Kentin genel sorunları arasında başrolü üstlenen sağlık alanında yaşanan sıkıntılar, bitmek tükenmek bilmiyor. 2010'da müjdelenerek temeli atılan Bingöl Devlet Hastanesi Ek Binası 4 yıla yakındır bitirilemezken, sağlık alanındaki doktor sıkıntısı, personel yetersizliği, cihazlardaki teknik arızalar, dışarıya sevkler vb. sorunlar halkı mağdur etmeye devam ediyor.
Her platformda sağlık alanında yaptıkları hizmetlerle övünen hükümet, söylemlerinde gösterdiği başarıyı ne yazık ki eylemlerinde bir türlü gösteremedi. Çektiği ağır diş sancılarından kurtulmak için Bingöl'de Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine giden Ömer Aşkın adlı vatandaş, hastanenin ilgisizlik ve yetersizliğinden şikâyet etti. Hastanede şikâyetini iletecek bir muhatap bulamadığını belirten Aşkın, söz konusu hastanenin kocaman bir binadan ibaret olduğunu belirterek kendisinin yaşadığı mağduriyetin başkalarının yaşamaması için konuyu basına taşımakta fayda gördüğünü vurguladı.
DİŞ SANCISINI DİNDİREMEYEN DİŞ HASTANESİ!
Aşkın, önceki günlerde başından geçen olayı şu şekilde anlattı: “Yaklaşık 3 gün boyunca diş sancısı çektim, oruçlu olduğumuz için gündüz hastaneye gidemedim. Ancak ağrım geceli gündüzlü şiddetlenince 08.07.2015 tarihinde saat 08.00'de Bingöl Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine başvurdum. Kaplama dişin altındaki ana dişin ağrıdığının tespit edildiği tedavide, talebim üzerine onlara zahmet oldu ama röntgen çektim. Dişimdeki rahatsızlığa şahit olan ilgili doktor ilaç yazıp beni göndermek istedi. Acil servisinde olduğumdan ötürü, detaylı bir muayenenin olamayacağını bilmekteydim. Kendisine ağrım çok şiddetli dayanamıyorum bir ağrı kesici iğne vurun dedim. Ama doktor cevaben; ‘Yapamayız, git Devlet Hastanesine orada ağrı kesici iğne yaptırırsın' dedi. O ağrının şiddeti ve orucun yorgunluğu ile soluğu Bingöl Devlet Hastanesinde aldım. Oradaki personelin şaşkınlığı dikkat çekiciydi; şunu söyledi; ‘Sen diş ağrısı çekiyorsun ki çekenler iyi bilir. Diş hastanesi nasıl bir ağrı kesici yapamıyor, müdahale bulunamıyor da, seni buraya göndermiş?' Bu arada şunu da belirteyim ki yanlış anlaşılma olmasın. Diş hastanesi beni bir başka hastaneye sevk etti demiyorum. Demem o ki; diş hastanesine diş sancısı için giden bir hastayı başka bir hastaneye sevk eden anlayışı nasıl karşılamamız gerekiyor, bu konuda bir an eksikliğim olduğunu düşündüm.”
‘DOKTOR GEREKENİ YAPIP İLAÇ YAZMIŞ, BİR SORUN YOK'
Yaşananlardan sonra Sağlık Bakanlığı şikâyet hattını arayarak konuyu ilettiğini ancak buradan aldığı cevapla bir kez daha şok geçirdiğini belirten Aşkın, “Konuyla ilgili hiçbir personel ve doktorla polemiğe girmedim, onları azarlamadım veya kızmadım. Sistem bozuk işliyor deyip, telefona sarıldım ve Alo 184 Sağlık Bakanlığı şikâyet hattını aradım. Konuyla ilgili gerekenleri ilgili yerlere iletip bana döneceklerini söyleyip telefonu kapattılar. Bir süre sonra bana döndüklerinde şikâyetime cevaben şunları söylediler; ‘Beyefendi doktor gerekeni yapmış size ilaç yazmış. Sizde başka bir hastaneye gidip iğne yaptırmışsınız bir sorun yok' dediler. Bende telefonda kendilerine şu soruları sordum ve sizinle polemiğe girmeyeceğimi ve sisteminizden kaynaklı hataların olduğunu ve hizmet alanında çok ama çok yetersiz olduklarını söyledim. Şöyle ki; Bingöl Ağız Ve Diş sağlığı Hastanesinde acıdan kıvranan bir diş hastasına bir ağrı kesici iğne yapmak çok mu zor? Diş hastanesi diş problemi çözümünde neden aciz kalıyor ve konuyla alakasız başka bir hastaneye gitme tavsiyesinde bulunuyor. Yine Bingöl Ağız ve Diş Hastanesinde neden 5 yaşındaki çocuklara müdahale edilemiyor ve çevre illere sevk ediliyor.
Bu anlamda 5 Yaşındaki çocuğumu Diyarbakır'a tedaviye götürdüm. Ağzında hala dolgu var. Sağlık hizmetlerindeki kıstas, binanın konfor ve büyüklüğüyle mi, yoksa hizmetin genişliği ve kalitesiyle mi alakalı bunu da bilmek istiyoruz? Kısacası mağduriyetimi kamuoyuyla paylaşarak başkalarının da aynı mağduriyeti yaşamamasına vesile olmak istedim.” diye konuştu.
‘AMACIM BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL ÜZÜM YEMEK'
Aşkın, “Amacım üzüm yemekti bağcıyı dövmek değil. Zaten ben hiçbir şekilde ne sağlık personelini rencide ettim ne de şikâyette bulundum. Sağlık Bakanlığıyla görüşmem kayıt altındadır. Kendilerine doktordan şikâyetçi olmadığımı ama sistemden şikâyetçi olduğumu dile getirdim. Şahıslarla uğraşacak değilim. Acılar elbette diner, ama dinmeyen acılar kişilerin vicdansızlığı, yetkililerin vurdumduymazlığı ve halkın bu konuda sessizliğidir. Ben birçok kişinin duygularına tercüman oldum. Bu haberi de duyarlılığımdan ötürü paylaşıyorum. İnşaallah örnek olur da her kardeşimiz yaşadığı mağduriyeti dile getirir. Bu hem ülkeyi, hem ili kalkındırır, hem de personeli duyarlı, hizmeti de kaliteli yapar. Faydayı da zincirleme olarak herkes görür. Yetkililerden konuyla ilgili ivedilikle iyileştirme bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.(Nihat Kanat-İLKHA)