+ - Ölünce mi uyanacağız?
  Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Temmuz 2022 Perşembe
24 °C Açık
Bünyamin Bayram
binbay12@hotmail.com

Ölünce mi uyanacağız?

02 ŞUBAT 2022 ÇARŞAMBA 12:05
15
1745
10
AA aa

Hep düşünmüşümdür!..

İnsanların hakikati, doğruyu ve iyiyi bulmasını engelleyen nedir?

İnsanların büyük çoğunluğu doğup büyüdükleri ailelerin veya toplumların inanç ve değerlerini benimser ve inançlarını, dinlerini, fikirlerini ve yaşam felsefelerini kolay kolay değiştirmezler.

Mesela Hıristiyan, Yahudi, vb. dinlere inanan ailede ve toplumda doğup büyüyenlerin, çok az bir kısmı hariç (bunların çoğu da İslam'ı tercih ediyor) o inancın dışına kolay kolay çıkmıyorlar. Üstelik bunlar arasında çok sayıdaki bilgin, düşünür ve yüksek zekâlı insanlar var. “Bunlar neden Müslüman olamıyor ve neden hakikati bulamıyorlar?” diye hep sormuşumdur kendime.

İnsanlar inançlarının yanlış olabileceğini, kendi dünyası dışında da gerçeklerin var olabileceğini, gerçeklerin aranıp bulunması gerektiğini neden ciddi ciddi düşünmezler? Ve ait oldukları dünyanın meftunu olarak mahalle gettolarında yaşayıp giderler?

İnanç, doğruyu bulma ve yaşam felsefesinde olduğu gibi aidiyet hissettikleri sosyal gruplarını da kolay kolay terk edemezler.

Bir önceki “Mahallemiz ile Aldanma ve Aldatılma” başlıklı makalemde de belirttiğim gibi insanlar, sosyolojik anlamda üyesi oldukları mahallelerini (siyasi parti, cemaat, tarikat, dernek, vakıf, vb. sosyal grupları) ilkelerine ve amaçlarına aykırı faaliyetlerini görmez veya gördükleri halde kolay kolay bırakmazlar.

Hakikati, doğruyu ve iyiyi bulma yolculuğunda, insanoğlunu çevreleyen bu tür mantaliteler (bakış açıları), akıl ve vicdanların gerçekleri görmesini engelleyen en büyük zincirlerimizden biridir diyebilirim…

İnsanın yaratılışında merak, araştırma ve sorgulama, gerçeği bulma, yanlışı bırakma, hatadan dönebilme vardır ve insan daha iyi koşullarda yaşamayı ve sürekli gelişmeyi arzular ve arzulamalıdır da...

Maalesef insanlar bu güzel eğilimleri ve özelliklerini, hakikati bulma arayışında istenilen düzeyde kullanamazlar.

Hâlbuki insanın eğilimleri ve yetenekleri; insanoğlunu diğer canlılardan ayıran ve onu bugünkü uygarlık düzeyine çıkaran en büyük özelliğidir normalde. Ormanların kıralı aslan; milyonlarca yıldır hala ormanlarda diğer dağ komşularıyla birlikte ve aynı kürküyle yaşamaktadır! Ama insanoğlu mağaradan çıkıp mega kentlere taşınmış, uzayda yaşam merkezleri kurmanın çabası içerisinde ve artık nano teknolojik ürünler giymeye başlamıştır.

İnsanın büyüleyici bu bilimsel ve teknolojik gelişimine rağmen, söz konusu inanç, din, yaşam felsefesi, sosyal grupları(cemaat, tarikat, dernek, vakıf siyasi parti, vb.) ve ideolojileri olduğunda durum çok farklılaşmakta; bireyler ve toplumlar tutucu olmakta ve gettolarında yaşamayı tercih etmektedirler. Herhalde bakış açısı pergelini geniş tutmadığı için gerçeği bulmamakta ve başka dünyalara açılamamaktadırlar.

PLATO'NUN MAĞARA ALAGORİSİ;

Yanılgılarımızı giderecek ve cehalet zincirleri kırmamızı sağlayacak örnektir:

İnsanların kendi dünyalarındaki inanç ve değerlerini tek doğru görmelerini,  başka inançlara kapalı olmalarını, toplumsal cehaletin ve bireylerin hakikati bulmadaki yanılgılarının sebeplerini, başka gerçeklerin de var olabileceğini anlamadaki problemler açıklanırken, birçok düşünürün kullandığı benzetmelerden oluşan ilginç bir modeldir.

Mağara Alegorsinde; bir mağaraya zincirlenmiş üç insandan bahsedilir. Bu insanlar yalnızca mağara duvarını ve birbirlerini görebilirler. Doğuştan beri bu halde olan üç insan, duvarda mağara girişinden yansıyan gölgeleri ve yankı yapan sesleri duymaktadırlar. Yani gerçeklik, onlar için yalnızca gölgeler ve yankı seslerdir. Derken bu insanlardan biri zincirini çözer ve kendini mağaranın dışına atar. Yoğun ışık yüzünden geçici körlük yaşadıktan sonra gözü alışarak aslında gördükleri şeylerin yalnızca birer gölgeden ve duydukları seslerin yalnızca yankılardan ibaret olduğunu anlar. Bir akarsu kenarına gidince sudaki yansımasını ve gölgesini görmesi ise her şeyi anlamasını sağlar.

Büyük bir hevesle mağaraya dönüp bu durumu anlattığı zaman ise arkadaşları tarafından deli olmakla suçlanır. Onları kurtarmak istediğinde, zincirli iki insan onun gibi delirmek istemediklerini söyleyerek mağarada kalmayı sürdürürler. Hatta zincirlerinden kurtulmuş olana saldırmayı bile denerler. Ne kadar anlatırsa anlatsın zincire vurulmuş iki insan, bu durumu anlayamaz ve hayatlarını orada sürmeye devam ederler.

Bu alegorideki benzetmeler, mağara toplumu; zincirlenmiş insanlar toplumun veya bir sosyal grubun parçası olan insanları, zincirler zihnimizi ve ruhunuzu sınırlayan paradigma, inanç, değer ve kuralları; geçici körlük yolunu kaybetme ve şaşkınlık; mağara duvarına yansıyan gölgeler, gerçek olmadığı halde insanlar ve toplum tarafından gerçek kabul edilenler; zinciri kıran insanlar da düşünürler, bilginler ve araştırıp sorgulayan insanları anlatır. Bir şekilde toplumdan daha meraklı ve hakikat arayışı içerisinde olan bireyler, kendi dışındaki hayatları ve değerleri de öğrenmek isterler. Ancak içinde yaşadıkları ortamın dışına çıktıkları zaman bocalarlar. Sabırla yoluna devam eden birey, içinde yaşadığı inançların ve toplumun yaşam biçiminin yalnızca kendi gerçeklikleri olduğunu fark eder.

Aslında gerçeklik, onlara öğretilenden çok daha farklıdır.

Elbette gerçeği öğrenmiş birey, toplumuna yönelir ve içinde yaşadıklarının gerçek olmadığını söylemeye çalışır.

Mahatma Gandi gibi, toplumuna önder olur ve “sakın kimseye kirli ayaklarıyla beyninizde gezme fırsatı vermeyin” der…

Hz. Musa gibi, Fravun'a gider ve zulme son vermesi gerektiğini söyler…

Hz. Muhammed gibi, şirk ve cehalet bataklığında olan topluma tevhid hakikatini ve ahlaklı yaşamayı önerir…

İnançlarına ve yaşam felsefelerine katı bir şekilde bağlı olan toplumlar ise, kendilerine sunulan gerçekleri reddeder ve gerçeği söyleyenin başına olmadık şeyler (işkence, hapis, sürgün, ölüm, vb.) getirirler. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

İşin garip tarafı herkes ötekisini, esaret zincirleriyle tutsak olarak görmektedir.

Ateistler zincir için din, anarşistler zincir için devlet, sosyalistler zincir için kapitalizm, dindarlar zincir için şeytan, milliyetçiler zincir için dış güçler diyebilir.

Mağarayı (dinini, yaşam felsefesini, sosyal grubunu, vb) evi gibi gören de, hapishane gibi gören de olabilir.

Belki de kendi yarattığımız mağarada kendimizi zincirledik ve gölgeler o kadar güzel ki, ne ışığın peşine düşmek istiyoruz ne de gerçekten bir ışık olup olmadığını merak ediyoruz.  

Küçük dünyanızdan başka dünyaların güvensiz olduğunu düşünüyorsanız, mağaranın dışı sizi çok ürkütür ve korkutur. 

Hakikatten uzak, bir yalan ve köpükler üzerine kurulu dünya kurarak yaşamak çok korkunç olsa gerek…

Hani Peygamber bir hadisinde, “insan uykudadır, ölünce uyanır” der ya!

Acaba, sadece ölünce mi gerçekleri anlayacağız…

Acaba, kör cehaletimizi ve kötülük isteyen arzularımızı öldürerek bu dünyada da uyanabiliriz mi?

Gerçeklerle yüzleşen bir toplum olma dileğiyle…

Selam ve muhabbetler…

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_89170)
07 Şubat 2022 Pazartesi 23:33
Hakikatleri ölünce mi konuşacağız , derim ben de. Elinize sağlık hocam.
Beğendim (4) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_89057)
06 Şubat 2022 Pazar 02:06
Maalesef toplum olarak hoşumuza giden şeyleri duymak istiyoruz yalan söylediğini bile bile aynı televizyon kanalı ve yorumcuları izliyoruz örneğin: takvim gazetesinin emeklilere zam verildiğine dair hemen hemen hergün haber yapmasına rağmen ....
Beğendim (4) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_89003)
04 Şubat 2022 Cuma 09:47
istifade ettiğim bir yazı oldu, kaleminize sağlık üstadım.
Beğendim (6) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_88977)
03 Şubat 2022 Perşembe 08:17
Bu yazı Bingöl SGK İl Müdürlüğünün idarecilerini tarif ediyor. Onlar uyanmaya kalmadan Azrail ruhlarını kabzettiğinde helallik bile isteyemeden bu dünyadan göçecekler. Helallik isteseler de kimse onlara içten helal etmez veya hiç helal etmez.
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_88965)
02 Şubat 2022 Çarşamba 23:55
Hocam mağaranın dışından yazdığınızı düşünmenizde bir mağaradır haberiniz olsun. Ya hakikat bizim alıştığımız bize öğretilen veya bizim mahalleye ait değilse.. mağara alagorisini ortaya koyan adam hakikati ararken bir önerisi daha var. Bir sepetteki elmaları ayırmak istiyorsak ilk işimiz hepsini boşaltıp tek tek inceleyip sağlamları sepete geri çürükleri dışarı atmalıyız. sizce biz herşeyi inkar edip ondan sonra başlayabilir miyiz? birde bu kadar sıkıntılı günlerde düşünceyi önemsemeniz taktire şayan teşekkürler.
Beğendim (4) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_89000)
04 Şubat 2022 Cuma 01:18
@Misafir Kullanıcı Haklısınız İyi bir katkı oldu, katkınız için teşekkürler. Ben kısmen mağaranın dışına çıktım ve gerçeği gördüm. Sizin dediğiniz gibi herkesin önce mağara dışına çıkması gerekiyor. Sorun mağaranın dışına çıkamamak.
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_88957)
02 Şubat 2022 Çarşamba 22:09
Çok Güzel Bi konu
Beğendim (4) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_88942)
02 Şubat 2022 Çarşamba 13:41
Bünyamin hocam, güzel bir konuyu seçerek kaleme aldığınız bu makalenizden dolayı sizi yürekten kutlarım.Yüreğine ve kalemine sağlık.İnsan oğlu çoğu zaman Rabbinin kendisine gönderdiği vahyi değil, daha çok toplumda söz sahibi ve gücü elinde tutan trollerin algılarına göre şekillendiklerini görmekteyiz.Rabbim hakkı bilip gerçek manada hakikati söyleyen ve yaşayanlardan eylesin.Selam ve Muhabbetle....
Beğendim (9) Beğenmedim (4)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_88938)
02 Şubat 2022 Çarşamba 12:52
Hocam uzun yazmışsın. Kimse uzun yazıyı okumaz. Ben de okumadım. Yorum da yok...
Beğendim (4) Beğenmedim (3)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_88949)
02 Şubat 2022 Çarşamba 18:54
@Misafir Kullanıcı Çok uzun sayılmaz, okumanı öneririm, alışırsın, teşekkür edeceğine de inanıyorum.
Beğendim (1) Beğenmedim (2)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın