BİNAŞ'tan Valiliğin Yem-Süt açıklamasına yanıt: 'Dava süreci henüz sona ermedi'BİNAŞ Yönetim Kurulu, Bingöl Valiliği'nin Bingöl Yem-Süt-Besicilik A.Ş.'ye ait taşınmazların satış sürecine ilişkin açıklamasına cevap verdi. Yönetim, yerel mahkeme kararının kesinleşmediğini ve istinaf incelemesinin sürdüğünü belirterek, satışların hukuka uygunluğunun yalnızca mahkeme kararına atıfla kesinleşmiş gibi sunulamayacağını savundu.![]() Bingöl'de Bingöl Yem-Süt-Besicilik A.Ş.'ye ait taşınmazların satış süreci üzerinden başlayan tartışmada yeni bir açıklama geldi. BİNAŞ Yönetim Kurulu, Bingöl Valiliği'nin dün yaptığı ve taşınmazların satış süreci ile yargı kararına ilişkin bilgilerin yer aldığı açıklamaya cevap verdi. BİNAŞ, Valiliğin açıklamasında şirketlerinin doğrudan muhatap alınması ve kendilerine yönelik suçlayıcı ifadeler bulunduğu gerekçesiyle kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapma gereği duyduklarını bildirdi. Yönetim Kurulu, amaçlarının herhangi bir kişi veya kurumu peşinen suçlamak ya da devam eden yargı sürecini etkilemek olmadığını belirterek, satış sürecinin belgeler, mali veriler ve yargısal denetim çerçevesinde değerlendirilmesini istediklerini ifade etti. “Dava süreci henüz kesinleşmedi”BİNAŞ'ın açıklamasındaki en önemli itirazlardan biri, dünkü Valilik açıklamasında yer alan yargı sürecine ilişkin değerlendirmeye yönelik oldu. BİNAŞ, Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/102 Esas – 2025/411 Karar sayılı asıl dosyası ile 2025/287 Esas – 2025/323 Karar sayılı birleşen dosyasına ilişkin kararın istinaf edildiğini ve incelemenin halen devam ettiğini belirtti. Yönetim, bu nedenle yerel mahkeme kararının henüz kesinleşmediğini savunarak, mevcut kararın taşınmaz satışlarının hukuka uygunluğunun kesin biçimde yargı tarafından teyit edildiği şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. “Mahkeme satışın hukuka uygun olduğuna esastan karar vermedi”BİNAŞ, mahkemenin birleşen dava bakımından uyuşmazlığın esasına girerek “ihale ve satış işlemleri hukuka uygundur” yönünde bir karar vermediğini ileri sürdü. Açıklamada, birleşen davanın “ihale aşamasında kalındığı” gerekçesiyle idari yargının görevli olduğu kabul edilerek yargı yolu/görev yönünden reddedildiği belirtildi. BİNAŞ Yönetim Kurulu, bu nedenle görev yönünden verilen karar ile satış ve ihale işlemlerinin hukuka uygun olduğuna ilişkin esastan verilmiş bir kararın birbirinden farklı olduğunu vurguladı. Taşınmazların değerleri gündeme getirildiBİNAŞ, tartışmanın yalnızca taşınmazların satılmış olmasıyla sınırlı olmadığını belirterek, satış sürecinin ekonomik boyutunun da açıklığa kavuşturulmasını istedi. Bu kapsamda taşınmazların muhammen bedellerinin nasıl belirlendiği, satış tarihindeki gerçek rayiç değerlerinin ne olduğu, ihale şartlarının nasıl oluşturulduğu, sonradan şartlarda değişiklik yapılıp yapılmadığı ve ödeme ile tapu devir işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülüp yürütülmediği sorularını gündeme taşıdı. BİNAŞ ayrıca aynı ada içerisinde bulunan taşınmazların birim satış bedelleri arasındaki farklara dikkat çekti. Yönetimin açıklamasına göre, 724 ada 6 parsel yaklaşık 7 bin 178 TL/m², 59 parsel yaklaşık 39 bin 306 TL/m², 60 parsel ise yaklaşık 27 bin 380 TL/m² birim değer üzerinden ihale edildi. BİNAŞ, taşınmazların yüzölçümü, imar durumu ve kullanım özelliklerinin farklı olabileceğini kabul etmekle birlikte, kısa zaman aralığında ortaya çıkan bu farkların bağımsız değerleme ve emsal araştırmalarıyla açıklanması gerektiğini savundu. 862 milyon liralık alımın finansmanı da sorulduBİNAŞ açıklamasında, 20 Mart 2025 tarihli ihalelerde 724 ada 59 parselin 511 milyon TL, 60 parselin ise 351 milyon TL bedelle ihale edildiğini hatırlattı. İki taşınmazın toplam ihale bedelinin yaklaşık 862 milyon TL olduğunu belirten BİNAŞ, herhangi bir kişi veya şirket hakkında peşin bir değerlendirme yapmadıklarını vurgulayarak, bu büyüklükteki bir yatırımın finansmanının ve ödeme kaynaklarının kamuoyunun anlayabileceği şekilde şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini ifade etti. “Bedellerin tahsil edilmesi diğer soruları ortadan kaldırmaz”Valiliğin taşınmaz bedellerinin faizleriyle birlikte tahsil edildiği ve tapu devir işlemlerinin tamamlandığı yönündeki açıklamasına da değinen BİNAŞ Yönetim Kurulu, tartışmanın yalnızca paranın ödenip ödenmediği üzerinden değerlendirilemeyeceğini savundu. Yönetim, özellikle 59 ve 60 parseller bakımından ödeme süresine uyulup uyulmadığı, gecikme halinde hangi işlemlerin yapılması gerektiği, ihale şartlarında herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığı ve tapu devrinin hangi koşullarda gerçekleştirildiği konularının da incelenmesi gerektiğini belirtti. BİNAŞ ayrıca gecikme döneminde uygulanan faiz oranının hukuki dayanağının da açıklanması gerektiğini ileri sürdü. “Kişileri değil, süreci tartışıyoruz”Açıklamanın sonunda tutumlarını net biçimde ortaya koyan BİNAŞ Yönetim Kurulu, herhangi bir kişi hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan suç isnadında bulunulmasını doğru bulmadıklarını belirtti. Buna karşılık herhangi bir işlemin de yalnızca kurumsal bir açıklamayla “kesin olarak hukuka uygundur” şeklinde nitelendirilmemesi gerektiğini savunan BİNAŞ, taleplerini şu başlıklarla sıraladı: Belgelerin ortaya konulması, değerleme süreçlerinin açıklanması, ihale dosyalarının incelenmesi, ödeme ve devir süreçlerinin aydınlatılması ve devam eden istinaf sürecinin sonuçlanması. BİNAŞ Yönetim Kurulu, açıklamasını “Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi; yalnızca yapılan işlemlerin sonucunun değil, o sonuca nasıl ve hangi hukuki süreçlerden geçilerek ulaşıldığının da açıklanmasını gerektirir” ifadeleriyle tamamladı.
YORUM YAZIN
|
|