Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Mayıs 2021 Cumartesi
24 °C Çok bulutlu
Bünyamin Bayram
binbay12@hotmail.com

NEFSİN AZMANLAŞMASI VE ORUÇ

09 NİSAN 2021 CUMA 13:10
9
1431
0
AA aa

Modern insanın nefisle olan zorlu sınavı… Neden zor? Çünkü çağın insanı, arzularının sınır tanımaz pençesine düşmüş; haz ve şişkin ego benliğini tamamen sarmış, böylece nefsi “AZMANLAŞMIŞ” da ondan…

İslam'da kötü arzular peşinde koşan nefis; terbiye edilmesi ve kontrol altına alınması gereken insani bir duygu olarak görülür. İslam'daki emir ve yasaklar bu çerçevede işler. Nefsin iyiye veya kötüye yönelmesi… İslam, nefis ve benliğin iyiye yönelebilmesinin; haramlardan kaçınma, helal dairesinde yaşamakla, yani nefis terbiyesiyle mümkün olabileceğini önermiştir.  

Beyaz ve Siyah köpeğin savaşı:

Kızıl derili reisi, kapıda boğuşan beyaz ve siyah iki köpeğini seyrederken torunu yanına gelerek  “Hangisi daha güçlü?” diye dedesine sorar: Kızıl Derili Reis; “yavrum beyaz köpek iyiliği; siyah köpek ise kötülüğü temsil ediyor der, hangisini daha iyi beslersem o güçlü olur.” Diyerek tarihe not düşer.

Vahye sırt çeviren bu çağın düşünce terminolojilerinde, nefis terbiyesi kavramı unutulmuş gibi… Çağımızda, nefsin sınır tanımaz arzularının bütününü tatmine yönelen bir medeniyet inşa edilmiştir. Nefsin her arzusunu tatmin etmeye çalışan birinin, başkalarını düşünmeyen, bencil ve tehlikeli bireye dönüşmesi kaçınılmazdır.

Maalesef çağın medeniyetinde, insani gelişmişliğin ölçütünde gıda tüketim miktarı (et,süt, vb.) ve teknolojik araç (bilgisayar,vb) kullanımı alınmış; insanilik boyutu dikkate alınmamıştır.

İnsanların ne kadar gıda tükettiği veya eğitim düzeyi gelişmişliğin birer kriteri olabilir. Ancak bu kriterleri tamamlayan insani niteliklerin yoksunluğu, gelişmişliğin çok önemli bir belirtisi olarak görmek gerekir.

Toplumsal gelişmişliğin ölçüleri arasında üretim ve tüketimin nicelik ve niteliği; üretimde sanayi demokrasisine uygunluğu, tüketimin adalete uygun dağılımı, ahlaki ve insani değerleri önceleyen sivil toplumsal hareketlerin varlığı gibi kriterler de yer almalıdır.

Fakir ile zengin arasında uçurum varsa; insanları mutlu edecek moral değerler sağlam ve yerleşik değilse; insanlar mutsuz; suç oranları yüksek ise; özgürlük alanları alabildiğine kısıtlanmışsa böyle bir toplumun sadece maddi gelişmişliğinin bir anlamı olmamalıdır.

Nefis terbiyesi kavramına uzak, moral değerleri zayıf toplumlarda hak ve hukuk ihlalleri sıradan birer olgu olarak görülür. Nefis terbiyesi ile insanın bir anda Rahmanileşir. Daha bir sevgi; daha bir şefkat ve daha bir adalet duyguları ile dolmaya başlar. Kendi alemini tanıma ve anlama şansına ulaştığı gibi, diğer insanları ve evreni de anlamaya başlar.

İslam'ın önerdiği emirler, ibadetler, helal ve haramlar kişiyi kötü arzulardan uzaklaştırıp, iyiye yönlendirmeyi, erdemli ve faziletli bir insan olmayı hedefler.

İşte şimdi biz, İnsanı ve nefsinin terbiyesini sağlayan, İslam'ın en önemli ibadetlerinden biri olan “ORUÇ” yaşantısı ve gerçeğiyle; ayların sultanı olan “RAMAZAN” ayıyla karşı karşıyayız.

Oruç bir irade eğitimidir. İrade insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğimizdir. İnsan, iradesi ile dağ komşuları olan hayvanlardan farkını ortaya koyar. İradesini doğru kullanan insanlar her zaman başarılı ve huzurlu olmuşlardır. İnsanın iradesiyle insan olabileceği gerçeği batıda ve doğuda düşünürlerin büyük kısmı tarafından kabul görmüştür.

Hem dünyada hem de ahirette huzur içinde olmanın yolu İrade kontrolünden geçer. İşte, “Oruç” insanın irade kontrolünü sağlayıp geliştiren çok külli bir ibadettir.

Eğitimciler, bir grup çocuk üzerinde yaptıkları birçok sosyal deneylerde, “çocuklara birer çikolata dağıtılmış, arkasından çocuklara;  “eğer bu çikolatayı şimdi değil de bir saat sonra yerseniz, size ikişer çikolata daha vereceğiz” denmiş, çikolatasını yemeyip iradesini kontrol eden ve bir saat sonra iki çikolata almayı tercih eden çocukların, ileriki yaşamlarında daha başarılı bireyler olarak toplumda yer aldıkları görülmüştür.

Oruç müthiş bir irade kontrolü sağlayan dini bir ibadet olmasının yanında; insandaki Rahmani duyguların uyanmasına zemin hazırlayan bir yaşantıdır aynı zamanda…

Oruç bize yiyecek ve içecek bulmakta güçlük çeken insanları anlamayı sağlayarak empati yeteneğimizi geliştirir. İnsanlar empati kuramadıkları için birbirini anlamakta güçlük çeker; barış ve sevgi yerine kavgayı tercih ederler.

Arjantin'de yaşanan ekonomik sıkıntı sonrasında, insanların nasıl marketlere saldırdığını hatırlayalım. Türkiye ve birçok İslam ülkesinde de ekonomik sıkıntılar oldu ama Müslüman toplumların, özellikle Oruç aylarındaki yardımlaşması ve iftar çadırları geleneği, bizi bu tür toplumsal cinnetlerden korumuştur.

Oruç zenginle fakir arasında bir bağ kurar Ramazan ayı fakirlerin bile bayram ettiği bir ay haline dönüşür.

Ayrıca; var olan durumumuza şükretmeyi unuttuk. Nimetlerin içindeyiz ama değerinin farkında değiliz. Oruç ayında bunu bir anda hissetmeye başlarız. Pidenin ne de güzel koktuğunu, suyun bir hayat olduğunu, oruçla daha iyi anlarız. Böylece bu nimetleri vereni düşünmeye başlar ve nimetin değerinin anlarız. İnsanlar hakiki açlık hissederek nimetlerin kıymetini daha iyi bilir.

Oruç insana durup düşünmeyi de öğretiyor. Yüksek tempolu iş hayatı, insanın durup kendisine yönelmesini, anlamlı bir hayat sürmesini, birçok gerçeklerle yüzleşmesini ve diğer insanlara karşı daha duyarlı olmasını engellemektedir. İşte Oruç, İnsana durup düşünmeyi, sükuneti, dinginliği ve yeniden kendi olmayı öğretiyor.

Nefsinin kör düğümü nedeni ile insan; ihtiyarlığa ve arkasından ölüme giden yolculuğun farkına varamamakta ve adeta kendini ölümsüz bir varlık olarak görmektedir.

İşte ORUÇ insanın bu kör düğümünü çözmesini sağlar…

Hadisin rivayetlerinde vardır ki: 

Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: "Ben kimim, sen kimsin?"

Nefis demiş: "Ben benim, Sen sensin."

Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Nefis yine: "Ene ene, ente ente." Ben benim, sen de sensin.” Demiş. Hangi nevi azâbı vermiş ise Nefis yine enâniyetten vazgeçmemiş.

Sonra nefsi aç bırakmış. Yine sormuş: "Men ene? Ve mâ ente?" (ben kimim, sen kimsin)

Nefis; "Ente Rabbiye'r-Rahîm., Ve ene Abdüke'l-âciz." Yani, "Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir kulunum” demiştir.

 Ramazan-ı Şerifte, en güçlüden en zayıfına kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi kendisine mâlik değil,  birinin memlûküdür. Emrolunmazsa, en âdi ve en rahat şeyi de yapamaz, elini suya uzatamaz diye, mevhum rububiyeti kırılır, ubudiyeti takınır, hakikî vazifesi olan şükre girer.

AYRICA, İslam'daki Oruç emri;  Hz. Muhammed'in (a.s.v.) gerçek bir peygamber olduğunu da gösterir. O Ramazan ayını çok iyi değerlendirir, özellikle ayda çok merhametli ve cömert olurdu. Aslında O Ramazan ayı dışında da günlerinin çoğunu Oruç'lu geçirirdi. Zenginliği değil mütevaziliği tercih ederdi. Teb'ası içinde, maddî hayat itibariyle en fakirâne hayatı O yaşıyordu. Hem de bunu kendi tercihiyle yapıyordu. İsteseydi müreffeh bir hayat yaşayabilirdi. Bu, O'nun için hiç de zor değildi. Zira, sadece kendisine hediye olarak gelenleri veya ganimetleri dağıtmayıp yanında bırakmış olsaydı, o gün için en mesudâne bir hayat yaşamasına kâfi gelirdi. Ama O böyle yapmayı hiç düşünmedi…

O sadık, masum ve şefkatli Nebi dininde, herkesten daha ileri olduğunu göstererek biz ümmetine ideal bir model “usvetü-n hasene” olabildi.

Diğer ilahi hiçbir dinde olmayan, bu düzeyde bir fazilet ve güzellikte barındıran, Ramazan ayındaki Oruç tutma emriyle bizi diğer ümmetlerden ayrıcalıklı kılan, o kutlu Nebinin ümmeti olma şerefini bahşeden Rabbimize hamdolsun.

İçimizdeki iyiliği ve erdemi besleyip büyütecek; mükafatını sadece Rabbimiz'e kavuştuğumuzda göreceğimiz, insanın annesinden doğmuş gibi günahlardan arınacağı; ahireti için çok önemli bir hazırlık niteliğinde olacak ORUÇ'un kıymetini bilme ve yaşama dileğiyle, selam ve sevgilerimle….

Bünyamin BAYRAM

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Uzmanı

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın