Org. başbuğ konuştu
"Devletin bazı memurları Kürt kökenli vatandaşlara kötü davrandı"
14 NİSAN 2009 SALI 11:38 |
0 |
1204 |
0 |
|
AA |
aa |
|
| | "70'li yılların sonunu hatırlarsak bölücü terör örgütünün kuruluş yıllarıdır. Sınıf temelli ve etnşk temelli Marxist Leninist bir ideoloji. 1994'ten sonra örgüt Marxist Leninist ideolojiyi geri plana iterken etnik kimliği ortaya çıkarmaya başlar. Soğuk Savaş sonrası dönemde terör örgütünün benimsediği birinci kimlik gücünü kaybetti. Şiddeti kullanırken vatandaşların üzerinde sosyal kontrol sağlamayı amaçladı. Bu strateji değişikliğine rağmen örgüt terör ve şiddetle sorunu bir etnik çatışmaya dönüştüremedi. Bu alanda çalışmalarıyla tanınan Semi Smoha ve Teodal Hanf bir ülkenin etnik veya diğer nedenlerle ayrışmasına ilişkin ifadesini şöyle tanımlıuyor. Bir ülkede etnik bir çatışmanın olması için gruplararası büyük kültürel farklılıklar, bürokratik kuruluşlarda bölünmeler, siyasal haklarda eşitsizlikler ve ülkenin ana konularına farklı bakış açılarının olması. Türkiye'deki durumu bu faktörler içinde inceleyelim. Osmanlı topraklarında yaşayan gruplar arasında bir kültür alışverişi yaşandı. Bunu niye unutuyoruz. Elbette bu gruplarda kültür alışverişi olması doğal. Anadolu coğrafyası hareketli bir karakteristiğe sahip. Aslında farklılıklarımız törpülenirken ortak değerlerimiz çoğalmıştır. Bunu reddedebilir miyiz? Kültürel yaşamımızda farklılıklardan zişyade ortak noktaların fazla olduğu yadsınamaz bir gerçek. Ayrımcılık yapıldığını öne sürmek haksızlık. H,çbir kurumumuz etnik temelde yapılandırılmamıştır. Bu konuyu öne sürenler keşke örnek verseler. Montesque Cumhuriyette erdem, yasa sevgisi ve topluluğa bağlılık ise, çağdaş bir deyimde vatanseverlik ise son çözümlemede bu eşitlik anlayışına ulaşır. Bu toplumun kendini vatandaş hissettikleri bir rejimdir. Bu eşitlik anlamına gelmektedir. Türkiye'de bunun aksinin yaşandığını iddia etmek ne kadar doğrudur? TSK'yı örnek olarak alalım. TSK gerçekten bu anlamda emsalsiz bir örnektir. Her Türk vatandaşı hiçbir fark gözetilmez. TSK 'da anayasal görev ve hak olan askerlik hizmeti eşit biçimde yerine getirilmektedir. Terör örgütüne yaptığımız mücadelede çok sayıda Kürt vatan evladı vardır. TSK'ya bakınca Edirne'den Hakkari'ye kadar vatanın her köşesinden gelen uzman, er, sivil memurları görürsünüz. Harp Okullarına girişte eğer o ilden biri olmadığını görünce üzülüyoruz. TSK için milletimizin bütün bireyleri çok değerlidir. Biz Silahlı Kuvvetler personelinin sorgulanması, mezhep farklılıkları konusunda kafalarda soru işaretleri oluşmasını büyük tehdit olarak görüyoruz. Bu ordu milli ordu. Milli ordu vasfınızı kaybederseniz herşeyinizi kaybedersiniz."
"TÜRKİYE'DE ETNİK ÇATIŞMA YOK"
Hiçbir siyasal hak ve görev etnik görevle tanzim edilmemiştir. Tüm vatandaşlarımız eşit siyasal haklara sahip olmuştur. Etnik köken farkına bakılmaksızın her vatandaşımız kanun önünde eşittir. Serbest piyasa koşullarından faydalanmaktadır, demokrasiden faydalanırken etnik ayrışmadan söz etmek mümkün değildir. Türkiye'de farklı etnik kökenli vatandaşların arasında ayrık bir yaşam alanı oluşmamıştır. Kürt kökenli vatandaşlarımız Batı'ya göç etmiştir. Etnik çatışma olsaydı Kürt kökenli vatandaşlarımız Batı'ya göç edemezlerdi."
"DEVLETİN BAZI MEMURLARI KÜRT KÖKENLİ VATANŞLARA KÖTÜ DAVRANDI"
"Devlet Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki isyanlar nedeniyle ikinci kültürel kimliklerin birinci kimliklerin önüne geçmemesi için bazı tedbirler aldı. Devlet asimilasyon politikası uygulasaydı 1928'de Batı'dan gelenler geri dönebilir miydi? Ki dönmediler. 1938 yıllarında 84^lü yıllarda ki terör örgütünün başladığı yıllardır. Bu yıllar arasındaki huzur ortamını nasıl izah edeceğiz? Asimilasyon modeli Türkiye için geçerli değil. Kürt kökenli vatandaşlarımıza asimilasyon politikası uygulanmamıştır. Asimilasyon olmadı o zaman Cumhuriyet'te 38 yılındaki isyanların nedenleri neydi diyebilirsiniz. Cumhuriyet'in başlattığı bir modernleşme var. Laik devlet düzenine geçiyorsunuz o dönemlerde. Bu değişikliklerin bölgedeki yerel dini liderleri rahatsız etti. Onlara karşı elbette bir kısıtlama var. Kışkırtmalar var. Şeyh Said Ali isyanı ile Irak'ın bugünkü durumu arasındaki bağlantıyı nasıl göremezsiniz? Devletin bazı memurlarının Kürt kökenli vatandaşlara kötü davranması da bir neden olabilir. Sonuç olarak Cumhuriyet'in ilk döneminde yaşanan ayaklanmalar da etnik temele dayanmıyor.
Türkiye etnik farklılıklar nedeniyle ayrılmış bir ülke değildir. Türk milleti bir bütün olarak büyük farklılıklar yok."
haberturk
|
|
21.08.2026 22:19
 |
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI |
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu. |
|
21.08.2026 21:07
 |
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp |
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu. |
|
21.08.2026 21:06
 |
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı |
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu. |
|
21.08.2026 21:04
 |
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü |
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor. |
|
21.08.2026 21:03
 |
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek |
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi. |
|
21.08.2026 21:02
 |
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı |
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi. |
|
|