Riskli yapısını yıktıranlara destekler verilecekKentsel Dönüşüm Bilgilendirme Toplantısında yapılan bilgilendirmede, anlaşma yolu ile riskli yapısını yıktıranlara kredi, konut ve işyeri tahsisi, konut sertifikası gibi destekler verileceği belirtilirken, riski binaların tespiti, yıkım prosedürü ve destek oranları şöyle sıralandı:![]() 'Kentsel Dönüşüm' olarak ifade edilen kentlerin güvenli ve yaşanabilir hale getirilmesi amacıyla çıkartılan 6306 sayılı 'Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun ile ilgili bilgilendirme toplantısı dün saat 09.30'da Valilik Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıya Vali Güvençer'in yanı sıra Vali Yardımcısı Numan Tahir Şimşek, Belediye Başkan Vekili Ahmet Gündoğdu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hüseyin Kürekçi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halit Taş, kurum amirleri ve mühendisler katıldı. “TÜRKİYE DÜNYANIN EN AKTİF DEPREM KUŞAĞINDA BULUNUYOR” Programın açılış konuşmasını yapan Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hüseyin Kürekçi, Türkiye'nin dünyanın en aktif deprem kuşağında bulunduğuna dikkat çekti. 6306 sayılı yasanın planlama için önemli olduğunu vurgulayan Kürekçi, yasanın afetlerde hasarı en aza indirmeyi amaçladığını söyledi. “BİNGÖL RİSK ALTINDA” Deprem afeti konusunda Bingöl'ün çok özellikli bir risk taşıdığına dikkat çeken Vali Güvençer: “Bu anlamda Bingöl Belediyesi ve ilçe belediye başkanlıklarımızın il özel idaremizin ve çevre şehircilik il müdürlüğümüzün çok ağır bir sorumluluğu var. Çok gecikmeksizin hem mümkünse riskli alanların tespiti rezerv alanlarının belirlenmesi bunların imar planlarına bağlanması riskli yapıların tespiti konusunda vatandaşlarımıza yol gösterilmesi yardımcı olunması onların müracaatlarının suretle alınarak neticelendirilmesi kanun uygulasın da Bingöl'de göstereceği başarı performansının önemli ölçütleri olacak. Burada klasik bürokratik bir başarıdan söz etmiyoruz. İnsanlarımızın doğrudan doğruya hayatlarını ilgilendiren bir konu bu güne kadar benzer tehditler riskler tehlikeler dile getirildiğinde daha ziyade afet olursa ne yaparız afet sonrasında bu işi nasıl onarırız bu işin altından nasıl kalkarız kaygısıyla bir şeyler yapmaya çalışırken zorunlu olarak yerelde sorumlu olan kişiler olarak konunun afet öncesinde bir iyileştirme projesine tabi tutulması bu anlamda çok şanslıyız merkezi hükümet afet öncesinde alınabilecek tedbirler ve alanların dönüştürülmesi konusunda çok ağır bir sorumluluğun çok zorlu bir sürecin adamlarını büyük bir cesaretle attı. Önümüz açtı bundan sonra mevzuatın uygulanması konusunda taşra ki biz sorumlu arkadaşlarımızın sorumluluğu üzerlerine alarak mevzuatın getirdiği imkanlardan bakanlığımızın teknik desteklerinden finansal desteğinden azami derecede yaralanmak bizim görevimiz” dedi. RİSKLİ YAPILARIN TESPİTİ Güvençer'in konuşmasının ardından İnşaat Mühendisi Serkan Işık, “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında Riskli Yapı Süreci” hakkında bilgilendirme yaptı. Riskli yapı tespitine ilişkin süreç ile ilgili sunum yapan Işık: “Riskli yapı riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıdır. Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir, Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya idarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek idareden de isteyebilir” dedi. Işık, riskli yapı tespit müracaatlarının Malikler veya Kanuni Temsilcileri tapu ve kimlik belgeleri ile birlikte; Bakanlıkça lisanslandırılan kuruluşlara, İdarelere (Belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri, Bakanlıkça yetkili kılınan Büyükşehir ilçe belediyeleri, İl Özel İdareleri) veya Müdürlüğe (Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlükleri, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri)yapılabileceğini söyledi. Riskli bina tespit ücretleri hakkında konuşan ışık, 500 metrekareye kadar her metrekare için 2,25 TL belirlendiğini ve 501 metrekareden yukarısı her metrekare için 1.75 TL, 1001 metrekareden yukarısı her metrekare için 1.00 TL tespit ücreti alınacağını ifade etti. “RİSKLİ YAPISINI YIKTIRANLARA DESTEKLER VERİLECEK” Kanunun hazırlanma gerekçesinin afet sonrası hızla yara sarma değil, yara alınmamasının sağlanması olduğunu belirten Jeofizik Mühendisi Selçuk İnal: “Kanun'un temel amacı; Afet riski altındaki alanların dönüşümünü ve riskli yapıların yıkımını sağlayarak ülke genelinde güvenli ve yaşanılabilir alanlar oluşturmaktır. Kanunun temelinde ‘CAN' güvenliği olması nedeniyle riskli olduğu bilimsel verilere göre belirlenecek yapılar her ne olursa olsun mutlaka yıkılacaktır. Kanun'un özü, anlaşma usulüdür ve anlaşma yolu ile riskli yapısını yıktıranlara kredi, konut ve işyeri tahsisi, konut sertifikası gibi destekler verilecektir. Uygulamanın temelde vatandaşlarca yürütülmesi amaçlanmış, devletin yardım ve destekler dışında mümkün olduğunca az müdahalesi temel alınmıştır. Üzerindeki yapı yıkılan parsellerde maliklerin 2/3'ünün anlaşması halinde uygulama bu anlaşmaya göre yapılacak olup bu durumda Bakanlık müdahil olmayacaktır” dedi. Risk Alan Tespiti için 2 ana kriterlerinin olduğunu vurgulayan İnal: “Bu kriterlerimiz; zemin yapısı ve üzerindeki yapılaşma şeklindedir. Zemin yapısı dendiğinde akla ilk olarak depremsellik gelse de afet açısından baktığımızda toprak kayması veya heyelan olabilecek bölgelerin, dere yataklarının, taşkın bölgelerinin, çığ veya kaya düşme olasılığı olan alanlar da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Üzerindeki yapılaşma da ise kriterler çok daha geniş ve detaylı; binaların riskli olduğunun tespit edilmesi, binaların büyük bir kısmının ruhsatsız ve kaçak yapılmış olması ya da proje ve uygulama aşamasında mühendislik hizmeti almamış olması, yapılaşmanın sonucunda oluşan ulaşım ağının ve altyapının yetersiz kalması gibi bir çok kriter sıralanabilir” ifadelerini kullandı. “EVİNİ YIKTIRMAK İSTEYENLERE KREDİ VERİLECEK” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halit Taş, Bankalardan konut yapım veya güçlendirme çalışması yapılması için kredi alacaklara yıllık faizin yüzde 4'lük kısmı (işyerlerinde yüzde 3'lük kısmı) devlet tarafından ödendiğini söyledi. Taş: “Bu örneğin 100 bin TL tutarında ve 10 yıl vadeyle alınan bir kredinin toplam faiz yükünün yaklaşık 25 bin TL'lik bir kısmını devletin üstleneceği anlamına geliyor. Aynı zamanda normalde henüz inşaatı tamamlanmamış binalar için kullandırılmayan konut kredileri, kentsel dönüşüm kapsamında yeniden inşa edilecek binalar için kullandırılabiliyor. Böylece bankalar kredi almak isteyenlere daha düşük faiz oranları sunabiliyor. Bankalarca kredi başvuruları reddedilen vatandaşlara ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Özel Hesabından kredi kullandırılıyor. Daha önce üç bankaya başvurup bu bankalardan kendisine kredi kullandırılamadığına dair yazı alan kişiler, bu yazılarla bakanlığa başvurup kredi kullanabiliyorlar” diye konuştu. Evini yıktırmak isteyenlere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı özel hesabından 24 ay vadeye ve bin m2 başına 6 bin TL'ye varan yıkım kredisi verildiğini belirten Taş: “Evini yıktırmak amaçlı boşaltanlara en fazla 18 ay boyunca aylık 600 TL'ye kadar kira yardımı yapılıyor. Riskli konutunu yeniden inşa edeceklere bir avantaj da yeni konutun eski ve riskli konuta göre değerinin daha yüksek olacak olması. Tapusunda riskli bina şerhi bulunan konutlar yenilenince şerh kalkıyor ve satış imkanı artıyor. Tapusu bulunmayan daireler tapulu hale geliyor ve konutlar üçüncü kişilerin konut kredisi kullanarak satın almasına uygun hale geliyor” şeklinde konuştu. YORUM YAZIN ![]()
|
|