oldu
Şerafettin Yaylası'nda bir gece... Vali Çelik, göçerlerin sofrasına, ateşine ve türküsüne ortak oldu
Bingöl'de yıllar sonra yeniden huzurun sesiyle yankılanan Şerafettin Yaylası, bu kez sıra dışı bir misafiri ağırladı. Vali Cahit Çelik, protokolü geride bırakıp göçerlerin çadırına konuk oldu; ateş başında sohbet etti, dengbejleri dinledi, koyun kırptı, buz gibi dere suyunda yürüdü ve geceyi yaylada geçirdi.
13.07.2026
13:33
Muhtar Dinler;
Muhtar Dinler; 'Mağduriyetler giderilmeden yeni projeye onay verilmemeli'
Bingöl'ün Solhan ilçesi Kale Köyü Muhtarı Selim Dinler, ÇED sürecinde sunulmak üzere hazırladığı dilekçede, Yukarı Kaleköy Barajı ve HES Yardımcı Kaynak GES Projesi'ne köy halkı adına itiraz ettiklerini açıkladı. Dinler, önceki projelerden kaynaklanan mağduriyetler giderilmeden yeni projeye onay verilmemesini istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın