KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
09 Temmuz 2026 Perşembe
°C

Tartıştığımız şeye bak!

Tartıştığımız şeye bak!
26 MART 2009 PERŞEMBE 12:10
0
1209
0
AA aa
Cumhurbaşkanı Gül, öyle dedi mi, demedi mi?
Sırf söyleyen Cumhurbaşkanı diye, eleştiriyorlar.
Cümle âlemin bildiğini kimden saklıyoruz ki...
Kimi kandırıyoruz, kendimizden başka?
Sonra dese ne olur, demese ne?
Sayın ki demedi; gerçek değişir mi?
Hem, şeylerin doğası, isimlerinden bağımsızdır.
Taşa toprak deseniz; toprağa da taş...
Taşı sürer, şeytanı topraklarsınız.
Hepsi o kadar.
Biri diğerinin adını aldı diye, özelliklerini de almaz ki.
Simyacının sesi mi var, sanki Cumhurbaşkanı'nda...
‘Altın!' diye seslenince kara toprak, başkalaşsın.
‘Siz Irak'ın kuzeyindekiler!' diye çağırınca...
Oranın Kürtleri, eskimoya dönüşüversinler.
***
İsimler farazidir; keyfi.
Çünkü varlıklar, isimleriyle doğmaz da ondan.
Sonradan öyle adlandırılırlar.
O yüzden, isimleriyle öz'leri arasında deterministik bir bağ yoktur.
Taşın adı, taş olmak zorunda değildir, mesela.
İsterseniz, toprak da diyebilirsiniz.
Her gün değiştirmemek kaydıyla...
Ki, kelimelerimizin anlamları sabit kalsın.
Yoksa, birbirimizle nasıl konuşabilir; ortak bir dilde nasıl anlaşabilirdik?
Zaten İngilizler ‘stone', Araplar da ‘hacer' der, ona.
Ama, aynı şeyi anlarız.
Aramızdaki keyfi, varsayımsal mutabakata dayanır, koyduğumuz isimler.
Öyle kabul ederiz, çünkü.
Adları, genel kabulümüz üzerine öyle kalır.
Oysa, şeylerin hakikati kendinden gelir.
İsimleri gibi özlerini biz tayin edemeyiz.
Onun için ifade kudretine sahip  varlıklar...
Yani biz insanlar...
Birbirimize canımızın istediği gibi seslenmeyiz.
Keyfimize göre başkalarına isim koymayız.
Dışarıdan kimlik dayatamayız.
Kim nasıl isterse, öyle çağırırız, onu.
Birimizin Ali dediğine, diğerimiz Veli derse...
Kendine Kürt diyene...
İçimden sana Türk demek geliyor, demeye kalkarsak...
Ya da Türk'e tersini...
Kendimizi anlamsız bir isimler kaosunun ortasında buluruz ki...
Artık çıkın işin içinden, çıkabilirseniz.
***
Biz ifade kudretine sahip olanlar...
Yani şeylere isim koyma tekelini elinde bulunduranlar...
İşte sırf bu yüzden birbirimize yeni isimler koymamaya yeminliyiz.
Kadim anlaşmamıza göre, her birimiz, kendine bir isim seçme hakkına sahip.
Aramızda toplanıp, dışarıdan başkalarına biz isim koymayız.
Anlaşmamız böyle.
Ta Antik Yunan çağının İsimler Savaşı'ndan beri...
O amansız cenk, bir daha yaşanmasın diye...
O acılara, aklımız bir daha düçar olmasın...
Sulh yapıp, o mantık sayfasını bir daha açılmamak üzere kapatmışız.
Felsefe tarihinin en kadim münazarası...
En çetin karşılaşması, insan mantığının...
2 bin 500 yıl evvel böyle sona ermiş iken...
Şimdi bu tartışma niye?
***
Ha Kuzey Irak Yerel Yönetimi...
Ha Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetim...
Ha Bölgesel Kürdistan Yönetimi...
Ne derseniz deyin, fark eder mi?
Kendi coğrafi konumumuzdan hareketle, Kuzey Irak demişiz, önce.
Sonra, bunun ayrık bir kurumsal yapıyı tasdik olacağını düşünüp...
Irak'ın kuzeyi demeye başlamışız.
Toprak bütünlüğüne vurgu yapmak için...
Koyduğumuz isimleri değiştirirken...
Sana yeni bir isim buldum, derken...
Coğrafyayı mı, üzerinde yaşayanların kimliklerini mi değiştirebilmişiz?
Ne isim verirsek verelim...
Onlar, her kimlerse yine öyle kaldılar.
Biz de, insan soyunun sulha bağladığı bir savaşı yeniden başlatttığımızla...
Adı konmamış farazi bir ‘dil mutabakatı'nı bozduğumuzla...
***
Sözün özü:
İsimlerin pek de öyle sihirli güçleri yoktur.
İsmiyle müsemma olmak, sadece bir varsayım.
Hem adamlar kendilerine isim koymuş zaten.
Anayasalarında yazıyor.
Bizim coğrafi konumumuza göre mi, kendilerini çağıracaklar?
Onlar, kendilerinin kuzeyinde değiller ki...
Onların da kendilerine seçtiği bir isim var.
Tıpkı bizim gibi.
Unutmayalım!
Şeylerin mahiyeti, hakikati her daim aynı kalır...
İsimleriyle gidip gelmez; yer değiştirmez.

