KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
19 Ağustos 2026 Çarşamba
°C

Abd-iran krizi hakkında üç senaryo

ABD ile İran arasındaki dalaşma, dünyanın da geleceğini ilgilendiren bir nitelik taşıyor. Krizin gelişmesinde, Rusya ve Çin gibi güçlerle ABD'nin iç kamuoyu rol oynayacak.

Abd-iran krizi hakkında üç senaryo
20 MAYIS 2006 CUMARTESİ 10:50
0
1354
0
AA aa
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, İran'ın nükleer programının barışçı amaçlarla geliştirildiğini iddia etmeye devam etti, ABD'ye ve İsrail'e meydan okumalarını da sürdürdü.

 ABD, Çin'in ve Rusya'nın sorunun diplomatik yollarla masada çözülmesini öngören tutumlarını değiştirmemesi nedeniyle BM Güvenlik Konseyi'nden İran'a ciddi ekonomik ve askeri yaptırımlar öngören kararı çıkaramadı. NATO'nun devreye sokulması gayretlerinde ciddi sonuçlar alınamadı. İsrailli uzmanlar İran'ın bir yılda nükleer silah yapma kapasitesine ulaşabileceğini açıkladı. Önce ABD Dışişleri Bakanı Rice, sonra Başkan Bush eldeki tek seçeneğin askeri müdahale olduğunu ilan etti. İran içinde rejime muhalif unsurlarca başlatılan küçük çaplı girişimler şiddetle bastırıldı. Bush, iç kamuoyunu oluşturmak ve dünyaya İran'ın mutlaka önlenmesi gereken tehlikeli bir macera içinde olduğunu anlatmak için kampanya başlattı. İngiltere, Diego Garcia ve ABD'deki B-2 stratejik bombardıman filoları alarma geçti, Körfez Bölgesi'ndeki filolar takviye edildi. Uçak ve savaş gemileri Körfez'e yerleşti. Bush, ulusa sesleniş konuşmasında, ABD'nin küresel sorumlulukları olduğunu ve İran'ın nükleer gayretlerini sona erdirmenin bu sorumluluklar içinde öncelik kazandığını; İran'ın nükleer programından vazgeçtiğini açıklamasını, aksi durumda bedelinin ağır olacağını açıkladı.

İran'ın 'istikrarsızlık' kozu

Bu şartlarda Ahmedinecad, beklenmeyen en ciddi kozunu satranç masasına sürdü, İran'ın bölgesel istikrar ve dünya barışı için nükleer programını süresiz askıya aldığını ilan etti ve Bush'un tüm kozlarını elinden aldı. Bu açıklama Bush ve ABD yetkilileri tarafından tarihi bir zafer olarak tanımlandı. Bush, ABD'nin küresel sorumluluklarının gerektirdiği tedbirleri ciddiyetle uygulama devam edeceğini bildirdi. ABD kamuoyu ciddi bir psikolojik tatmin yaşadı, Ahmedinecad ise halka seslenişinde bu kararın geçici bir tedbir olduğunu, İran'ın küresel güç olma gayretlerini şartlar oluşunca sürdürmeye devam edeceğini söyledi.
Sonuçta İran nükleer programını gizlenmiş tesislerde sürdürdü. İran'ın enerji kaynakları ABD şirketlerine açılamadı. İran'daki rejim değiştirilemedi ve İran'ın coğrafyası kontrol edilemedi. Çin ve Hindistan enerji şirketleri İran'daki yatırımlarını hızlandırdı. İran enerjisi, ABD'nin gerçek rakipleri Çin ve Hindistan'a akmaya devam etti. Asında kaybeden ABD, kazanan İran oldu.

İkinci senaryo:

Olaylar ilk senaryodaki gibi gelişti. Ancak bu sefer, Ahmedinecad pes etmedi. ABD, İngiltere ve Diego Garcia'dan B-2'ler, bölgedeki üs ve uçak gemilerinden kalkan diğer savaş filolarıyla birlikte, İran'ın radar ve hava savunma sistemlerini, Hürmüz Boğazı'nı hedefleyen füzelerini, kritik askeri birliklerini, yüksek askeri komuta karargâhlarını, politik lider kadrosunun olabileceği bölgeleri 'akıllı', nükleer tesislerini 'beton delici' mühimmatla vurmaya başladı. Saldırıya savaş gemilerinden atılan akıllı mühimmat da eşlik etti. Irak Savaşı'nın başlarında kullanılan akıllı mühimmat yerine geçen üç yıl içinde, silah şirketlerinin ürettiği ve henüz kullanma imkânı bulunamayan pahalı ve daha da gelişmiş akıllı mühimmatın İran üzerine boşaltılmaya başlanması bu şirketlerin patronlarını memnun etti.

İran, Hürmüz'ü tıkadı. Petrol fiyatları hızla tırmandı. İran özel birliklerini ve Devrim Muhafızları'nı güneyden Irak'a soktu. Irak'taki ABD askerlerine karşı yoğun saldırı başlatıldı. Tüm radikal İslami gruplar Ahmedinecad'a tam destek verdiklerini açıkladılar ve Irak'ta, İsrail'de, ABD içinde, İngiltere'de, Afganistan'da, Uzakdoğu'da beklenmeyen yöntemlerle asimetrik saldırılar başlattılar. ABD şehirlerindeki asimetrik saldırılar 11 Eylül sonrasındaki en yoğun paniğe neden oldu. Usame bin Ladin, El Cezire'de, Medeniyetler Çatışması'nın asıl şimdi başladığını açıkladı. Aklı başında ABD stratejistleri, İran'ın nükleer tesislerinin vurulmasının bir son değil uzun sürecek bir savaşın başlangıcı olduğunu açıkladı. Çin ve Rusya, ABD'yi saldırıları durdurmaya çağırdı.

İran'ın nükleer tesislerinin ve hava savunma sisteminin önemli kısmı tahrip edildi; askeri birlikler ve sivil halkta ciddi kayıplar oldu. Petrol rezervlerinin yüzde 65'inin bulunduğu Ortadoğu'da yeni ve ciddi bir yangın başladı. Küresel enerji arzı ve güvenliği ciddi bir krize girdi. Ortadoğu'da Pandora'nın kutusu iyice açıldı. ABD, İran'da yönetimi değiştiremedi, İran coğrafyasını ve enerji kaynaklarını kontrol edemedi, Körfez Bölgesi'nin güvenliğini sağlayamadı. İran ciddi bir yara aldı. Kaybeden taraf ABD oldu.

Üçüncü senaryo:

Başkan Bush, İran'a müdahale için ABD askerinin Irak'tan çekilmesini de isteyen iç kamuoyunun desteğini alamadı ve uluslararası alanda da yeterli destek bulamadı. Uzmanlar, ABD'nin Soğuk Savaş döneminde nükleer yetenekli Sovyetler Birliği ile bile birlikte yaşama başarısını gösterdiğini, gerekli tedbirler alınırsa nükleer yetenekli İran ile birlikte yaşamanın da öğrenilebileceğini anlattılar. ABD yönetimi, baskılar devam ettirilse de nükleer İran ile yaşamaya razı oldu.

'Uzun vade'nin galipleri

 İran, nükleer programını sürdürdü. ABD'nin Ulusal Güvenlik Strateji'sinde yazılı olanlar kâğıt üzerine kaldı. ABD'nin jeostratejik ve psikolojik etkinliği ciddi bir yara aldı. İran, enerji zengini Körfez Bölgesi'ni ve Hürmüz Boğazı'nı denetleyen yükselen bir güce dönüştü. İran enerji kaynakları ABD şirketlerine açılamadı ve kontrol dışında Hindistan ve Çin ekonomilerini beslemeye devam etti.
ABD'nin gerçek rakipleri Çin ve Rusya, ABD çıkarlarının karşısında Avrasya'da daha ciddi inisiyatifler uygulamaya başladı. Bu, yeni bir küresel süreç anlamına da geliyordu. İran kazandı. Kaybeden ABD oldu. ABD'nin küresel üstünlüğü de tehlikeye girdi.

Üç senaryoya göre de asıl kazananlar uzun vadede Rusya ve Çin oldu...

(Radikal)

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
18.08.2026
16:08
Afşin, TOKİ Başkan Yardımcısı Oldu
Afşin, TOKİ Başkan Yardımcısı Oldu
TOKİ İhale Dairesi Başkanlığı görevini uzun yıllar sürdüren Bingöllü hemşehrimiz Abdulvahap Afşin, yayımlanan yeni atama kararıyla Toplu Konut İdaresi Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
18.08.2026
16:07
Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürü değişti!
Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürü değişti!
Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görev değişikliğine gidildi. Geçtiğimiz yıl göreve getirilen Mehmet Fatih Aktay'ın yerine, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Ödeme Daire Başkanı Hikmet Güneş atandı. Güneş, Bingöl'deki görevine başladı.
18.08.2026
16:06
Araç Bahçeye Uçtu: 1 Yaralı
Araç Bahçeye Uçtu: 1 Yaralı
Bingöl'ün Genç ilçesinde kontrolden çıkan otomobil yol kenarındaki bahçeye uçtu. Kazada araçta bulunan Abdülhakim Tuğal hafif yaralandı.
18.08.2026
16:05
Bayram`a TMOK`ta Önemli Görev
Bayram'a TMOK'ta Önemli Görev
Bingöl Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Alican Bayram, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi bünyesindeki Olimpik Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Komisyonu üyeliğine atandı. Bayram, TMOK bünyesindeki kurul ve komisyonlarda Bingöl Üniversitesi ve Bingöl'ü temsilen görev alan ilk akademisyen oldu.
18.08.2026
16:04
Bingöl`de kaza! Otomobil ters döndü: 3 yaralı
Bingöl'de kaza! Otomobil ters döndü: 3 yaralı
Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
18.08.2026
16:03
Bingöl Üniversitesi YKS`de Yüzde 99,20 Doluluk Oranına Ulaştı
Bingöl Üniversitesi YKS'de Yüzde 99,20 Doluluk Oranına Ulaştı
2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı. Bingöl Üniversitesi'nin 3 bin 783 kişilik lisans ve ön lisans kontenjanının 3 bin 760'ı doldu. Üniversitenin genel doluluk oranı yüzde 99,20 olurken, ön lisans programlarında yüzde 100 doluluk sağlandı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın