Geçmişin okuyan bireylerinin idealleri ile yeni neslin idealleri arasındaki uçurumu özetleyip “Herkes derin dünyevi hesaplar, milli veya beyne'l-milel çıkarlar uğruna küçük bir şehri dönüştürmeye, kendi emellerine alet etme yarışına girmiş durumda” değerlendirmesinde bulunan Özdemir: “Kimimiz varlık yokluk meselesi haline getirilen dil tartışmaları arasında kendimize vücut vermeye çalışırken, imanı ve namazı teneffüs ettiremediğimiz çocuklarımız çarşıda pazarda birbirlerinin canlarını almaya başladılar. Bizden olan başkaları ise reklam panoları ve afişlerinde, dindışı hayatın sıradanlaştırıldığı televizyon programlarında boy gösteren hemşerilerinin reklamını yapmağı en önemli mesele olarak görürken elimizin altından kayıp giden çocuklarımıza nasıl bir yol gösterdiklerinin farkında değillerdi sanırım. İşin bir de en acı noktası var ki yüreklere sekte vuracak nitelikte. İnsanların birbirine kurşun sıktığı, çocukların kavgalarda öldürüldüğü, intiharların yaygınlaştığı ortamda bizim camilerimizde sevgililer günü hürmetine hutbe okunur ya, işte buna yürek dayanmaz” yorumunda bulundu.
İmamlardan cemaatlere birçok eleştirel mesajların yer aldığı değerlendirmelerde bulunan Özdemir: “Kalkınmışlığımızı, basit ve bizleri günaha sürükleyebilecek manasız şeylere bağlamayalım” tavsiyesini de paylaştı.
Hüseyin Ödemir'in Köşe Yazısını Okumak İçin TIKLAYINIZ…