KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
10 Temmuz 2026 Cuma
°C

Gözardı edilen insani mefhum!

Açtırmak için ikna odası kuran ve her şeyin doğrusunu bilen zihniyetin insani mefhumlar söz konusu olduğunda genellemeleri nereye kadar sürecek?

Gözardı edilen insani mefhum!
26 EYLÜL 2008 CUMA 20:54
0
1171
0
AA aa
Leyla İpekçi yazısı

Boğaziçi Üniversitesi'nde rektör değişimiyle başlayan başörtüsü yasağını duyduğumda bir süre önce okuduğum Henüz Özgür Olmadık kitabını yeniden elime aldım.

Hilal Kaplan, Neslihan Akbulut ve Havva Yılmaz'ın hazırladığı ve Hayykitap tarafından yayınlanan bu kitabın her türlü siyasi, cinsiyetçi, sınıfsal, kültürel ayrımcılığın ötesinden, hakikatin ‘neyse o olan' en yalın halinden bize seslendiğini söyleyebilirim.

Bu yüzden bu kitapta kendi deneyim, gözlem ve düşüncelerini anlatarak ezber bozan başörtülü başörtüsüz her tanığın, bu ülkenin gayri resmî tarihine ortak bellek oluşturma açısından eşsiz katkısı olduğuna inanıyorum.

Ve bizzat başörtüsünün de bu ülkenin üniversitelerinde yıllardır ‘canlı' tanıklık ettiğini, çünkü kendi konuştuğu bir ‘dil' olduğunu –her ne kadar bazıları kendi vehimlerini duymayı tercih etse de- hatırlatmak istiyorum. Bu, şüphesiz başka bir yazının konusu. Bu yazıda ise tek bir mağdurun tanıklığından ufacık bir bölüm aktarmak istiyorum yalnızca.

Adaletsizlik söz konusu olduğunda uzun uzadıya ayrıntılandırmak gerekmiyor maruz kalınan zulümleri. Bazen tek bir ‘yaşanmışlık' bile bütüne şahitlik edebiliyor. Zalimliğin vicdanlarda ‘gri noktalar'la tartılabilen bir karşılığı yok çünkü.

Nesrin üniversiteyi kazandığında babasıyla Urfa'dan gelmiş kayıt olmaya. Kayıt haftasında örtülü almışlar öğrencileri, fakat daha sonra kayıt bitince almamaya başlamışlar. Bunun üzerine –kayıt bitmiş olmasına rağmen- babası Nesrin'i her gün okula götürmeye çalışmış.

Böyle bir baba kız hikâyesi okumak içimi daha ilk andan burmuştu. Yerleşik kanı, kızların aile baskısıyla ya da mahalle baskısıyla örtündükleri yönündeydi. Ya da tarikatlar, cemaatler tarafından kullanıldıkları şeklindeydi. Kızların üniversite kazanmak için yıllarca çalışmaları, ailelerinin mali zorluklara göğüs germeleri okul yönetimini tahrik etmek gibi absürt bir gerekçeye bile indirgenebiliyordu vicdansızca.

Genç kızların ve ailelerinin kendi hayatları için verdikleri bütün çabalar, sarf ettikleri emek ve geleceğe dönük hayaller toptancı bir niyet okumayla siyasi sembol adı altında resmî tarihe kaydedilmeye çalışılıyordu. İnsafsızca.

Tüm bunları sineye çeken babanın ne siyasetle, ne de yerleşik önyargılarla ve niyet okuma seçkinciliğiyle uğraşacak derdi yoktu aslında. Çünkü “şapka tak gir” diyerek kızına kendince yol gösterecekti. Üniversiteyi kazanan kızını okutmak istemektedir, arzusu budur.

Gerisini Nesrin'den öğrenelim: “Babam okulda, dekanlıkta, mimarlık fakültesinde her gördüğüne anlatmaya çalışıyordu. Bakın benim kızım örtülü. Bunu bilerek isteyerek yapıyor. Çok seviyor. Okul onun hayatı. Ben istemiyorum böyle bir şeyin kızımın hayatını etkilemesini.”

“O kadar gücüme gitti ki. Babam adeta hiç tanımadığı insanlara yalvarıyordu. Ve ben babamı hiç böyle görmemiştim. O kadar acıklı, o kadar insanların gözünün içine bakarak yalvararak konuşuyordu ki, adeta, ben onu buraya bırakacağım ama kızıma kötü davranmayın demeye çalışıyordu.”

Büyük şehre kızını okutmaya gelen bir babanın kızını emin ellere teslim etmeyi istemesinden daha doğal ne olabilir? Okulda önüne çıkan herkese kızının önünde yalvarması, bir bakıma başörtülü kızlara eğitim yollarını keyfi hukuk yorumlarıyla tıkayan bir anlayışın iflas ettiği yer değil midir?

Kızını kendisinin zorla örtmediğini, ona kalsa şapka gibi seçenekleri, hatta örtüyü tamamen atma gibi çözümleri savunacağını ima etmeye çalışıyordu tanımadığı herkese. Gerçeğin ilanıydı bu aslında.

“Sanki gözaltında bir yakınının olması gibi” diyor, ailesi telefon ettiğinde onları teskin edici yanıtlar vermeye dikkat eden Nesrin. “Tek başıma yaşasaydım bu kadar incinmezdim. Ama ailem benim için benden daha değerli. Benimle birlikte onlar da bu acıyı yaşıyor.”

Baş açtırmak için ikna odası kuran ve her şeyin en doğrusunu bilen zihniyetin irade kullanmak, birey olmak gibi temel insani mefhumları başörtülüler söz konusu olduğunda gözardı ederek kaba bir genellemeye teslim olması nereye dek sürecek, kaç aileyi perişan edecek bilinmez.

Ama şimdilik başörtüsü yasağı özgür düşünceyi, çoğulculuğu ve hakikat arayışını kuşatması beklenen üniversitelerin rektörlerinin insafına ve vicdanına keyfi olarak terk edilmiş durumda. Başı açık olmanın özgürlüğün önşartı olduğu yanılgısıyla birlikte...

Tanıklığa ısrarla devam etmek gerekiyor. İnsan kalabilmek adına.

(Taraf)

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
10.07.2026
11:53
Zazaca`ya katkı sunan öğrencilere anlamlı teşekkür
Zazaca'ya katkı sunan öğrencilere anlamlı teşekkür
Genç ilçesinde Zazaca öğretmeni İsmail Yıldız öncülüğünde kurulan ve 'Tij' adlı kliple beğeni toplayan Grup Estare öğrencileri, Genç Murat Etüt Merkezi'nde düzenlenen programda ağırlandı. Öğrencilere Zazaca'nın yaşatılmasına sundukları katkılardan dolayı çeşitli hediyeler takdim edilirken, pasta kesilerek başarıları kutlandı.
10.07.2026
11:52
Bingöl`de 115 milyon liralık İŞGEM yatırımı için imzalar atıldı
Bingöl'de 115 milyon liralık İŞGEM yatırımı için imzalar atıldı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Çalışan ve Üreten Gençler Programı kapsamında Bingöl'de hayata geçirilecek İŞGEM 2. Etap Projesi için protokol imzalandı. Yaklaşık 115 milyon lira bütçeli projeyle kente 13 yeni üretim atölyesi kazandırılması ve istihdamın artırılması hedefleniyor.
09.07.2026
18:42
Yeşilay Bingöl`den çocuklara Bağımlılıkla Mücadele Odaklı Yaz Okulu
Yeşilay Bingöl'den çocuklara Bağımlılıkla Mücadele Odaklı Yaz Okulu
Yeşilay Bingöl Şubesi tarafından, Gençlik Merkezi iş birliğiyle 8-11 yaş grubundaki çocuklara yönelik düzenlenen 3 günlük yaz okulunda; spor, kültür, sanat ve eğitim etkinlikleriyle çocukların hem kişisel gelişimleri desteklendi hem de bağımlılıklara karşı farkındalık kazanmaları hedeflendi.
09.07.2026
18:26
Emiroğlu: Emekli de çiftçi de geçinemiyor
Emiroğlu: Emekli de çiftçi de geçinemiyor
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, Bingöl'de düzenlediği basın toplantısında ekonomi, emekli maaşları, tarım destekleri, engelli bireylerin yaşadığı sorunlar ve 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
09.07.2026
17:22
Tır ve otomobil çarpıştı: 2 yaralı
Tır ve otomobil çarpıştı: 2 yaralı
Bingöl'de tır ve otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.
09.07.2026
12:58
Bingöl`de ikinci ürün mesaisi başladı
Bingöl'de ikinci ürün mesaisi başladı
Bingöl'ün Solhan ilçesinde ilk hasadı tamamlayan çiftçiler, ikinci ürün olarak silajlık mısır ekimi için tarlalarda hazırlıklara başladı. Üreticiler, verimli geçen sezonun ardından ikinci mahsulden de umutlu.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın