Artan ahlaki yozlaşma aile yapısını da olumsuz yönde etkiliyor. Aile içi şiddet, boşanma, cinnet geçirme vakaları toplumun felakete sürüklüyor.
Toplumun çekirdeği olan aileler dağılmaya devam ediyor. Her gün gazetelerin 3. sayfalarında kadın cinayetleriyle ilgili haberler okumak mümkün. İstatistikler boşanmaların her geçen gün arttığını gösteriyor. Türkiye'de evlenme yaş ortalamasının artması da bir yandan aile yapısını bozarken öte yandan boşanmalarda etkin rol oynuyor.
Konu hakkında görüş bildiren Bingöllü hemşerimiz Gazeteci Yazar Mehmet Ali Gönül, sağlam bir aile yapısı için evlilik yaş ortalamasının yükseltilmemesi gerektiğini vurguladı.
“EVLİLİKLERİ ZORLAŞTIRMAYIN”
Çeyiz, takı gibi taleplerin evlilikleri geciktirdiğine dikkat çeken Gönül: “Bir delikanlı düşünün kendini günahtan korumak, hayatına yön vermek için eş adayı arıyor. Nereye gitse takılardan, çeyizden söz ediliyor. Evlenen çiftlere bir şey alınmasın demiyoruz. İmkân varsa harama kaçmamak şartıyla bundan istifade edilebilir. Ama temiz duygularla yola çıkan gençlerin önünü tıkmamamız lazım” dedi.
“EN GÜZEL ÖRNEK RESULULLAH VE HZ. HATİCE'NİN HAYATI”
Evli çiftlere de seslenen Gönül, “Eve yorgun argın gelen bir kocanın en fazla muhtaç olduğu şey ilgidir. Bunun en güzel örneğini Resulullah ve Hz. Hatice'nin hayatında görüyoruz. Hz. Hatice, Allah Resulüne karşı sevgi ve saygı gösteren, malının tamamını onun için infak eden her yönüyle numune bir şahsiyetti. Resululah (s.a.v) hayatı boyunca Hz. Hatice'yi neden unutmadı? Çünkü O, Resululah'ın kalbindeki hüznü alıp çekerdi” şeklinde konuştu.