Açıkbaş çalışmalarını anlattıBingöl Fmde yayımlanan Çapakçurun Sesi programına konuk olan Seyfan-Der Yönetim Kurulu Başkanı H. Orhan Açıkbaş, dernekleri ve yaptıkları çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.![]() Yerelde yayım yapan 102,0 Bingöl Fm'de her hafta değişik konu ve konuklarla yayımlanan Çapakçur'un Sesi programının bu haftaki konuğu Seyfan-Der Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Açıkbaş oldu. Moderatörlüğünü Mehmet Aslanoğulları'nın yaptığı programda yürüttükleri çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Açıkbaş, dernekleşme süreçleriyle ilgili bilgilendirmelerde de bulundu. Programda, derneklerine isim kaynağı olan köylerinin tarihi geçmişi ile başlayan Açıkbaş, “Seyfan ismi büyük dedemizden, atamızdan geliyor. Seyit Şeyh Muhammed Seyfullah'tan geliyor. Bizim elimizde sadece ismini zikrettiğim dedemize kadar bilgi, doküman var. Ondan öncesi de babası Seyit Bazi'dir. Dikkatinizi çekti mi bilmem ama seyit dememin sebebi ehl-i Beyt soyundandır. Bu dedelerimiz Allah dostudurlar. Bundan 10-15 yıl önce meydana gelen heyelan sebebiyle mezarını nakleden köylüler aradan asırlar geçmesine rağmen cesedinin tahrip olmadığına şahit oluyorlar. Biz bu bilgileri toplarken dilden dile dolanan söylemleri almadık. Resmi olarak derneğimizi kurduktan sonra bizim bir argü komisyonu oluşturduk. Bu komisyon sayesinde ele geçirilen arşivlerden bu bilgileri sizlerle paylaşıyoruz. Söz konusu çalışmalar yeni başlayan çalışmalar değil bundan 10-15 yıl önce bazı arkadaşlarımız tarafından başlatılan çalışmalardır. Yani dernekleşmeden önce bazı kardeşlerimizin başlattığı çalışmaları dernekleşme sürecinden sonra daha geniş bir yelpazede toplayıp, İnşaallah kısa sürede tüm dernek üyelerimizle paylaşacağız” dedi. ‘DERNEĞİN ASIL SAHİBİ SEYFANLILARDIR' Dernekleriyle ilgili bilgilendirmelerde de bulunan Açıkbaş, “Derneğimiz Koç-Der ismiyle 2009 yılında kuruldu. 2014 yılının sonlarında da derneğimizde ‘Ne Yapabiliriz?' diye yaptığımız istişarelerde orada bulunan kardeşlerime derneğin asıl sahiplerine ulaşmamız gerektiğini söyledim. Kimdir derneğin asıl sahibi; Seyfanlılardır. Kapı kapı gezelim onları dinleyelim. Derneğimizi anlatıp onla alakalı düşüncelerini alalım. İşte bu şekilde bir komisyon kurduk. Kurulan komisyonla beraber ev ziyaretleriyle derneğimizin asıl sahibi dediğimiz seyfanlıların görüşlerini aldık. Komisyonla beraber 1,5-2 aylık sürdürdüğümüz çalışmalar sonucunda hazırladığımız raporu o dönem ki başkanımız olan Osman Bey'e takdim ettik. Raporu okuyan Osman başkanımız ise rapora göre derneğin olağan kongreye gitmesi lazım dedi. Kongreye gitmeden önce tekrardan köylülerimizi ziyaret ettik. Bu ziyaretlerde ortaya çıkan görüş şu oldu; madem bu dernek seyfanlıları temsil ediyorsa seyfanlı olup ta farklı soy addan tüm aile grupları ile bir araya gelinerek yeni kurulacak yönetim ile ilgili onlarında görüşleri dikkate alınmalıdır. Farklı aile gruplarının temsilcisi olan 35 kardeşimizle bir araya gelip onların görüşlerini aldık. Bu görüşmeden Koç-Der isminin değiştirilmesi teklifleri geldi. Yeni olağan kongrede başkanlık içinde beni uygun gördü o kardeşlerim. Kendilerine teşekkür ediyorum. 2015 yılında gittiğimiz olağan kongrede derneğimizin hem yeni yönetimini oluşturduk hem de derneğimizin ismini Seyfan-Der olarak değiştirdik” ifadelerini kullandı. AÇIKBAŞ, DERNEK ÇALIŞMALARINI DA DEĞERLENDİRDİ Dernek çalışmaları hakkında konuşan Açıkbaş, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “TRT Avaz'ın Kültür-Harman programının katkılarıyla köylerimizi ve mezralarımızı gezdik. Dermek başkanımız o zaman Osman Bey'di. Böyle bir program yaptık. Köylere giderken, mahalli yemeklere hasret kalmıştık. Yemeklerimizi ikram ettik. Yöresel yemeklerimizi biz de özlemiştik. TRT ekibi yerinde çekimlerini yaptı. Dedemiz, Atamız Pîrik Seyf'in mezarına gittik. Atamızı orada tanıttık. Mezarı başında da Fatiha okuduk. Böyle bir etkinliğimiz oldu. TRT Avaz da iki ayrı program olarak ekranlara getirdi. Köylerimiz arasında Yayla Etkinliği gibi bir talebi oldu. Bayramlaşma etkinliğimiz oldu. Bayramlaşmalar, insanların bir araya gelmesine bir sebeptir biliyorsunuz. Uzun süre de yaylalarımıza gitmeyenler olmuştu. Çotla yaylası, Zıkte bölgemize özgü bir yayladır. Uzun zamandır oraya gitmeyenler ve hatta hiç gitmeyenler olmuştu. Seyfanlı olup da hiç gitmeyenler olmuştu. Yönetimimizden böyle bir fikir çıktı. Burada bir etkinlik düzenledik. Ramazan ayında 3-4 defa gittik. Etkinlik öncesi programlarımız, saha çalışmalarımız oldu. Yer çalışmalarımız oldu. Orada otları biçtik, çalışmalarımızı bitirdik. Ramazan bayramının üçüncü günü Bingöl Merkez'de ve Genç ilçesinde minibüs kaldırdık. Genç ilçemizde köyümüze arabalar kaldırdık. Bayramlaşma programımız oldu. Etkinlik öncesi yapmış olduğumuz saha çalışmasında şöyle bir eleştiri de aldık. Başka insanlar da gelmek istiyor, onları da davet edelim diye. Evvela kendi aramızda tanışıp daha sonra misafir de ederiz diye düşündük. Diğer programlarımızda birçok konuk da davet edeceğiz. Allaha hamdolsun, etkinliğimiz eksiksiz geçti. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Kurban bayramında da talep oldu ancak son dönemlerde gerçekleşen olaylardan sonra vazgeçtik. Bingöl Merkez'de etkinliğimiz oldu. Burada da katılım yüksek oldu. Sosyal Medya'da programlarımız yayınlanınca, ciddi manada tepki aldık, neden bizleri de davet etmediniz diye. O karelerde ‘ben de Seyfanlıyım ben niye yokum' diye tepkiler aldık. Onları da davet edeceğiz. Yıllar öncesinde bu bölgemizde bir kaos ortamından dolayı, Vatandaşlarımız kendi köyüne dahi gidemiyordu. Birkaç yıldır bir çözüm fırsatı oluştu. Biz de o fırsatta böyle bir program yapmıştık. Temennimiz daha huzurlu bir ortam olması” diye konuştu. ‘FARKLI SİYASİ GÖRÜŞLER DERNEĞİMİZ ÇATISI ALTINDA BULUŞUYOR' Açıkbaş, son olarak şunları söyledi: “Derneği kurduğumuz zaman, tüzükte bir madde koyduk. Derneğimiz hiçbir siyasi partinin yanında olmaması yönünde bir madde koyduk. Bu madde olmasaydı, Seyfanlılar bir araya gelemezdi. Çünkü siyasi görüşleri ayrı olan insanlar var. İnsanların bir araya gelmesinde bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Temennimiz barış ortamıdır. Derneğimizin işlerinin daha aktif yürütülmesi için komisyon oluşturduk. Arkadaşlarımız hangi konuda ehil ise oraya yönlendirdik. Birinci komisyonumuz gençlik komisyonudur. Bu komisyondaki bir kardeşimizi başka bir yerde çalıştırdığınız zaman kendini kötü hisseder. Gençlik komisyonundaki gençlerimiz aktiftir, keşke 10 yıl önce bu derneğimiz olsaydı. Ama hiçbir şey için geç değil. Bir spor kulübü kurmak için Gençlik Komisyonunu görevlendirdik. Çalışmalar devam ediyor. Diğer bir komisyonumuz Eğitim komisyonudur. 6 Öğretmen arkadaşımız var. Sağlık, hukuk, yardım, ar-ge, istişare ve kadın kolları komisyonumuz var. Hepsi kendi aralarında çalışmalarını sürdürüyor.” YORUM YAZIN ![]()
|
|