Dijital polise alkış yok mu?
Bakıyorum da, polis teşkilatı kendi çağını yakalamış.
   Dijital devrim, her birime sirayet etmiş bile.
Kriminoloji tekniklerindeki hızlı değişime ayak uydurmuşlar.
Sanmayın ki, teknik takip kabiliyetindeki sıçramaya bakarak söylüyorum, bunları.
Mobese kameralarının sokakta bizi gözetlemeleri de değil.
Hayır, Mustafa Balbay'ın sildiği günlüklerini hard diskten kurtarmış olmalarını da saymıyorum.
Sonuçta, yedekleme sisteminden silinen dosyaları çağırmak, günümüzde bir yenilik sayılmaz.
Asıl yenilik, CSI serisinden TV dizilerinde gördüğümüz yüksek teknolojidir.
Polisin dijital çağını, o Amerikan dizilerinde izliyoruz.
Suçluyu takipte kullanılan kriminoloji araçları ve yöntemleri...
Polise büyük bir üstünlük sağlıyor.
Hayran kalmamak elde değil.
Çıplak gözle fark edilmeyecek mikroskobik bir ayrıntı...
Bir iz, bir kirpik teli ya da kırık bir tırnak parçası...
Suçluyu ele verebiliyor.
Yeter ki, doğru bakmayı bilin.
***
Düşünün ki, ekranlardaki dijital polisle bizim sokaklarda karşılaştınız.
İşte anlatmaya çalıştığım bu.
Ben o dijital polisi, önce Diyarbakr'da gördüm.
Diyarbakır'daki katliamın faillerinin yakalanması...
CSI New York dizisini aratmayan bir yöntemle mümkün olmuş.
3 yıl önce, termos bombasıyla katliam yapılmıştı.
Koşuyolu Parkı'nda 10 masum insan hayatını kaybetmişti.
Meğer o caniler, internetten Türk İntikam Tugayı adına katliamı üstlenirken küçük bir hata yapmış.
Geride, görünmez bir iz bırakmışlar.
İnandırıcı olmak için termostaki bombanın hazırlanış görüntülerini, o paravan sitede yayımlamışlar.
Polisi hafife almanın bedelini de yakayı ele vererek ödemiş oldular.
Çünkü, fotoğrafları kare kare inceleyen polis...
Gizli bir ipucu yakalamış.
Termosun üzerinde durduğu zemin...
O yer karolarının izini sürerek faillere ulaşmış, polis.
Hiç aklınıza gelir miydi?
Büyük başarıdır.
***
Dün ehliyetimi yenilemek için gittiğim Ankara Emniyeti'nde de dijital polisin yüzünü gördüm.
Önündeki laptop'a, bütün parmaklarımın izini yükledi.
Herkesi, sistemin kaydına geçiren dev bir veri tabanı oluşturuyorlar.
Şu an adli kolluk, henüz bu sistemi kullanamıyor.
Ama tamamlandığında...
Sistem, bir big brother gibi...
Parmak uçlarımızdan hepimizin yüzünü tanıyabilecek.
Gözü daima üzerimizde...
Ne diyelim...
Dijital polise, alkış yok mu?


 




Okur Yorumları (2 Yorum)

darbeci kafalar cok kizar buna cook - 26/3/20097:49

Bir suredir dillendirdikleri polis devleti mi oluyoruza parmak izi bilgisi ile benzin dokmussunuz.Bazi cahiller postala selam durmayi onu yapamazsa cuppe tutmayi cook sever.Ama nedense islerine gelmedigi icin polisi sevmezler.Cogunlugu sagci oldugu icin mi darbe gibi girisimler yapmadiklari icin mi bilemem artik.Polis kendini o kadar yeniledi o kadar gelisti ki simdi suc isleye isleye (malum donemlerde) suc makinesi olmuslari topluyorlar, bugunun duzelmeye baslayan toplumunu yarin daha huzurlu gorecegiz. Bugun is dunun saliverilmis ahlak yoksunu pisliklerini temizlemek ile ugrasiyorlar.Yoksa bakmayin siz 'Turkiye ne hale geldi' feveranlarina. Gayet iyi biliyorlar neyin ne oldugunu.Rahsanlarin, reformuna karsi ciktiklari kokusmus yargi sisteminin ne oldugunu.Cunku firsatci bunlar, ancak boyle kokusmus ise yaramaz aciklari olan sistemden 367leri cikarirlar,parti kapatabilirler. Ama yolun sonu yakindir. Polisin de gidecegi daha yol vardir ve dogru yolda ilerliyorlar.


Parmak izi.. Dedimse dedim! - 26/3/20093:2

Tamam da tartisanlari elestirmekte haksizsiniz. Ben cumhurbaskaninin Kurdistan demis oldugunu umuyor, bunu da onayliyorum. Fakat cumhurbaskani cikip da diyemiyor : Kurdistan, dedim. Zira bunun boyle kabul edilmesini dogru buluyorum, diyemedi. Demedim, dedi. Neden? Parmak izi vermek icin elini seve seve uzatip, parmak izi alan polisi, bu tur duzenlemeleri oven bir anlayisi ilginc buluyorum dogrusu. Turkiye'de yasamadigimizdan bilmiyoruz ama, batida ehliyetinizi degistirmek icin kimse parmak izinizi alamaz. Ne yani polis herkesten parmak izi mi aliyor Turkiye'de? Polisin, kolluk guclerinin dinleme yetkilerini bile suistimal ettiigi iddialarinin kol gezdigi bir ulkede, bu is pis is.

akif.beki@radikal.com.tr

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
09.07.2026
12:58
Bingöl`de ikinci ürün mesaisi başladı
Bingöl'de ikinci ürün mesaisi başladı
Bingöl'ün Solhan ilçesinde ilk hasadı tamamlayan çiftçiler, ikinci ürün olarak silajlık mısır ekimi için tarlalarda hazırlıklara başladı. Üreticiler, verimli geçen sezonun ardından ikinci mahsulden de umutlu.
08.07.2026
23:27
İki araç, iki hayvan, iki yaralı!
İki araç, iki hayvan, iki yaralı!
Bingöl Valiliği gündüz vakti başıboş hayvanları toplattı, akşam saatlerinde yine başıboş hayvan kazası yaşandı. Bingöl-Muş karayolunda iki aracın yola çıkan iki başıboş büyükbaş hayvana çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hafif yaralandı. Kazada çarpılan hayvanlar telef oldu.
08.07.2026
23:12
Bingöl`de 68 hayvan toplandı
Bingöl'de 68 hayvan toplandı
Bingöl Valiliği, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla başıboş hayvanlara yönelik denetim ve toplama çalışmalarının aralıksız sürdüğünü açıkladı. Son denetimlerde 68 sahipsiz hayvan toplanarak belediyelere ait geçici bakımevlerine teslim edildi.
08.07.2026
18:15
`NATO, Barışa Hizmet Edemez!`
'NATO, Barışa Hizmet Edemez!'
NATO'nun küresel barış ve güvenliği sağlama iddiasına rağmen bugüne kadar müdahil olduğu savaşlarda barış yerine yıkım ve istikrarsızlık ürettiği vurgulayan Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, Afganistan, Irak ve Libya'nın ardından Gazze, Suriye, Lübnan ve İran'da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, NATO'nun temel misyonunun barış değil savaş üretmek olduğunun altını çizdi.
08.07.2026
14:00
Sahte yedek parça ilanıyla 203 milyon liralık vurgun
Sahte yedek parça ilanıyla 203 milyon liralık vurgun
Sakarya merkezli Bingöl dahil 14 ilde düzenlenen operasyonda, internet üzerinden sahte yedek oto parça ilanlarıyla vatandaşları dolandırdığı öne sürülen 25 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin hesaplarında 203 milyon liralık işlem hacmi tespit edilirken, 13 zanlı tutuklandı.
08.07.2026
12:34
Bingöl`de beton santralleri ve hurdacılar taşınıyor
Bingöl'de beton santralleri ve hurdacılar taşınıyor
Bingöl'de kent estetiğini güçlendirmek, görüntü kirliliğini azaltmak ve trafik güvenliğini artırmak amacıyla beton santralleri ile hurdacılık işyerlerinin şehir merkezinden Kervansaray bölgesine taşınması kararlaştırıldı. Taşınma sürecinin inşaat sezonunun ardından başlaması planlanıyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın