KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
21 Ağustos 2026 Cuma
°C

Izmir'de 'faşistler' mi taş attı?

USAK Uzmanı İhsan Bal, Gazete HABERTÜRK "Editoryal" sayfası için yazdı

Izmir`de `faşistler` mi taş attı?
24 KASIM 2009 SALI 10:59
0
1533
0
AA aa
2005 yılındaki kuruluş aşamasında ve sonrasında Türkiye'nin hassasiyetlerini dikkate alacağını, herkes için demokrasi isteyeceğini, etnik milliyetçiliğe hapsolmayacağını söyleyen DTP Türkiye'nin sükûnete en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde maalesef bu sürece katkı vermemektedir. Öyle anlaşılıyor ki süreç, Habur'daki ağır tahrik sonrası İzmir'e kadar taşınmıştır.
Başkalarından sinirlerine hâkim olmalarını ve demokrasi için ciddi çaba sarf etmelerini talep eden DTP'nin kendisinin bu konuda hiçbir katkıda bulunmaması çok dikkat çekicidir. Şunu anlamak çok zor: Toplumsal uzlaşıyı, ortak değerlerde buluşmayı ve farklı toplumsal kesimler ile empati kurmayı bu kadar önemsediğini söyleyenler, İzmir'de PKK bezleri açanların veya Öcalan'ı destekleyenlerin nasıl bir gerilim yaratma çabası içerisinde olduklarının farkında değiller midir?  Evet, toplumsal hafızamız zayıf olabilir, ancak 20 Haziran 1987'de Mardin ili Ömerli ilçesi, Pınarcık köyünde 16'sı çocuk, 6'sı kadın, 8'i erkek, toplam 30 kişinin katledildiği vahşeti unutacak kadar değil. Öcalan'ın bu eylemden soyutlanması mümkün müdür? Ya da Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde aralarında kadınların da bulunduğu 28 kişinin 6 Temmuz 1993'te katledilmesi ve benzeri daha birçok vahşet PKK ve Öcalan'dan ayrı düşünülebilir mi?
Niyetimiz kesinlikle yakın tarih trajedilerini günümüze taşıyarak çatışmaları alevlendirmek değil. Ancak empati kurmak ve geçmiş ile yüzleşmek sadece asit kuyularının ortaya çıkarılması ile sınırlı tutulamaz. Türkiye'nin batısı doğusuna kucak açar, demokrasiyi savunup hukuk standartlarını yükseltir ve hatta geçmişi ile yüzleşmeye bu kadar yakın dururken, doğunun bir kısmını temsil ettiğini iddia eden bir partinin yandaşlarının Türkiye'nin en batısında PKK bezleri açmaları, kanla yıkanmış bir örgüt lideri lehine sloganlar atmaları kabul edilemez bir tahriktir. Demokratikleşme sürecinde içtenlik testi muhakkak karşılıklı empati gerektirmekte ve süreç ‘ikimizin hikayesi' olarak düşünülmek zorundadır. Yakın tarihimize bakacak isek birlikte bakacağız ve sonuçta acılarımızı birleştirerek mutlu, güçlü ve özgür bir Türkiye'yi inşa edeceğiz. Ancak bu süreç masumların katledildiği terör eylemlerinin meşrulaştırılması üzerine inşa edilemez.
İzmir'de DPT'lilere atılan taşlara tepki gösterebiliriz, bunu demokratik bulmayabiliriz ki ben de yapılanı onaylamayanlardanım; ancak, taş atanların faşist olduğunu iddia etmek toplumun hassasiyetinin doğru okunmadığını göstermektedir. Ahmet Türk saldırıları “faşist anlayış” olarak tanımlamakla Mussolini ve Hitler'le özdeşleşen ırkçı siyaseti ve demokrasiye kökten karşı çıkan bir yaklaşımı ön plana çıkarmaktadır.  Bu tanımlama sorumluluğu tamamen karşı tarafa atan ve özünde empatiyi katiyen barındırmayan kolaycı bir yaklaşımdır. Oysaki kalabalığın neden öfkelendiğini ve neden tahrik olduğunu anlama zahmetine katlanacak bir DTP, sadece ülkenin batısında değil, doğusunda da bir kısım sessiz kalabalıkların PKK ve Öcalan ile özdeşleşen şiddetin normalleştirilmesi çabasına karşı çıktıklarını görecektir. Türkiye'deki Kürtlerin haklarına eskisinden çok daha fazla ‘evet' diyen ve bunun normalleşmesini savunan geniş kitlenin karşısına böylesine simgesel cinayetlerle anılan bir örgütü ve liderini koymak ne demokratikleşme sürecine ne Türkiye'de hukukun içselleştirilmesine ne de daha fazla özgürlüğe katkı sağlamaktadır. İzmir'deki öfkeli kalabalığın davranışları tasvip edilemez, ancak bu kitlenin ağır tahrikler karşısında taşlı saldırıda bulunması faşizan değil, olsa olsa tepkisel bir durumdur. Bu tür toplumsal olaylar karşısında olayların nedenleri konusunda kendi payına düşeni okumadığı sürece DTP'den Türkiye'nin hiçbir bölgesine daha fazla demokrasi getirmesi beklenemez. Faşizm mi? Bu sadece aynada kendine bakamayanların son zamanlarda kestirmeci bir yaklaşımla başkalarını suçlamasının adı olmaya başlamıştır. İhsan BAL
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Uzmanı

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın