KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Temmuz 2026 Çarşamba
°C

Hocalar

Hocalar
15 NİSAN 2009 ÇARŞAMBA 12:55
0
1092
0
AA aa
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki ne yazacağına sabahleyin karar vermen mümkün değil.
Sen bir şeyi yazmayı düşünürken bambaşka şeyler oluveriyor.

Ben, “Yazıcıoğlu suikasta kurban gitti” iddiasının bizim tahminimizden daha ciddi olabileceğini yazacaktım.

Alperenler'in Ergenekon tarafından kullanılmasını engellemeye çalışan Yazıcıoğlu'nun bu nedenle öldürüldüğü dilden dile fısıltı halinde dolaşıyordu.

Bu tür söylentileri çok ciddiye almadığımdan pek aldırmamıştım.

Ama daha Yazıcıoğlu'nun “kırkı çıkmadan” Alperenler'in İstanbul başkanı bir televizyonu basıp Rasim Ozan Kütahyalı'ya saldırınca, doğrusu bu “ilk işaret mi” diye geçirdim aklımdan.

Özür dilemek ve “geçmiş olsun” demek için arayan BBP yöneticilerine de aynı şeyi söyledim.

Bu konuda tedbir almazlarsa, bu saldırganı Alperenler'in bünyesinde tutarak “saldırganlığı teşvik eden” bir görüntüyü benimserlerse, bundan sonra bu örgütün yapacağı bütün eylemlerden kendilerinin sorumlu olacağını anlattım.

Haşmet Babaoğlu da dün bu konuya değinip, “suikast” söylentisinin doğru olabileceğini bu son “eylemin” ortaya çıkardığını yazmıştı.

Yazıcıoğlu'nun koltuğunu devralanlar eğer “saldırganı” cezalandırmazlarsa, bu saldırıların önünü açarlarsa, sadece bu saldırılardan dolayı değil, Yazıcıoğlu'nun başına gelenler konusunda da “şaibe” altına girecekler.

Çünkü, eğer söylentiler doğruysa, Yazıcıoğlu bir suikasta uğradıysa, bu suikastı düzenleyenler, onun yerini alacak “yeni ekibin” saldırılara yol vereceğine de güveniyorlar demektir.

Sabahleyin bu konuyu yazmayı düşünüyordum.

Ama dediğim gibi “sabah düşündüğünü” akşamüzeri yazmak pek mümkün olmuyor bu ülkede.

Ben bunları yazmayı düşünürken büyük bir operasyon başladı Türkiye'de.

Ülkenin dört bir yanında rektörler, profesörler Ergenekon davasıyla ilgili olarak gözaltına alınmaya başladı.

Bu gözaltılar, “darbe hazırlıklarının” üniversitelere kadar girdiğine dair polisin elinde “belgeler” ya da “bilgiler” olduğunu gösteriyor.

Gözaltına alınanlardan üç tanesini özellikle çok iyi tanıyoruz.

Birincisi Profesör Mehmet Haberal.

Onun adı Bülent Ecevit'in hastalığı sırasında çok ön plana çıkmıştı.

Eski başbakan Haberal'ın yönettiği hastaneye yatırıldı ve az daha orada ölüyordu.

Bülent Ecevit, ancak eşi onu hastaneden “kurtardığında” iyileşti.

Bu, herhalde pek sık rastlanan bir durum değildir.

Hastanede kötüleyip, çıkınca iyileşen hastaya pek rastlanmaz.

Darbecilerin yakalanan “planlarında” Ecevit'i “tasfiye” etmek istediklerini gösteren belgeler de bulundu daha sonra.

Profesör Erol Manisalı'nın ise Ergenekon sanıklarından General Levent Ersöz'le yaptığı konuşma bizzat Ersöz tarafından videoya kaydedilmişti.

Bu video ele geçti.

Biz de o konuşmayı yayımladık.

Manisalı, darbecilere yol gösteriyordu.

Akıl veriyordu.

Kimlerle işbirliği yapılabileceğini isim isim sayıyordu.

Üçüncüsü ise Profesör Türkan Saylan.

Türkan Hanım'ı tanımam ama onun evini bastıklarını duyduğumda içim sıkıştı.

Eğer bir suçu varsa da kötü, yoksa da kötü.

Saylan, cüzzam konusunda büyük işler yapmış bir profesör.

Bu hastalıkla yıllarca mücadele etti.

Cumhuriyet mitinglerinin hazırlayıcılarındandı ama o mitinglerde “ne darbe, ne şeriat” diyen de oydu.

Hatta bu yüzden onu mitinglerde konuşturmaz olmuşlardı.

Profesör Saylan'ı gözaltına almadılar.

Buna sevindim.

İncelemek için bazı CD'lerine el koymuşlar.

Umarım, Ergenekon rezilliğine bulaşmamıştır.

Gözaltına alınanlar suçlu mu, değil mi bilemeyiz.

Ama bir ülkede bu kadar kalabalık bir “akademisyen” grubunun darbeyle ilişki kurduğundan “kuşkulanılması” bile çok korkunç.

Düşünsenize, bu insanlar bir yandan gençleri eğitiyorlar, bir yandan da bu hocaların darbecilerle ilişkileri olduğundan kuşkulanılıyor.

Bunlar ülkenin “aydın” zümresinden.

Sanırım asıl sorun, bu ülkede kendine aydın dediğimiz insanların çoğunluğunun bir ordu darbesini açık ya da gizli desteklemesi.

Türkiye Komünist Partisi'nin eski genel sekreteri Nabi Yağcı da Neşe Düzel'le yaptığı konuşmanın bugün yayımladığımız ikinci bölümünde, “solcuların darbeye hoşgörülü baktıklarını” söylüyor.

Aydınların, solcuların zihnen ya da fiilen “darbeci” olması bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri.

Bir siyasi partiye muhalif olmayı “solculuk ve aydın olmak” sanan bir “aydın zümresi” varsa, dünyanın gidişatını hiç kavrayamayan bir entelektüel sığlık içinde hâlâ darbecilerle işbirliği yapabiliyorlarsa, o ülke fikirsel bir çamura bulanmış demektir.

Böyle bir sığlıkla, böyle kirlenmiş zihinlerle nasıl dünyaya ayak uyduracak gençler yetiştirebilir bu toplum?

Bu insanların yetiştirdiği çocuklar kırk yaşına geldiklerinde, bugün Harvard'da, Oxford'da, Sorbonne'da okuyan Amerikalı, İngiliz, Fransız gençlerle dünya sahnesinde nasıl rekabet edecekler?

Bu darbe merakı ve bu “zihinsel sığlık” bu ülkeyi çok yaraladı.

Görülüyor ki sadece “bugünümüz” değil “yarınımız” da sakatlanmış.

Bu toplumu kötü yerinden vurmuşlar.

ahmetaltan@gazetem.net

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
07.07.2026
13:31
Servi`de dut pekmezi mesaisi başladı!
Servi'de dut pekmezi mesaisi başladı!
Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Servi köyünde yaz mevsimiyle birlikte dut pekmezi mesaisi başladı. Tamamen geleneksel yöntemlerle ve el emeğiyle hazırlanan pekmez, günler süren zahmetli bir sürecin ardından sofralara ulaşıyor.
07.07.2026
12:09
Bingöl Umut Kervanı`ndan haziran ayında 3,8 milyon TL`lik yardım
Bingöl Umut Kervanı'ndan haziran ayında 3,8 milyon TL'lik yardım
Bingöl Umut Kervanı Derneği, 2026 yılı haziran ayı faaliyet raporunu açıkladı. Dernek, yurt içi ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine toplam 3 milyon 796 bin 291 TL tutarında ayni ve nakdi yardım ulaştırdığını duyurdu.
07.07.2026
11:26
Bingöl`deki feci kazada 3 kişi hayatını kaybetti
Bingöl'deki feci kazada 3 kişi hayatını kaybetti
Bingöl'ün Yayladere ilçesinde meydana gelen trafik kazasında pikabın uçuruma yuvarlanması sonucu 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi ise yaralandı. Hayatını kaybedenlerin Diyarbakır'ın Hani ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.
06.07.2026
18:49
12Bingölspor`da aday çıkmadı! Sitemler sloganlarla haykırıldı
12Bingölspor'da aday çıkmadı! Sitemler sloganlarla haykırıldı
Bugün Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde ASKF Başkanı Ali Ekber Alimoğlu'nun divan başkanlığını yaptığı 12Bingölspor Olağan Üstü Kongresine, Eski Başkan M.Engin Özturan da katıldı. Özturan, takıma sahip çıkılmaması konusundaki sitemini paylaşırken, beklenen aday çıkmaması üzerine evraklar imzalanarak kulübün Bingöl Valiliği'ne devri kararı alındı. Evraklar yarın Valiliğe teslim edilecek ve kayyum atanacak.
06.07.2026
17:52
Bingöl`de yol ve kaldırımlarda kapsamlı yenileme
Bingöl'de yol ve kaldırımlarda kapsamlı yenileme
Bingöl Belediyesi, 2026 yılı yatırım programı kapsamında 42 bin tonu aşkın BSK asfalt uygulaması ve 26 bin metrekareyi bulan parke-bazalt kaldırım çalışmasıyla şehir genelinde yol ve kaldırımları yeniliyor. Ayrıca bazı bölgelerde dekoratif aydınlatmalar da yapılacak.
06.07.2026
17:37
Sosyal yardım ödemelerine zam
Sosyal yardım ödemelerine zam
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, temmuz ayı memur maaş katsayısındaki artışla birlikte sosyal yardım ödemelerinin de yükseltildiğini açıkladı. Yaşlı aylığı, engelli aylıkları, evde bakım yardımı, SED desteği ve koruyucu aile ödemeleri yeni tutarlar üzerinden hesaplara yatırılacak.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın