KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
12 Temmuz 2026 Pazar
°C

Şatt-ül arap nereye dökülür?

Ece Ayhan şiirindeki o meşhur ve belki de Türk edebiyat tarihinin en "estetik" hatasına atfen bu soru, bu kez hiç de romantik sayılmayacak bir edayla, "Petrolün kalbine" diye yanıtlanabilir.

Şatt-ül arap nereye dökülür?
04 OCAK 2008 CUMA 09:18
0
1409
0
AA aa
Bunu bugünlerde en çok Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile İranlı mevkidaşı Mahmud Ahmedinejad soruyor olmalı.

Bugün, bu soruyla birlikte kopan, fakat dünya basınında pek de yankı bulmayan bir fırtınadan, Talabani'nin, Irak-İran ekseninde diplomatik krize neden olan gafından bahsedeceğim.

Bağdat ve Tahran hükümeti yetkilileri arasında, 2007'nin son günlerinde çok fazla kişinin dikkatini çekmeyen bir toplantı yapıldı.

İki ülke arasındaki sınır anlaşmazlıklarını çözmeyi amaçlayan toplantı öncesinde iyimser bir hava vardı. İran'ın, Irak'taki Şii direnişçilere verdiği destek kesilmiş, Bağdat hükümeti azalan şiddet olayları sayesinde nefes almış ve ikili ilişkiler düzelmişti.

Ancak Irak Devlet Başkanı Talabani toplantıda öyle bir çıkış yaptı ki, esen bahar rüzgarları bir anda kasırgaya dönüştü. Talabani, El Hayat Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, iki ülkenin Basra Körfezi'ndeki deniz sınırlarını düzenleyen 1975 Cezayir Anlaşması'nın artık yürürlükte olmadığını ve bu mutabakatı tanımadıklarını duyurdu.

Bu açıklama, Yunanistan'ın karasularını aniden 12 mile çıkarıp Türk gemilerine karşı bu çerçevede askeri tedbir almaya başlama olasılığı kadar sarsıcıydı. İranlılar hem hükümet düzeyinde, hem de sivil toplum olarak o kadar sert bir tepki gösterdiler ki, Talabani ertesi gün bir düzeltme yayınladı. Anlaşmanın uluslararası bağlayıcılığı olduğunu kabul eden Talabani'ye göre, gazete, açıklamalarını çarpıtmıştı. Irak Devlet Başkanı, anlaşmanın geçerli olduğunu, ancak bunun yerine daha geniş kapsamlı bir mutabakata varılması gerektiğini vurguladı.

Peki 1975'teki bu anlaşma, neden bu kadar önemli?

SADDAM İLE ŞAH İMZALADI

Cezayir Anlaşması olarak bilinen mutabakat, İran Şahı ile Saddam Hüseyin arasında  6 Mart 1975'te yapılmıştı. Taraflar, 1913 İstanbul Protokolü ile çizilen kara sınırlarını tam olarak belirleme ve ırmak sınırlarını da yeniden düzenleme sözü verdiler. Bir hafta sonra Bağdat'ta buluşup, mutabakatı, bağlayıcı bir antlaşma haline getirdiler.

Anlaşmanın kilit noktası, Şatt-ül Arap ile ilgiliydi. Fırat ile Dicle, Basra Körfezi'ne yaklaşık 200 kilometre kala birleşip, tek ve büyük bir akarsu olur; ki bu ırmağa Iraklılar Şatt-ül Arap (Arap Nehri), İranlılar ise Arvand (hızlı akarsu) derler. Girişi 1 kilometre genişliğindeki ırmağın derinliği de, en büyük petrol tankerlerinin bile kullanımına uygundur.

1975'e kadar Şatt-ül Arap'ın tamamı Irak'ın kontrolündeydi. Yani bir İranlı, ırmağa adımını bile atsa Irak karasularını ihlal etmiş sayılıyordu. Fakat bu anlaşmadan sonra Şatt-ül Arap en derin olduğu noktadan ikiye bölündü. Açık denizlere çıkış açısından hayati bir stratejik öneme sahip bu büyük ırmağı, su üstündeki sınırlarla, iki devlet birden kontrol etmeye başladı.

Peki Talabani neden 1975 Anlaşması'ndan bu kadar nefret ediyor?

KÜRTLERİ YAKAN PAYLAŞIM

Bu soruyu Persian Journal'da yazan İranlı uluslararası hukuk uzmanı Bahman Agay Diba cevaplıyor. Saddam Hüseyin, bu ırmağı paylaşma hakkını İran'a altın tepsi içinde sunarken çok da istekli değildi, ama buna mecbur kalmıştı. Saddam, 1970'lerde rejimini tehdit eden Kürt isyanlarıyla meşguldü. İran'ın Kürtlere desteği kesmesi karşılığında Şatt-ül Arap tâvizini verdi. Anlaşmanın ardından İran, Kürtlere desteği kesti ve Kürtlerin Irak'tan kopma hayalleri de suya düştü.

Talabani, bu anlaşmayı, zamanında soydaşlarının bağımsızlık planlarını bozduğu için bir intikam duygusuyla mı tartışmaya açıyor?

Bu doğru olmayabilir.

Zira Saddam'ın bile, İran'ı kazanmak için bu ciddi tavizi verdiğine kısa bir süre sonra pişman olduğunu söylemek mümkün. Çünkü Fırat ve Dicle'nin taşıdığı alüvyon, Şatt-ül Arap'ın Basra Körfezi'ne döküldüğü noktada biriktikçe, nehrin Irak tarafında kalan girişi giderek sığlaşmaya başladı. Hatta günümüz itibariyle Irak'ın, denize tek çıkışı olan bu nehir ağzını alüvyon yığılması yüzünden kaybedip karaya hapsolduğu bile söylenebilir. Dolayısıyla Irak'ın talepleri de çok da saldırgan veya intikamcı değil.

Ancak Talabani'nin ruh haliyle ilgili durumu, birkaç hafta için başlayacak müzakereler netleştirecek. Tarihi henüz belirlenmeyen müzakerelerde, İran-Irak arasındaki bu "Ege sorunu" ile ilgili sınır anlaşmazlıkları gündeme gelmeyecek. Fakat alüvyonun temizlenmesi, batık gemilerin çıkarılması, İran-Irak savaşından kalan mayınların temizlenmesi gibi ortak çaba gerektiren konularda Talabani'nin yapacağı yeni çıkışlar, bize önemli ipuçları verebilir.

Daha önemlisi, bu müzakerelerden sonra, iki ülke arasında 27 yıl sonra ilk kez sınırların da tartışılacağı bir döneme girebiliriz.

1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak savaşının, iki ülke arasında sınır anlaşmazlıklarının yaşandığı böyle bir dönemde patlak verdiğini unutmayalım.



Hürriyet

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
11.07.2026
17:07
BESOB Başkanı Kurtaran:
BESOB Başkanı Kurtaran: 'Bingöl'ün parası Bingöl'de kalsın'
Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Mesut Kurtaran, kentte yaklaşık 130 şubesi bulunan ulusal zincir marketlerin yerel ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirterek, 'Aylık milyarlarca lira Bingöl'den çıkıyor. Bu para Bingöl'de kalmalı.' dedi. Kurtaran, yerel esnafa da fiyat politikalarını gözden geçirme çağrısında bulundu.
11.07.2026
16:47
Bingöl`de bir haftada 21 şüpheli yakalandı, 4 kişi tutuklandı
Bingöl'de bir haftada 21 şüpheli yakalandı, 4 kişi tutuklandı
Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince son bir haftada gerçekleştirilen operasyonlarda 21 şüpheli yakalanırken, çeşitli suçlardan aranan 4 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
11.07.2026
15:39
MEB`de yönetici kadrolarına ek tazminat
MEB'de yönetici kadrolarına ek tazminat
Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Millî Eğitim Bakanlığı'nda yönetici kadrolarında görev yapan ve belirli hizmet süresini tamamlayan öğretmenlere ek özel hizmet tazminatı verilmesinin önü açıldı. Düzenleme, il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürlerini kapsıyor.
11.07.2026
02:25
Uzman erbaşlar ve kamu personel alımında yeni dönem
Uzman erbaşlar ve kamu personel alımında yeni dönem
Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle uzman erbaşların sicil sistemi yeniden şekillendirilirken, bazı kamu kadrolarına 40 yaşına kadar personel alımının önü açıldı. Kanunda fiziki yeterlilik, sözlü sınav ve askerlik hizmetine ilişkin önemli değişiklikler de yer aldı.
10.07.2026
23:13
Kiğı`yı yasa boğan ölüm! Lise öğrencisi yaşamını yitirdi
Kiğı'yı yasa boğan ölüm! Lise öğrencisi yaşamını yitirdi
Bingöl'ün Kiğı ilçesinde serinlemek için girdiği çayda boğulan 15 yaşındaki Ali Kemal Övet, yaşamını yitirdi. Olay ilçede büyük üzüntüye neden oldu.
10.07.2026
23:11
Bingöl Kent Konseyi İkinci Dönem Seçimi tamamlandı
Bingöl Kent Konseyi İkinci Dönem Seçimi tamamlandı
Bingöl Kent Konseyi 2. Dönem Seçimli Genel Kurulu'nda tek aday olarak seçime giren Yunus Kuyuldar, üyelerin oy birliğiyle Kent Konseyi Başkanlığına seçildi. Genel kurulda ayrıca 18 kişilik yeni Yürütme Kurulu da belirlendi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın