KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
10 Eylül 2026 Perşembe
°C

Olayı üzerime yıktılar

Ergenekon davasında tanık olarak ifade veren eski PKK sorumlusu Şemdin Sakık, Bingöl'de silahsız 33 erin şehit edilmesi olayının kendisinin üzerine yıkıldığını öne sürdü.

Olayı üzerime yıktılar
07 KASIM 2012 ÇARŞAMBA 06:20
0
3025
0
AA aa

Ergenekon davasında tanık olarak ifade veren eski PKK sorumlusu Şemdin Sakık, Bingöl'de silahsız 33 erin şehit edilmesi olayının kendisinin üzerine yıkıldığını öne sürdü. O dönem örgütün tek taraflı ateşkes ilan ettiğini söyleyen Sakık, "Bu ateşkesin bozulması için ordu tarafından art arda operasyonlar düzenlendi.

Bingöl'den 200-300 kişilik bir grup görülüyor. Eylem yapacakları biliniyor. Hatta başkanın talimatının olduğu bilinmesine rağmen bu askerler tedbirsiz yola çıkarıldı ve müdahale etmediler.” iddialarında bulundu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasında gizli tanık Deniz olarak duruşmaya katılan, talebi üzerine de açık tanık olarak kimlik tespiti yapılan Şemdin Sakık, ifadesine devam etti.

Bingöl kırsalında 33 askerin şehit edilmesi olayının kendisinin üzerine yıkıldığını savunan Şemdin Sakık, o dönemde örgütün tek taraflı ateşkes ilan ettiğini söyledi. Bu ateşkesin bozulması için ordu tarafından ard arda operasyonlar düzenlendiğini iddia eden Sakık, örgüt yönetiminden sadece bu operasyonlara misilleme yapılabileceğinin söylendiğini anlattı. Sakık: “Örgütte o zaman büyük silahlar yoktu. Sadece yol kesiyorlardı. Bu şekilde de misilleme yaptılar." dedi.

33 askerin şehit edilmesinde olayın tetikçisinin PKK olduğunun söylendiğini hatırlatan Sakık, "Devlet, kesin delil bulunamadığını söyledi ama örgütün parmağı olduğu gündeme geldi. Bingöl'den 200-300 kişilik bir grup görülüyor. Eylem yapacakları biliniyor. Hatta başkanın talimatının olduğu bilinmesine rağmen bu askerler tedbirsiz yola çıkarıldı ve müdahale etmediler.” ifadelerini kullandı.

Bu sürecin bir planlama olduğunu ifade eden Sakık: “Turgut Özal, Cem Ersever gitmişti. Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, Uğur Mumcu gitmişti. Kilit noktaları tutanlar tasfiye edilmişti. Güçlü bir savaş için bu bahaneyi yaratmaları gerekiyordu. Tek başına 33 asker olsaydı 'kazadır' ya da 'kana susamış bir timin işidir' derdik. Ama bu zincirin halkasıydı. Savaş talimatı da aynı yıla denk geldi. 1993'te gerçek anlamıyla 12 Eylül'den daha kanlı daha köklü, daha korkunç bir darbe oldu. Sayı olarak, nitelik olarak da daha kanlıdır. Devletin en kilit noktalarındaki insanlar götürüldü.'' diye konuştu.

Türkiye'de faili meçhul olarak kalan olayların hepsinin birbirine bağlı olduğunu belirten Sakık, "Bunlardan birisi doğru düzgün çözülebilirse diğerleri de ardı sıra çözülür." dedi.

“GAFFAR OKKAN, SAYGI DUYDUĞUM BİR İNSANDI”

Diyarbakır'da cezaevinde kalırken Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın bir konferans programı sırasında kendisini de ziyaret ettiğini söyleyen Sakık, "Bu vesile ile aramızda bir sohbet oldu ve sıcak bir ilişkiye dönüştü bu ziyaret. Saygı duyduğum bir insan öldürüldü." dedi.

Örgüte çocuk yaşta iki gencin geldiğini ve bunlardan birisini kendisi yanına aldığını belirten Sakık, diğer genci de başka bir sorumlunun yanına verdiğini anlattı. Kendi yanındaki genç ile aralarında baba-oğul ilişkisinin oluştuğunu ifade eden Sakık, "Ben 1998 yılından sonra cezaevine girdim. Gaffar Okkan öldürüldükten sonra, aradan bir yıl geçmişti ki bu genç de cezaevine geldi. Bu çocuğun anlatımları ve cezaevinde bulunan Hizbullahçılarla duvar arkasından yaptığım konuşmalardan olayın Hizbullah olayı olmadığını anladım. Merhum Gaffar Okkan'a yapılan suikast, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş, yağdan kıl çeker gibi bir eylem olduğunu söyledim. Eğer bunlar Lübnan'da eğitilen Hizbullahçılar olsa bomba kullanırlar. İran'daki Hizbullahçılar olsa hiçbir zaman sonuca gitmezlerdi." dedi. Okkan suikastinin devletin içindeki odakların işi olduğunu belirten Sakık, "Aynı gün Silopi'de iki HADEP'li kaldırıldı, buhar oldu." diye konuştu.

“YESİL, BAŞBAKAN VE GENELKURMAY BAŞKANI'NIN EMRİNDE ÇALIŞTI”

Şemdin Sakık, 16 Mayıs 2001'de Diyarbakır'dan havalanan ve bordo berelileri taşıyan CASA CN235 tipi askeri uçağın kumanda arızası nedeniyle düşmesi ve 37 askerin şehit olması olayıyla ilgili de ifade verdi. Sakık, uçakta iki kişinin isminin gizlendiğini belirterek bu ismi çizilen iki kişiden birinin Susurluk olayında adı geçen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım olduğunu duyduğunu söyledi.

Askeri ve siyasi açıdan bakıldığında Gaffar Okkan suikastinin Hizbullah işi olduğunun söylenebileceğini belirten Sakık, "Örgütün bu suikast ile bir ilgisi olmadığı söylendi. Ancak kırsalda PKK'nın silahı ordunun elinde, bazı güçlerin silahları Hizbullah'ın elindedir. Bir olayda kullanılan silahın tetikçisini bilmek eylemin hangi örgüt tarafından gerçekleştirildiğini anlamaya yetmez." ifadesini kullandı. Sakık, "Birkaç kişi içeride ama binlercesi dışarıda olan şiddet sektörü var. Ülkeyi istedikleri şekilde yönetiyorlar." şeklinde konuştu.

Uçak kazasında ölenlerden birinin Mahmut Yıldırım olduğunu tekrarlayan Sakık, "Bir devlet bu kadar olayın faili olan bir kişinin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorsa devlet değildir." dedi.

Mahmut Yıldırım'ın 1998 yılında Başbakan ve Genelkurmay Başkanının emrinde çalıştığını ve güvenilen bir kişi olduğunu savunan Sakık, "MİT'e sorulmuş, Mahmut Yıldırım'ı kullandıklarını söylemişler." dedi.

Bu arada, Sakık'ın ifadesi sırasında tutuklu sanıklardan Hikmet Çiçek, oturduğu yerden söz de almadan bu anlatılanların dava ile bir ilgisi olmadığını söyleyerek itiraz etti.

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese ise tanığın ifadesinin kesilemeyeceğini belirterek tekrar itiraz edilmesi durumunda itiraz edeni salondan dışarı çıkaracağını söyledi. Ancak bir süre sonra tutuklu sanık Mehmet Zekeriya Öztürk de aynı yönde itirazda bulundu. Başkan Özese'nin talimatıyla Öztürk, jandarma nezaretinde salondan dışarı çıkarıldı. Öztürk, salondan çıkarken "Tüm Türkiye dinlesin. Hepimiz dinleyelim. Katili dinliyoruz." diye konuştu.

YILDIRIM BEĞLER'DEN ÇARPICI İDDİALAR

Güneydoğu'da yıllarca Genelkurmay'ın kadrolu tercümanı olarak görev yapan Yıldırım Beğler, 2009 yılında yaptığı açıklamada; Gaffar Okkan suikastını gerçekleştiren özel kuvvetlere bağlı C timinin Malatya'da düşen CASA tipi uçakta bulunduğunu öne sürmüştü. Norveç'in başkenti Oslo'ya iki saat uzaklıktaki bir köyde siyasi mülteci olarak yaşayan Beğler, dönemin Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ı Hizbullah'ın değil, Özel Kuvvetler'e bağlı bir ekibin öldürdüğünü iddia etmişti. Okkan'ı Özel Kuvvetler'e bağlı C timinin katlettiğini, olay günü bu timdeki askerleri PKK kıyafetiyle gördüğünü öne süren Beğler, kendisinin de bir dönem C timinde görev aldığını savunmuştu. Beğler, suikastı gerçekleştiren 'C- timinin bindirildiği uçağın Malatya'da düşmesiyle bu ekibin ortadan kaldırıldığını öne sürmüştü. 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
09.09.2026
23:59
Bingöl`de iki kritik projeye teknik destek
Bingöl'de iki kritik projeye teknik destek
Bingöl'de trüf mantarının ekonomiye kazandırılması ve kentteki yapı stokunun deprem riski açısından incelenmesine yönelik iki ayrı proje için teknik destek protokolü imzalandı. Projelerden biri kırsal ekonomiye katkı sağlamayı, diğeri ise Bingöl'ün yapı güvenliğine ilişkin kapsamlı bir veri altyapısı oluşturmayı hedefliyor.
09.09.2026
23:57
iPhone 18 Pro ve Pro Max tanıtıldı! Türkiye fiyatları belli oldu
iPhone 18 Pro ve Pro Max tanıtıldı! Türkiye fiyatları belli oldu
Apple, yeni amiral gemisi iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerini tanıttı. Değişken diyaframlı kamera sistemi, 2 nm A20 Pro işlemci ve büyütülen bataryalarıyla dikkat çeken telefonların Türkiye fiyatları da açıklandı.
09.09.2026
23:56
Eğitim-Sen Bingöl`den KHK çağrısı:
Eğitim-Sen Bingöl'den KHK çağrısı: '10 yıllık hukuksuzluğa son verin'
Eğitim-Sen Bingöl Şubesi, KHK'larla görevlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla Kent Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi ve yargı süreçlerinin hızlandırılması çağrısı yapıldı.
09.09.2026
23:55
Bingöl Üniversitesi`nden Gazze için anlamlı panel
Bingöl Üniversitesi'nden Gazze için anlamlı panel
Bingöl Üniversitesi, YÖK'ün Bilim Kafe Etkinlikleri kapsamında Gazze'de savaşın eğitim, bilim ve akademi üzerindeki etkilerinin ele alınacağı bir panel düzenleyecek. 'Gazze'de Üniversite Olmak: Gazze İçin Bilim, Gelecek İçin Umut' başlıklı program, 16 Eylül'de Bingöl Belediyesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilecek.
09.09.2026
23:53
Kadir Çintay yeniden aday:
Kadir Çintay yeniden aday: 'Hedefimiz 27'de 27'
Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası (BİNTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Çintay, 2022-2026 döneminde hayata geçirilen çalışmaları ve yeni döneme ilişkin hedeflerini açıkladı. BİNTSO Başkanlığına yeniden aday olduğunu duyurarak Mavi Liste ile 10 meslek grubunda seçime gireceklerini belirten Çintay; Hedefimiz net, 27'de 27 yapmak.'
09.09.2026
14:13
DEM Parti`de yeni dönem mesajı: `Direnişin yanına inşayı koyacağız`
DEM Parti'de yeni dönem mesajı: 'Direnişin yanına inşayı koyacağız'
DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nin ardından Pervin Buldan'ın 'Demokratik Cumhuriyet Hareketi' açıklamasını değerlendiren Bingöl İl Eş Başkanı Sedat Ormangören, yeni dönemin yalnızca mevcut siyasete itiraz eden değil, Türkiye'yi yönetmeye talip olan bir siyasal anlayış üzerine kurulacağını söyledi. Ormangören, 'Değişecek olan ilkelerimiz değil; bu ilkeleri topluma ulaştırma yöntemimiz, siyaset dilimiz ve örgütlenme pratiğimizdir' dedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın