KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Devlet içindeki mafyalaşma incelenmeli

CHP lideri Deniz Baykal, demokrasiye komplo planı iddiasıyla ilgili konuştu

Devlet içindeki mafyalaşma incelenmeli
23 HAZİRAN 2009 SALI 04:08
0
1197
0
AA aa
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Türkiye, artık askeri müdahalelerle ülkenin bir yere gitmeyeceğini yeterince deneyip görmüştür'' dedi.

Deniz Baykal, Star Televizyonu'ndaki Arena programında gazeteciler Uğur Dündar ve Nedim Şener'in sorularını yanıtladı.

Taraf Gazetesi'nde yayımlanan belgeyle ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Baykal, bu belgenin Türkiye'deki temel siyasal gerginlik konularının düğüm noktasında ortaya çıkan bir kilitlenme konusu durumuna geldiğini söyledi.

Belgenin içyüzünün 12 gündür ortaya konulamamış olmasını yadırgadığını belirten Baykal, ''12 gündür bu kadar önemli bir belgenin net olarak doğru olup olmadığının cevabının verilememiş olması gerçekten çok üzüntü vericidir. Bu gecikmenin Türkiye'deki yanlış gerginliği, sakıncalı kutuplaşmayı daha da derinleştirmekte olduğunu görüyorum'' diye konuştu.

''Belgenin bugün, yarın ne olduğunun öğrenilmesi gerektiğini'' ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Eğer biz bunu net bir şekilde, kısa bir süre içinde cevaplandıramazsak insanlar şu andaki peşin fikirli konumlarında kemikleşeceklerdir. Giderek yaygınlaşacaklardır ve bir süre sonra bunları toparlamak mümkün olmayacaktır. Yani biz neyi bekliyoruz? Bir an önce gerçek çıksın da yanlış bir istikamette tavır takınmış olan insanlarımız kemikleşmeden kendilerini toparlayabilsinler ve Türkiye'deki gerginlik, kutuplaşma ortadan kaldırılsın. İşte bu gecikmenin böyle bir ağır toplumsal ve siyasal maliyeti de ortaya çıkıyor.''

Baykal, ayrıca bu olayın kurumlar arasında bir çatışma ve düşmanlığa dönüşmemesi için yukarıdan dikkatli, basiretli bir anlayışla bu işi götürme çabasının görüldüğüne de değindi. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, belgenin doğru olup olmadığını gördükten sonra düğmeye basıp harekete geçmesinin daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını ifade eden Baykal, belgenin doğru olduğu varsayımıyla yargıya intikal ettirildiğini söyledi.

Belgenin, üstünde durulması gereken pek çok yönü bulunduğunu anlatan Baykal, resmi açıklamayı saygıyla beklediğini belirterek, şunları kaydetti:

''Belgeyi okuduğumuz zaman önemli, ciddi, sorumlu ve dikkatli bir politika belgesi niteliğini taşımadığını söyleyebilirim. Belgeyi ilk gördüğümde 'Bu laubali bir metin' reaksiyonunu göstermiştim. Böyle bir ciddi bir rapor falan niteliği taşımadığını görmüştüm. Bir kuşku da şu 2 hedef seçmiş. Birisi AKP öbürü de bir cemaat. İkisini de birlikte seçmiş. Aynı anda ikisine karşı bir strateji öneriyor. Bu tuhaf birşey. Yani AKP'ye karşı, AKP'nin çeşitli cemaatleri himaye etmesine karşı, tutumuna karşı bir çalışma deyip geçemiyorsun çünkü 2 ayrı müstakil hedef koyuyor.''

-''İMZANIN AYNİYET İÇİNDE OLMASINDAN DAHA DOĞAL BİRŞEY OLAMAZ''-

Belgeyle ilgili basının bir kısmının ''imza yüzde 90 benzer, hatta aynı'' diyerek belgeyi geçerli saydığını, bir kısmının da bu konuda netlik olmadığını söylediğini vurgulayan Baykal, ''Ortaya bir metin çıkarılmışsa, bu metnin altında Genelkurmay'da önemli bir daireden sorumlu birinin adı yazılıysa, o adın altındaki imzanın herhalde o insanın atmış olduğu imzanın bırakınız benzerliği ayniyet içinde olmasından daha doğal birşey olamaz'' diye konuştu.

Tüm sorunun, imzayı o metni kaleme alarak, bilerek mi atıldığı, imzanın bu metne mi atıldığı, başka bir yere atılmış imzadan mı taşındığı sorulanın yanıtının olduğunu ifade eden Baykal, ''Bu metin orijinal metin mi fotokopi metin mi bunun derhal netliğe kavuşturulması lazım'' dedi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un yaptığı açıklamadan Genelkurmay içinde böyle bir hazırlığın yapılmadığının ifade edildiğini kaydeden Baykal, ancak Başbuğ'un açıklamalarının, Genelkurmay ile bağlantılı birilerinin dışarda bunu hazırlaması olasılığının tümüyle bertaraf etmediğini, bu olasılığın açık olduğunu dile getirdi.

Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Genelkurmay ile bağlantılı ancak Genelkurmay dışında ve askeri hiyerarşi dışında birilerinin böyle bir çalışma yaptığının ortaya çıkması tabii ki çok vahim bir tablodur. En güvendiğimiz kurumun içinde güven vermeyen bir tablonun bulunduğu, bir askeri hiyerarşiye kesinlikle uygun düşmeyen, Silahlı Kuvvetler'in komuta kademesinin söylemlerini ciddiye almayan, onun tam tersi istikamette örgütlenmeler, hazırlıklar yapan birtakım çetelerin kurulduğu ortaya çıkar. Bu vahim bir tablodur, üzüntü verici bir olaydır. Tekrar böyle bir tabloya tanık olmak hepimizi yaralar, üzer. Türkiye artık askeri müdahalelerle ülkenin bir yere gitmeyeceğini yeterince deneyip görmüştür. Bütün her derdinin o darbeye gerekçe diye söylenen sorunların çözümünü bırakınız, yeni yeni sorunlarla, sıkıntılarla, gerilimlerle ülkeyi karşı karşıya bıraktığı yaşanarak görülmüştür.''

Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki tavrını da eleştiren Baykal, ''Olmayan darbeye yönelik sahte, gösterişli tavırlar işin ciddiyetini kaybettiriyor'' dedi.

Yürümekte olan bir dava dolayıya ek bir şikayet dilekçesi vermenin kahramanlık kabul edilecek bir tarafı olmadığını ifade eden Baykal, ''Bunun altında bir kompleks var. Bunlar şık şeyler değil. Bu belgeyi geçerli bir belge olarak kabul etmenin altında Türkiye'de kurumlararası bir gerginliğe davetiye vardır. Sakınca taşıyan odur'' diye konuştu.

-''DEVLET İÇİNDEKİ MAFYALAŞMA İNCELENMELİ''-

Türkiye'de siyasal süreçte ele alınması, incelenmesi ve aydınlatılması gereken kimi temel konular bulunduğunu belirten Baykal, bunlardan birinin ''devlet içindeki mafyalaşma'' olduğunu dile getirdi.

Baykal, şunları kaydetti:

''Emniyette, devletin diğer sivil kurumlarında, belediyelerde, Silahlı Kuvvetler'de, güvenlik güçlerinde, devletin belli ihtiyaçlar için yetiştirip, hazırlayıp özel imkanlar, silahlar, cephaneler ve yetkiler verdiği birtakım insanların, devlet görevini yerine getirirken ya da getirdikten sonra yavaş yavaş başka türlü amaçlara yönelik etkinlikler peşine düştükleri bilinen bir gerçektir ve bu Türkiye'nin sürekli izlenmesi gereken bir konusudur.''

Türkiye'nin terörlü mücadeleyi götürürken zaman zaman hukuk, insan hakları ve demokrasinin dışına çıktığını savunan Baykal, terörle mücadeleden pek çok yerde bu sorunun kendisini gösterdiğini ve Türkiye'nin bir noktada bununla hesaplaşma ihtiyacı içinde hissedebileceğini söyledi.

Türkiye'de demokrasiye karşı askeri müdahale sorunu bulunduğuna da değinen Baykal, darbelerin incelenebileceğini, 12 Eylül askeri müdahalesinin gündeme getirilebileceğini, anayasadaki güvencenin kaldırılabileceğini, Türkiye'nin askeri müdahaleyle hesaplaşabileceğini belirten Baykal, şöyle konuştu:

''Bu belge de belki onun bir parçasıdır, içeride yuvalanma vardır ya da hiyerarşi içinde hazırlık vardır ya da daha önce komuta kademesi, kuvvet komutanları kendi aralarında konuşmuşlar, niyetlenmişler ama uygun görmemişler, yapmamışlardır. Onun irdelenmesi gerekirse ele alınabilir. Bunlar Türk siyasetinde geçmişte büyük önem taşımış, halen de dikkatle incelenmesi gereken, gelecekte de önem taşıyacağını düşündüğüm konularıdır. Bunların hepsine yönelik devletin hukuk sistemiyle, güvenlik örgütleriyle, silahlı kuvvetleriyle, medyasıyla, sivil toplumlarıyla, iktidarıyla, muhalefetiyle bunlara karşı bir güvenlik geliştirmesine ihtiyaç vardı.''

HABERTURK

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın