KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Mevlânâ hakkında para için yazmadım

Elif Şafak, "Aşk" romanıyla ilgili eleştirilere cevap verdi...

Mevlânâ hakkında para için yazmadım
06 EYLÜL 2009 PAZAR 01:00
0
1457
0
AA aa
Yeni romanının satışından 1.5 milyon lira kazandığı belirtilen Elif Şafak, sırf para kazanmak için Mevlânâ hakkında yazdığı yolundaki eleştirilere, bugünkü köşesinde tepki gösterdi. Şafak, "Yapıcı eleştirilerin başımın üzerinde yeri var. Ama şu dibe çekmeler, ithamlar enerjimi azaltıyor. Moralim bozuluyor. Sevgili okur, sen olmasan kurur pilim" diye yazdı.

İŞTE ELİF ŞAFAK'IN BUGÜN GAZETE HABERTÜRK'TE YAZDIĞI YAZI

Sessizlikte bir nota


YURTDIŞINDA doktorasını yapan genç, başarılı bir Türk kadını anlatıyor: "Amerika'dayken gazeteleri takip ediyorum. O kadar moralim bozuluyor ki. Hiç mi birbirini seven yok bu ülkede diye konuşuyoruz eşimle. Sonra geliyoruz memleketimize. Bir bakıyoruz hiç de zannettiğimiz gibi değilmiş. Ailelerimiz, komşularımız, arkadaşlarımız, toplum kavgasız yaşıyor. O zaman anlıyorum, gazetelerimizdeki gürültü patırtı gündelik hayatta yok. Seviniyorum doğrusu. İyi ama eli kalem tutanlarımız neden bu kadar hırçın?"

Başkaları hakkında yazarken son derece temel bir gerçeği unutuyoruz galiba: Hakkında yazı yazdığımız kişilerin de insan olduğunu. Onların da yürek kafeslerinde bir kalp taşıdıklarını. Kalp ki camdandır, billur bir dünyadır. Bakıyorum gazetelere. Edebiyat dünyasından kimin ne kadar para kazandığı hakkında boy boy haberler. "Aşk ve Para" bağlantıları kurulmuş. İnsanın emeğinden kazanması ayıp sanki ya da sırf para kazanmak için Mevlânâ hakkında yazmışım gibi. Kinayeli, dikenli ithamlar.
Şair ve yazarlara fikirlerini sormuşlar. Bir kısmı sağolsun bir araba dolusu taş atmış. Kimi demiş ki: "Elif Şafak iyi bir yazar değil. Reklam ve pazarlama sayesinde satıyor." Kimisi demiş ki: "Bu kadar reklam bana da yapsalar ben de satarım." Marketing, reklam şirketleri, popüler kültür, efsaneler... Sonra telefonlar çalıyor. Gazeteciler arayıp "Filancaya ne cevap vereceksiniz?" diye soruyorlar. Halbuki ne filancaya ne falancaya cevap vereceğim. Polemik sevmiyorum. Gazeteleri takip ederken morali bozulan o gencecik akademisyeni hatırlıyorum. Kalemimi daha hayırlı işler için kullanmak istiyorum. Ama bir sebebi daha var polemiklerden uzak durmamın, en haksız eleştirmenime dahi cevap vermememin: Çünkü canım yanıyor. Çünkü inciniyorum. Çünkü ağırıma gidiyor. Çünkü robot değil, insanım.

* * *

Tasavvufta yollar kat etmiş manevi büyükler diyor ki: "Evlat, öyle bir kıvama gelmelisin ki, taş da gül de bir olmalı gözünde. Ne iltifata sevinmeli, ne yergiye üzülmelisin." Bense hâlâ güzel sözle mutlu oluyor, kötü sözle inciniyorum. Demek ki pişmemişim, pişmemişim, pişmemişim.
Eleştiri iki şekilde olur. Eleştirdiğin insanı ya daha ileriye götürmek ya dibe çekmek için. Birincisi "yapıcı eleştiri", yaraya merhem sürer gibi. İkincisi "yıkıcı eleştiri", keskin ve sirkeli. Yapıcı eleştiri ne kadar ağır olursa olsun başımın üstünde yeri var. Öğrenirim ondan. Öğrenirim kusurlarımdan. Seve seve. Ama hani şu dibe çekmeler var ya. Enerjim azalıyor. Moralim bozuluyor. Bazen romanlarımı yayınlamaktan vazgeçmeyi düşünüyorum. Yazmayı bırakamam ama hiç olmazsa yazdıklarımı kendime saklayayım diyorum. Ne gerek var bunca kem söz işitmeye?

Ama sonra bir okur mektubu geliyor beklenmedik bir yerden. Bir e-mail, bir kart, dolmakalemle yazılmış bir mektup, kurutulmuş bir çiçek, bir hayır duası. Kız öğrencilerin yaptığı kolyeler; Adana'dan, Batman'dan, Elazığ'dan tebrikler; hapishanelerden dokunaklı teşekkürler... Amasya'dan, İzmir'den, Konya'dan, Rize'den, Amsterdam'dan, Berlin'den, Boston'dan.... Romanımın, gönüllerinin kapısını nasıl araladığını, AŞK'ın onlara ruhdaş olduğunu anlatıyorlar. Gözlerim doluyor. İncinen yüreğimde hummalı bir tadilat başlıyor. Dedim ya, hamım daha, güzel söze seviniyorum.

Ve okurlar... Edebiyat okurları... O kadar çoklar ve o kadar azlar. O kadar özeller ve o kadar güzeller. Öylesine som, pazarlıksız, hakiki, samimi ve baki... Sevgili okur, sen olmasan bu hengâmede kurur pilim. Okur bil ki sana müteşekkirim.
"Bilenlerden misin, öğrenenlerden mi?" diye soruyor bir gönül dostum. "Öğrenenlerdenim, şükür" diyorum. "O zaman sevin" diyor. "Teşekkür et en haşin eleştirmenlerine. Kırıyorlar ya kalbini, sevin çünkü nefsine ağır gelen şeyde senin için hayır vardır." Haklı. Ve ben o yüzden yazıyorum bu yazıyı. AŞK'ı bir çırpıda karalayanlara, nefsime ağır gelen sözlerindeki sonsuz hayır için teşekkür ediyorum...


habertürk
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın