Aşılamaya Ocak ayında başlanıyor
Çin'in koronavirüs aşısı Sinovak, ilk olarak sağlık çalışanlarına ve kalabalık ortamlarda çalışanlara yapılacak. Bir sonraki ay beşer milyon doz daha getirtilecek.
30 EKİM 2020 CUMA 09:56 |
0 |
1590 |
0 |
|
AA |
aa |
|
Dünyada koronavirüse karşı başlatılan aşı çalışmaları bütün hızıyla sürüyor. Rusya'nın Sputnik-V'inin ardından sonuca en yakın bir diğer aşı adayı, Çin'in Sinovak'ı… Birçok ülkede test edilen aşıda şu ana kadar herhangi bir güvenlik problemi çıkmadı.
Türkiye'deki insan denemelerine ilişkin ilk sonuçlar, kasım ayı sonunda alınacak. Eğer sonuçlar ülkemizde de başarılı olursa aralık ayında 5 milyon doz getirilecek. Ardından ocak ayı itibarıyla aşılama başlayacak. Aşı iki doz hâlinde vurulacak. Bu sebepten ötürü ilk etapta 2,5 milyon kişiye uygulanacak. Bu kişiler, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından belirlenecek. Sonraki aylarda da beşer milyon doz sipariş edilecek. Ve zaman ilerledikçe aşı olan kişi sayısı artacak.
Sinovak'ın 65 yaş üstüne ne gibi etki ettiği bilinmediği için bu yaş grubundakiler kapsam dışında tutulacak. Aşı, öncelikli olarak sağlık çalışanlarına yapılacak. Daha sonra kalabalık ortamlarda çalışanlara, ardından da 65 yaş altındaki riskli gruplara uygulanacak.
%98 BAĞIŞIKLIK KAZANDIRDI
Öte yandan, Sinovak, Brezilya'da 9 bin kişi üzerinde denendi ve yüzde 98 oranında bağışıklık sağladı. Bağışıklık süresinin ne kadar süreceği henüz bilinmezken şu ana kadar kimsede bir yan etki oluşmadı. Bu arada, bir aşının geliştirilmesi için 10 yıldan fazla zamana ihtiyaç olduğunu savunan uzmanlar, koronavirüs için sıkılaştırılmış bir takvim işlendiğini ve bu sürenin bir yıla kadar düşürüldüğünü aktardı. Uzmanlar, bu sebeple aşının sonuçlarına ilişkin endişe duyduklarını dile getirdi. Ayrıca bilim adamları, pandeminin bitmesi için dünya nüfusunun yarısının aşılanması ve böylelikle bağışıklık kazanması gerektiğini söyledi. Bunun için de en az 2 yıla ihtiyaç olduğu belirtildi.
|
06.02.2026 14:36
 |
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı |
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı. |
|
06.02.2026 13:51
 |
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir' |
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. |
|
06.02.2026 12:56
 |
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor' |
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. |
|
06.02.2026 12:38
 |
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil' |
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu. |
|
06.02.2026 12:15
 |
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi |
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti. |
|
05.02.2026 18:15
 |
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde |
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor. |
|
|