Bingöl'de maden faaliyetlerine tepki: 'Toprağımızı ve suyumuzu savunacağız'Kiğı'da bir araya gelen çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, Bingöl'de yürütülen ve planlanan madencilik faaliyetlerine tepki gösterdi. Platform temsilcileri, doğa ve su kaynaklarının tehdit altında olduğunu savunarak hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.![]() Bingöl'ün Kiğı ilçesinde bir araya gelen çevre platformları, dernekler ve sivil toplum kuruluşları, bölgede yürütülen ve planlanan madencilik faaliyetlerine ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, madencilik çalışmalarının doğaya ve yaşam alanlarına zarar verdiği öne sürülerek yeni maden projelerine karşı mücadele çağrısında bulunuldu. Kiğı Dernekler Platformu ile Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, Avukat Yılmaz Karaaslan ile Cuma Karaaslan konuştu. "Doğa, su kaynakları ve yaşam alanları risk altında"Platformlar adına yapılan açıklamada, Bingöl ve ilçelerinde son yıllarda artan madencilik faaliyetlerinin yalnızca doğal çevreyi değil, bölgenin su kaynaklarını, tarımını, hayvancılığını ve kültürel mirasını da olumsuz etkilediği ileri sürüldü. Açıklamada, özellikle Selenk-İnak Vadisi'nde faaliyet gösteren bakır, krom ve çinko madenlerinin Peri Suyu'nda kirliliğe neden olduğu iddia edilirken, yeni maden sahalarının açılması halinde kaynak suları ve akarsuların zarar görebileceği, endemik bitki türlerinin yok olma riskiyle karşı karşıya kalabileceği, arıcılık faaliyetlerinin olumsuz etkilenebileceği ve hafriyat çalışmalarından kaynaklanan tozun tarım alanları ile yerleşim yerlerini tehdit edebileceği savunuldu. 113 maden sahasına dikkat çekildiPlatform temsilcileri, Bingöl genelinde 81 maden ruhsatı ile 32 hammadde üretim izinli saha olmak üzere toplam 113 maden sahası bulunduğunu belirtti. Açıklamada, Genç'te 23, Bingöl merkezde 22, Kiğı'da 13, Karlıova'da 9, Solhan'da 7, Adaklı'da 3, Yedisu'da 3 ve Yayladere'de 1 maden ruhsatının bulunduğu ifade edilerek, bu sahalarda altın, bakır, çinko, kurşun, gümüş, demir, linyit, kalker ve kömür gibi madenlerin çıkarılmasının planlandığı öne sürüldü. Ölmez köyündeki ÇED süreci gündeme getirildiBasın açıklamasında, Kiğı ilçesine bağlı Ölmez köyünde altın, gümüş ve bakır madeni için yürütülen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine de dikkat çekildi. Yaklaşık 600 hektarlık alanda planlanan projenin hayata geçirilmesi halinde bölgenin doğal yapısının ciddi zarar göreceği iddia edilirken, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yürütülen madencilik faaliyetleri örnek gösterilerek Kaz Dağları, Artvin, İkizdere, Gümüşhane ve Ordu'nun Aybastı ilçesinde yaşanan çevresel tartışmalar hatırlatıldı. "Mücadelemizi sürdüreceğiz"Açıklamanın sonunda bölge halkına çağrıda bulunan çevre platformları, doğanın korunması için hukuki ve demokratik mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, yeni maden projelerine karşı ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu. Basın açıklamasına Kiğı-Peri Vadisi Ekoloji Platformu, Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Munzur Çevre Derneği, KAYY-DER, Kiğı Kültürünü Yaşatma Derneği, Kiğı Online Bilim Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği, Bingöl Sosyal Yardımlaşma Dernekleri Federasyonu, Adaklı Bileşenleri Derneği Federasyonu ile çok sayıda köy derneği ve sivil toplum kuruluşu destek verdi.
YORUM YAZIN
|
|