'O sellektörün ölüm işareti olduğunu birkaç saniye sonra anladık'Bingöl'ün merhum Belediye Başkanı Hikmet Tekin, şehadetinin 47. yılında dualarla anılacak. O kanlı saldırının canlı tanıklarından Mithat Dopdoğru, 47 yıl sonra Bingöl Online'a konuştu. Dopdoğru'nun anlattıkları, yalnızca bir suikastın değil; yarım kalan hayatların, çocuk yaşta taşınan korkuların ve Bingöl'ün hafızasında hiç kapanmayan bir yaranın hikâyesi.![]() Bingöl'ün merhum Belediye Başkanı Hikmet Tekin, şehadetinin 47. yılında düzenlenecek programlarla anılacak. 12 Ağustos 2026 günü gerçekleştirilecek anma kapsamında Yukarı Yenibaşlar Köyü'ndeki kabristanı ziyaret edilecek, ardından ikindi namazını müteakip Bingöl merkez Ulu Cami'de mevlid programı düzenlenecek. 12 Ağustos 1979 gecesi İçmeler mevkiinde kurulan pusudan sağ kurtulan isimlerden biri olan Mithat Dopdoğru, aradan geçen 47 yıla rağmen hafızasında ilk günkü kadar canlı duran o geceyi Bingöl Online'a anlattı.
“Hikmet Dayım babama takıldı”Dopdoğru'nun anlattığına göre, iftar sofrasında sıcak bir aile ortamı vardı. “Hikmet Dayım babama şakayla karışık takıldı. ‘Ömer Ağa, vurulursun diye mi Bingöl'e gelmiyorsun?' dedi. Babam gülümsedi. Hikmet Dayım da ‘Ölürsek şehit, kalırsak gazi' dedi. Babam da ‘Bundan şüphen mi var?' diye karşılık verdi. Şimdi dönüp düşündüğümde, o konuşma sanki kaderin önceden yazılmış bir cümlesi gibiydi. O zaman kimse bunun son konuşmalardan biri olduğunu bilmiyordu.” “Makam arabasına bindik”
“Sellektör pusudakilere verilen işaretmiş”Dopdoğru'nun sesi bu bölümü anlatırken yavaşlıyor.
“Hikmet Dayım silahını çıkarmaya çalıştı”
“Karayolları pikabı gelince saldırganlar kaçtı”
“Başımı sıyıran kurşunu o an fark etmedim”Dopdoğru, saldırıda hafif yaralandığını yıllar sonra bile aynı sakinlikle anlatıyor.
Dopdoğru, bu bölümü anlatırken uzun süre sustu.
Hikmet Tekin kimdi?Hikmet Tekin, 1950 yılında dünyaya geldi. Hacettepe Üniversitesi mezunuydu. 1977 yerel seçimlerinde MHP'den Bingöl Belediye Başkan adayı oldu ve henüz 27 yaşındayken Bingöl Belediye Başkanı seçildi. Göreve geldikten sonra tehditler almaya başladı. İlk silahlı saldırıda evleri otomatik silahlarla tarandı ve yara almadan kurtuldu. 26 Ekim 1978'de uğradığı ikinci saldırıda ise ağır yaralandı. Önce Bingöl Devlet Hastanesi'ne, ardından Elâzığ Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi sürecinde Ankara'ya sevk edilen Tekin, bir böbreğini kaybetmesine rağmen yeniden görevine döndü. Aldığı tehditler nedeniyle koruma talebinde bulundu ancak bu talep karşılanmadı. Ramazan ayında Genç'teki ablasının evinde yaptığı iftar ziyaretinin ardından Bingöl'e dönerken, 12 Ağustos 1979 gecesi İçmeler mevkiinde kurulan pusuda annesi Hümriye Tekin ve kardeşi Ahmet Tekin ile birlikte hayatını kaybetti. “Yaşı küçük, idealleri ve ruhu büyüktü”Dopdoğru, dayısını anlatırken sadece bir belediye başkanından söz etmiyor.
“Kimi siyasette iz bırakır, kimi kir bırakır!”Mithat Dopdoğru, Hikmet Tekin'i anlatırken bir noktada geçmişten bugüne uzanan bir değerlendirme de yapıyor. Ona göre, siyasetin gerçek değeri makamda geçirilen yıllarla değil, geride bırakılan hatırayla ölçülüyor.
“Şehitler unutulmadan, acılar tekrarlanmasın”Mithat Dopdoğru, konuşmasının son bölümünde geçmişin acılarıyla bugünün umutları arasında bir bağ kuruyor. Ona göre, şehitlerin hatırasını yaşatmak ile Türkiye'nin bir daha benzer acılar yaşamaması aynı vicdanın iki ayrı yüzü.
|
|