KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Devlet mardin katliamını böyle okudu

Mardin Mazıdağı'na bağlı Bilge köyünde aralarında çocukların da bulunduğu 44 kişinin ölümüyle ilgiligi araştırmada ilginç tesptilere yer verildi.

Devlet mardin katliamını böyle okudu
08 TEMMUZ 2009 ÇARŞAMBA 08:39
0
1240
0
AA aa
Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde yaşanan saldırı olayının ardından yapılan araştırmada, ''feodal aile mülkiyeti'' ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ''çok çocuk sahibi olma ve akraba evliliği''nin bölgedeki sorunların temelini teşkil ettiği belirtildi.

Mardin Valiliğinin desteğiyle Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Yıldız Akpolat yönetiminde yapılan ''Mardin Saha Araştırması''nın ön değerlendirme raporu açıklandı.

Raporda, 4 Mayıs 2009 tarihinde 7'si çocuk 44 kişinin ölümü, 4'ü çocuk 10 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırının gerçekleştiği Bilge köyü ile diğer husumetli köylerin de bulunduğu 15 köyde 636 ile kişiyle yüz yüze görüşme yapıldığı belirtildi.

Anket ve gözleme dayalı yapılan araştırmanın ön değerlendirme raporunda ''şiddet ve kültür'' çekilirken, bölgenin temel geçim kaynağının tarım ve buna bağlı olarak üretim aracının da toprak olduğu ifade edildi.

Toprak üzerindeki mülkiyet türünün ise feodal aile mülkiyeti olduğu kaydedilen raporda, kağıt üzerinde tapuların ayrı olmasına rağmen erkek kardeşlerin toprak üzerindeki kullanım haklarını büyük olana devrettiğine dikkat çekildi.

-''KIZ ÇOCUKLARINA MİRAS VERİLMİYOR''-

Kız çocuklarına miras hakkı tanınmadığı ifade edilen raporda, bunun nedeninin kız çocuklarının ''değersiz'' olarak görülmesi değil akraba evliliği olduğu belirtiliyor.

Bölgede evliliğin daha çok amca çocukları arasında yapılarak malın bölünmesinin engellendiği ifade edilen raporda, bu yüzden kullanımı ortak olan topraktan kız çocuklarına miras verilmesinin ''gereksiz'' görüldüğü kaydediliyor.

Üretimin toprağa dayalı olduğu bölgede tarımda makineleşmenin gerçekleşememesi nedeniyle insan gücünün hala büyük önem arz ettiği ve bu nedenle ailelerin çok fazla çocuk yaptıklarına vurgu yapılıyor.

Çok çocuklu aile yapısının oluşmasında, akraba toplulukları arasındaki rekabet ve çekişmenin de etkili olduğu, her bir sülalenin diğerine karşı gücünü artırmada çok çocuk yapma yolunu seçtiği belirtiliyor.

-''AKRABA TOPLULUĞUNA BAĞIMLILIK HUSUMETE NEDEN OLUYOR''-

Köylerin birer akraba topluluklarından oluştuğu, bu nedenle insanların bireysel değil akraba topluluğunu gözeterek hareket edebildiği ifade edilen raporda, şöyle denildi:

''Bölgede kan bağı esaslı bir toplumsal dayanışma tipi görüldüğüne göre bu toplum mekanik toplumdur. Bu dayanışma insanı grup içinde alabildiğine sarmakta, kuşatmaktadır. Nereye bakılsa bir akraba ile burun buruna gelinmektedir. Güvenliği için onlara muhtaçtır ama bu bağımlılık aynı zamanda husumetlere de neden olabilmektedir. Özgür olma istemine kaçamadığı bu insanlar ve kurumlar tehdit oluşturmaktadır. Çünkü insanoğlu en bağımlı olduğuna karşı en fazla nefret geliştirir.''

-''KARDEŞ KARDEŞİ HEM BIÇAKLAR HEM KUCAKLAR''-

Raporda, anket çalışmasında akrabalık ve aile ilişkilerinin, atasözleri ile de sınandığı açıklanan raporda, ''kardeş kardeşi hem bıçaklar hem kucaklar'' atasözüne, ankete katılanların yüzde 55.5'inin ''katılıyorum'' diye görüş belirttiği bildirildi.

Ankette, ''akrep etmez akrabanın ettiğini'' atasözüne katılımcıların yüzde 60'ının, ''et tırnaktan ayrılmaz'' atasözüne ise yüzde 94.5'inin ''katılıyorum'' diyerek onay verdiği belirtildi.

''Cana can, dişe diş, göze göz'' atasözüne ankete katılanların yüzde 36.8'inin ''katılıyorum'' dediğine işaret edildi.

-VATANDAŞ DEVLETE DOĞRUDAN ULAŞAMIYOR-

Vatandaş ile devlet arasında doğrudan bir iletişimin kurulamadığına da dikkat çekilen raporda, bireylerin kendini ifade etme yollarının tıkalı olduğu, bu nedenle gayrimeşru yolları kullanmak zorunda kaldığı vurgulanarak, şöyle denildi:

''Köylünün devleti ile kendisi arasına giren ve feodal tahakkümü yeniden üreten aracılardan oldukça rahatsız olduğu görülmüştür. Türk modernleşmesinin bu tampon mekanizmaları her bölgede modernleşme hızına bağlı olarak zaman zaman ortaya çıkmaktadır ve modernleşme önündeki temel engellerdir. Hem bireyin vatandaş olarak bireyselleşmesi bu şekilde engellenmekte hem de devlet köylüye istenilen biçimde tanıtılmakta ve arada güven kaybı oluşabilmektedir. Köylerde Valilik tarafından direkt olarak görevlendirildiğimizi söyleyince köylülerin içleri rahat ve samimiyet ile sorularımızı cevaplandırdıkları ve sıkıntılarını da ifade etmekte beis görmedikleri gözlemlenmiştir. Aracı kimseler ile yıpratılan köylü ile devleti arasındaki ilişkilerin tamir edilmesi elzemdir.''

-''DEVLET MÜDAHALESİ KAÇINILMAZDIR''-

Araştırmayı yürüten Yrd. Doç. Dr. Yıldız Akpolat, araştırmayla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada da araştırmalarında bölgedeki sorunların çözülmesinde devlet kurumunun ve memurlarının idari planda sorumluluğunun çok büyük ve vazgeçilmez olduğunu bildirdi.

Özellikle husumetli köylerin kendi içlerinde güven kaybına uğradıklarını gözlemlediğini ve şehrin mülki amirlerinin direkt müdahalesinin kaçınılmaz hale geldiğine inandığını dile getiren Akpolat, şöyle dedi:

''Bölgede, Bilge köyünde yaşanan katliama benzer olayların yaşanma olasılığı yüksek köyler var. Daha fazla canın heba olmasını tek engelleyecek güç, bölge şartlarında devletin topluluğa dışardan müdahalesidir. Akraba evliliği sorunların kökünde yer almaktadır, bireyi eritmektedir. Aynı zamanda yoğun bir özürlüler sayısının artışına neden olmaktadır. Çok çocuk olayın diğer vahim yönüdür. Çok çocuk köy içinde savunma ve saldırı aracı olarak şiddeti körüklemekte dış göçte ise kentte kapkaççılığın emek deposu olmaktadır. Akraba evliliğinin ve çok çocuk üretmenin bir şekilde engellenilmesi oldukça elzemdir. Topluluk dışa açıldıkça kan davalarının oranı da düşmektedir. Mülkiyetin kağıt üzerinde bireyselleşmesi bölgede aile mülkiyetini yok edememiştir. Kız çocuklarının köyde eğitimi önemlidir çünkü çoğu aile taşımalı sistem ile kız çocuklarını başka köy ve ilçeye göndermeye yanaşmamaktadır.''



aa

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın