Gülsüm'den gizli tanığa çağrıHakkında gizli tanık 'Avcı' tarafından verilen ifadelerle ilgili konuşan Gülsüm Koç: Gerçekten eğer bunu iddia ediyorsa, çıkıp bunu söylesin. Önümde çok uzun yıllar var. 18 yaşında birinin yaşanmışlıklarına engel olan, ket olan biri, bunların hepsini görüp gerçekten vicdanına dokunsun öyle ifadesini versin.'![]() Bingöl'de polis aracısına silahlı saldırıda bulunduğu gerekçesiyle Diyarbakır'da yargılandığı mahkemece 'gizli tanık' ifadesiyle müebbet hapis cezasına çarptırılan lise öğrencisi 19 yaşındaki Gülsüm Koç, gizli tanığa çağrıda bulundu. Bingöl'de 2011 yılında polis aracına düzenlenen silahlı saldırı olayına katıldığına ilişkin hakkında gizli tanık ifadesi bulunan lise öğrencisi Gülsüm Koç, Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce ömür boyu ve 26 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Siirt E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Koç, haftada bir kez daha önceden yönetime bildirdiği iki numaradan biriyle telefonla görüşebiliyor. Haftada bir kez olmak üzere 10 dakika telefon görüşmesi hakkı bulunan Gülsüm Koç, bir hafta Bingöl'de bulunan ailesini, bir hafta ise İstanbul'da bulunan ağabeyi Hakan Koç'u arıyor. "BÖYLE BİR CEZAYI BEKLEMİYORDUM" Gözaltına alındığı gün itibariyle bir hukuksuzluğun kendini gösteremeye başladığını ifade eden Gülsüm Koç: “Yargılandığım maddeler şaşırtıcıydı. Yargı süreciyle birlikte bunun değişeceğine inanıyordum. 2 yıllık bir yargılanma sürecim oldu. Ama yargılandığım süre içinde şunu gördüm ki, bir ceza vereceklerinin kararındaydılar. Bunun nasıl gelişeceğini çok iyi bilmiyordum. Ama alınan karar, verilen ceza gerçekten beni şaşırttı. Çünkü böyle bir cezayı beklemiyorduk. En azından bir yerde hukukun, adaletin işleyeceği düşüncesindeydik. Beklediğimiz gibi bir sonuç olmadı. Dosyaya bakıldığında elle tutulur delil diye sunulabilecek herhangi bir şey yoktu. Ama buna rağmen bu kadar ceza verdiler. Yargılandığımız süre içerisinde gerçekten de adaleti göremedik. Çünkü bir düşünce vardı. 'Biz buna cezayı vereceğiz, ne pahasına olursa olsun. Elimizde delil olursa da, olmazsa da bu cezayı vereceğiz.' düşüncesi vardı. Sonuçta o cezayı da verdiler. Böylesi bir durum gelişti" dedi. "HAYALLERİNİZ VARDIR, BUNLARIN HEPSİ GERİDE KALDI" Yargılanma süreci içinde cezaevinden çıkıp çıkmama arasında bir sürü kararsızlık olduğunu belirten Gülsüm Koç: “Ama ceza aldıktan sonra artık şunu hissedebiliyorsunuz. Diyorsunuz ki, 'artık tamam buraya aitim.' Bir yanda o mahkeme sürecinin son bulması belki sizi rahatlatabiliyor. Ama bir yerden sonra artık geride bıraktıklarınızın size çok uzak olduğunu, bundan kaynaklı artık buraya ait hissettiğiniz duygusunu yaratıyor insanda. Okulumun mezuniyetini veremememin üzüntüsü vardı içimde. Okulumun mezuniyetini veremedim. Cezaevindeyken bu gerçekleşti. Hayalleriniz vardır, programlarınız vardır, planlarınız vardır. Bunların hepsi geride kaldı. İnsan yapamayacaklarının özlemini çekiyor. Yani tüm yarım kalmışlıklar insanda bir acı olarak kalıyor" diye konuştu. "TARİHİ YERLERİ GEZMEK İSTİYORDUM" Daha önce gidip görmediği yerleri gezmek ve görmek istediğini ifade eden Koç, "Dışarıda en özlediğim şey bu aslında. Çünkü burada da en fazla şunu hissediyorsunuz. Okuduğunuz, izlediğiniz yerlerin gezilip görülmesi gerçekten çok güzel. Ama genç yaşta bunları göremeden, gezmeden, o şehirleri, o tarihi yerleri gezmeden ondan uzak kalmak, koparılmak gerçekten özlemini duyduğum şey oldu. Bu coğrafyalarda yaşanan acıların yaşandığı sokakları gezip görmek isterdim. Batı'sıyla, Doğu'suyla her yeriyle gezmek isterdim. İnsan kendi halkının, birlikte yaşadığı halkların coğrafyasını, oradaki kültürelliğini, Türkiye'de yaşayan bütün halkların kültürel etkinliğinin var olduğu bütün şehirleri gezip görmek istiyor" dedi. GÜLSÜM'DEN GİZLİ TANIĞA ÇAĞRI Hakkında gizli tanık 'Avcı' tarafından verilen ifadelerle ilgili de konuşan Gülsüm Koç: “Gerçekten eğer bunu iddia ediyorsa, çıkıp bunu söylesin. Biz mahkemede bulunması talebinde bulunduk. Ama kabul etmediler. Ne pahasına olursa olsun, bizim kararımızı değiştirmeyecek deniyordu. Eğer gerçekten beni gördüğünü iddia ediyorsa çıkıp bir kez daha bunu ifade etsin. Çünkü sonuçta ben o gün orada olmadığımı kanıtladım. Benim kendi tanıklarım vardı. Ama bugün kalkıp bir tanık bunu ifade ediyor. Bu tanığın ne kadar doğru olduğu iddianameye de yansıdı. Çünkü kendi içinde de çelişki barındıran bir durum söz konusu. Eğer gerçekten bunun var olduğuna inanıyorsa, bir kez daha çıkıp bunu doğrulasın. Çıkıp gördüğünü söylesin. Bunların hepsini, bütün çelişkileri açığa çıkarması gerekiyor. 18 yaşındaki bir genç kadın, lise okuyan, üniversite sınavlarına hazırlanan biriyim. Sonuçta belki cezaevinin ne olduğunu, cezaevinin anlamını bilmeyen biri anlaşılan. Bunların hepsini görmeli. Önümde çok uzun yıllar var. 18 yaşında birinin yaşanmışlıklarına engel olan, ket olan biri, bunların hepsini görüp vicdanına dokunsun. Ben bu insanın hayatını cezaevinde geçirmesini kabul edebilir miyim? Ben bunu yaparken onun yaşamını, onun yaşadıklarını, geride bıraktıklarını, uzun yıllar burada kalabileceğine gönlüm razı olabilir mi, vicdanım buna el verir mi? Bunu çıkıp dile getirsin. Gerçekten vicdanına dokunsun ve öyle ifadesini versin" şeklinde konuştu. YORUM YAZIN ![]()
|
|