KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Balık yakalandı ama...

Balık yakalandı ama...
22 HAZİRAN 2009 PAZARTESİ 11:08
0
1471
0
AA aa
Papini'nin olağanüstü kitabı Gog'da, deli bir milyarderin hayalî maceraları anlatılır.
Gog, parayı bastırıp dünyanın bütün ünlüleriyle konuşur bu kitapta.

Bir seferinde Einstein'ı davet eder.

Ve sorar.

“Bana teorini kısaca anlatsana.”

Einstein da biraz düşünüp cevap verir.

“Bir şey kıpırdıyor.”

Şu anda Türkiye'yi anlatmak için de sanırım bundan daha iyi bir cümle bulmak güç.

“Bir şey kıpırdıyor.”

Hepimiz kıpırtıyı hissediyoruz ama neyin kıpırdadığını, nasıl kıpırdadığını tam çıkartamıyoruz.

Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı'yla bir saat konuşuyor.

Başbakan, canlı yayında konuşurken televizyonlar alt yazı geçiyor, “Erdoğan sağlık nedeniyle Yunanistan gezisini iptal etti.”

Erdoğan'ın “tansiyonunun yükseldiği” söyleniyor.

Belli ki bir “şey” kıpırdıyor Ankara'da.

Benim anlayabildiğim şu, bizim gazetede yayımlanan belgeyle “büyük bir balık” yakalandı.

Ama balık galiba “sandaldan” da büyük çünkü balığı çekip sandala alamıyorlar.

Bırakamıyorlar da...

Tuhaf bir kilitlenme hali çıkıyor ortaya.

Bunun böyle süremeyeceği açık.

Ya balığı bırakacaklar, ya da yakalayıp gereğini yapacaklar.

İkisi de çok riskli olduğu için karar vermekte zorlanıyorlar.

Bazı gazetelerde çıkan haberler “Genelkurmay'ın bu belgeyi külliyen inkâr edeceğini” gösteriyor.

Bunu yapabilirler ama halkı ikna etmeleri çok güç.

Bu olayı öyle kolayından geçiştiremeyecekler.

Belgenin ofisinde yakalandığı Ergenekon sanığının avukatlarının, belgenin varlığını reddetmek ve suçu polise yıkmak için yalan söylediklerinin ortaya çıkması Genelkurmay'ı da zor durumda bıraktı.

Birisinin avukatların niye yalan söylediğini açıklaması gerekiyor.

Jandarma'nın “imza raporu” da “inkârı” zorlaştırıyor.

Ergenekon savcılarının bu hafta başında Albay'ı sorguya çekecekleri kesin gibi gözüküyor.

Geçen hafta İstanbul'a gelen bir askerî yargıç bu gelişmeyi engelledi ama artık engelleyemeyecekleri anlaşılıyor.

Albay, sivil savcıların karşısında askerî savcıların karşısında olduğu kadar rahat davranamayacak herhalde.

Genelkurmay, “bu tür andıçları” hoş karşılamayacağını açıklıyor ama aynı albayın geçen yıl yakalanan benzer “andıçı” hakkında hiçbir işlem yapılmamış olması, bu sözün inandırıcılığını epey zedeliyor.

Genelkurmay zor durumda.

Sabıka dosyası çok kabarık olduğu için açıklamaları ikna etmiyor kimseyi.

Hükümet de zor durumda, çünkü ne yapacağına tam karar veremiyor.

Muhalefet de nasıl durması gerektiğini belirleyemiyor.

Herkes, bu belgeden sonra “bir şeylerin” değişeceğini biliyor.

Bunun nasıl bir değişiklik olduğunu ise bilen yok.

Kulislerde, hükümetin şu anda hepimizin bildiğinden daha fazlasını bildiği söyleniyor.

AKP'nin yeni bir “kapatma davasıyla” karşılaşmaktan endişeli olduğu da söylentiler arasında.

Bütün bu belirsizliklerin ortasında kesin olan tek bir gerçek var.

Bir Ergenekon sanığının ofisinde bir “darbe” planı ele geçti.

Bu plan, ya “emir komuta” zinciri içinde hazırlandı.

Ya bir cuntanın emriyle yazıldı.

Ya da bunu Ergenekon yaptı.

Her üç halde de mutlaka hukuki bir hamle yapılması gerekiyor.

Türkiye, bu planı yazanı yakalamak ve yargılamak zorunda.

Eğer emir komuta zinciri içinde hazırlandıysa, ordunun tepesinin tümden emekliye ayrılması mecburiyeti bulunuyor.

Cuntaysa, ordunun içinde ciddi bir temizlik ve tutuklama yapılacak.

Ergenekon hazırladıysa, bu örgütün “ordu içindeki uzantıları” yakalanacak.

Ne olursa olsun, ordu bir sarsıntıdan geçecek.

Bizim ordu hukuki bir denetime alışkın değil.

Daha önceki andıçların hesabını vermedi, kimse yakalanmadı, sorgulanmadı, yargılanmadı.

Ama şimdi durum değişik.

Albay siviller tarafından sorgulanacak.

Bütün çabalara rağmen bu engellenemiyor.

O sorgudan nasıl gerçekler çıkacağını bilmiyoruz.

Ayrıca, bu “planı” her kim hazırladıysa mutlaka başka belgeler de hazırlamış olmalı.

Onlar da herhalde bir yerlerde duruyor.

Sanırım bu belgenin yayınlanmasıyla birlikte “ordu-toplum” ilişkileri ciddi bir değişim geçirdi, ordu büyük bir tepki gördü, ilk kez bu tür andıçların “suç” olduğunu kabul etti.

Eğer bu yakalanan andıç “suçsa”, daha önce yakalanan andıçları yazanlar hakkında ne yapılacak?

Bu da cevaplanması gereken ayrı bir soru.

Şimdi herkes durmuş, ne yapacağını bilemeden birbirine bakıyor.

Ama bu cumhuriyet kurulduğundan beri belki de ilk kez “bir şey” oluyor bu toplumda.

Bir şey “kımıldıyor”.

Tarafa Gazetesi, 21 Haziran 2009

ahmetaltan@gazetem.net

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın