Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu'na (KESK) bağlı sendikalar, Ankara'daki saldırıyı kınamak üzere Dörtyol Saat Kulesi önünde bir araya geldi.
‘Yaşatmaya inat edenler öldürmeye inat edenleri yenecek' pankartının açıldığı eyleme STK'ların yanı sıra HDP, İHD ve DBP destek verdi.
HDP milletvekili adayları Hişyar Özsoy, Mahmut Demirel ve Hatice Kavran'ın da katıldığı eylemde basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Bingöl Şubesi Başkanı Metin Kılıç, Ankara'daki barış mitingine hunharca bir saldırı gerçekleştirildiğini belirterek, “barış mitingi kana bulanmıştır. Bunu yapanları, sorumluluk üstlenip engel olmayan iktidarı ve kurumlarını, buna alkış tutanları şiddetle ve nefretle kınıyoruz” dedi.
30 yıldır devam eden savaşta ne zaman barış mesajı verildiyse, ardından katliamların yaşandığını belirten Kılıç, “Şunu söylemek gerekiyor, bu duruma nasıl geldik? Ülkede 30 yıldır devam eden bir savaşta ne zaman barış mesajı verildiyse, ardından katliamlar yaşanmıştır. 1993 Bingöl, 2011 Silvan, 5 Haziran Diyarbakır, son yaşanan Suruç katliamı ve bugün yaşanan Ankara. Bunlardan en benzer olanı ise, Suruç katliamı ve Ankara katliamıdır. Neden? Bugün barışa kim yanaşmıyorsa, bizce katliamı o yapmıştır. Ülkede her şeyi ve herkesi terörist ilan eden mafya babaları ve Ergenekon çeteleriyle omuz omuza halklara saldıran kim ise bugün ki katliamı da o yapmıştır kanaatindeyiz. Şu hususa da dikkat çekmek gerekiyor, bugün ülkede ne zaman ülkede yaşayan halklar, Kürtler, Türkler, Araplar, Çerkezler bir araya gelip dayanışma gösterdiğinde bu saldırılar ve ölümler yaşanmaktadır. Bu çok net olarak ifade edilmiştir ve bugün Ankara olayı Suruç'la beraber değerlendirildiğinde daha somut olarak ele alınabilir” diye konuştu.
“BARIŞ ÇAĞRISINI HALKLAR YAPTI”
Bu ülkede halkların bir araya gelmesine engel olanların, kendi rantları ve iktidarları dışında herkesin ölmesini istediğini ifade eden Kılıç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün yaşanan katliamı kim yaptı sorusunun başka bir cevabı da vardır. Türkler ve Kürtlerin bir araya gelmesi, bugün kimi rahatsız ediyor? İktidar odaklarını ciddi kayıplara sürüklüyor ve aşırı derecede saldırganlaşmalarına neden oluyor. Bu ülkede halkların bir araya gelmesine engel olanlar, kendi rantları ve iktidarları dışında herkesin ölmesini istiyorlar. Bu anlayış, dar oligarşi bir zümrenin yüzyıllardır Kürtleri, Türkleri, Çerkezleri, Arapları ayrıştırarak, yönetmeye çalışması bugün daha net yaşıyoruz. Çünkü bu barış çağrısını halklar yaptı, bu barış çağrısını ‘artık kimse ölmesin' diyenler yaptı, bu barış çağrısını herkesin eşit özgür yaşamasını talep eden devrimci, demokrat ve vicdanlı muhafazakârlar yaptı. Buna karşılık katliamı kimler yaptı? Ülkeyi rant alanına, insan kıyımına uğratmaya çalışanlar halkların anlayışların bir arada olmasına tahammülü olmayanlar bu katliamı yaptı. Ey insan kanı üzerinden barışı sabote etmeye çalışan mafyalaşmış zihniyetler, cesetlerimizin üstüne saldığınız her renkten bayrakla sizleri barışın sesiyle, sağır edeceğiz. Sanmayın ki bizleri öldürerek yıldırabileceksiniz bütün cesetlerimizle barışa haykıracağız. İnsanı ölüsünü sizlere neler yapabileceğini barışın sesiyle duyuracağız ve o gün, o büyük barış gününde bugün bizim yasımızı tutar gibi sizler savaşın yasını tutacaksınız. Savaş ölecek.”
Kitle, yapılan basın açıklamasının ardından olaysız bir şekilde dağıldı.