Bingöl Sosyal, Kültürel Ve Ekonomik Kalkınma Derneği (BİN-DER) Başkanı Doğan Karasu, organik tarımın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Geleceğimiz organik hayvancılıktadır” diyen Karasu, “Organik hayvancılıkta en önemli husus sudur, korunaklı doğadır, ıslah edilmiş verimli meralardır, su kaynaklarıdır ve hayvanların en kısa yoldan su kaynaklarına ulaşabilmesidir. Su kaynakları kısıtlı olunca hayvanların dolaşacağı alanlar, otlaklar da suya yakın alanlarla sınırlı oluyor. Hayvan sudan en fazla 1-2 km uzaklaşabiliyor ve 1-2 km'lik alanda otlanabiliyor. Bu da hayvanların yeterince beslenememelerine, zayıf kalmasına yol açıyor. Bingöl ve yöresinde su sıkıntısı yaşanıyor. Kuraklık her geçen gün artıyor, buna bağlı olarak hayvancılık gerilemeye başlıyor. Hayvanları, tarımı, otlak alanları sulamak için su üretmemiz gerekiyor' dedi
“DEVLET- MERA-YAYLA İLİŞKİSİ YETERLİ DEĞİLDİR”
Devlet- mera-yayla ilişkisinin yeterli ve sağlık olmadığına vurgu yapan Karasu, şunları söyledi: “ Devlet mera ve yaylaları kiraya veriyor, bazen de mera ve yaylaya çıkmayı yasaklıyor. Devlet- yayla hukuku bu olmamalıdır. Devlet mera ve yaylaların su, elektrik, yol ihtiyacını karşılamalıdır. Buraları yaşanabilir, üretime katkı sunan coğrafyalara dönüştürmelidir. Sulama göletlerine ağırlık vermelidir. Bir tane sulama göleti bir barajdan daha kıymetlidir. Bu yazın gezdik, hayvancılık yapan insanlarla görüştük. En önemli sorunun 'su sorunu' olduğunu söylediler. Yaylalarda ve köylerde hayvan içme suyu sıkıntısı yaşanıyor, su sıkıntısından dolayı hayvanlar yeterince otlanamıyor. Köylüler dar bir bölgede hayvanlarını otlatmak zorunda kalıyor, geniş mera ve otlaklardan yararlanamıyor, üreticiler bu tablodan olumsuz etkileniyor. Hayvan sulama göletleri hayvancılık için ihtiyaçtır. Devlet bu olaya eğilmelidir. Buna göre planlamalar yapmalıdır. DAP(Doğu Anadolu Projesi) ve Özel İdare üzerinden bu çalışmaları yapmalıdır. Özel İdare hizmet üretmelidir, siyasetçi-müteahhid-bürokrat keyfiliğinden kurtulmalıdır. ‘Özel Olanlar'ın Kurumu olmaktan çıkmalıdır.”