KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

'Ermeni açılımı'nın anlamı

Bugün gelinen noktada, Türkiye, istese de kulağının üstüne yatamıyor, üç maymunları oynayamıyor veya birikmiş sorunları halının altına itemiyor. Tarafı olduğu olayların ciddiliği, bugünkü uluslararası şartlar ve dış politikada benimsenen 'vizyoner yaklaşım' buna izin vermiyor da ondan...

'Ermeni açılımı'na, yani İsviçre'nin arabuluculuğunda Türkiye ile Ermenistan'ın üzerinde uzlaştıkları iki protokole bu açıdan yaklaşmak gerekiyor.

Açılımı duyar duymaz hemen ayağa kalkanlara ilk uyarı: Bu açılımı başlatanlar da sizin kadar konunun hassasiyetinden haberdarlar. Evet, Ermenistan Türkiye ile sınırlarını içine sindiremiyor, 'soykırım' iddiasını anayasasına geçirmiş bir ülke ve en yakın müttefiğimiz Azerbaycan'ın topraklarını da işgali altında tutuyor... Bunların hepsi doğru; ancak girişim de tam bu amaçla başlatıldı işte: Türkiye, 'Ermeni açılımı' ile, komşusu Ermenistan'la arasındaki bütün sorunları makul bir zemine oturtup varolan ihtilâfları ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Parlametoların devreye girmesi öncesinde, kamuoylarının konuyu hazmetmesi için altı haftalık bir süre öngörülmüş... Bu süre, öncelikle Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan'ın iki ülke milli takımlarının altı hafta sonra yapacakları karşılaşmayı izlemek üzere Türkiye'ye gelmeye kendini hazırlaması için verilmiş bir süre gibi. İlk karşılaşmaya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erivan'a kadar giderek katılmıştı; Sarkisyan ise ziyaretini anlamsız şartlara bağlama eğiliminde gibi...

İlk güven sınavını o ziyaretin gerçekleşip gerçekleşmemesiyle verecek Ermenistan...

Protokolde Ermenistan için 'samimiyet sınavı' sayılabilecek başka unsurlar da var: Ermenistan için en önemli sorun, Türkiye ile sınırının açılması ve diplomatik ilişkinin başlaması; protokoller o noktaya varılmasını amaçlıyor, ama bölgedeki bütün ülkeler arasında sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması şartıyla... Bununla arzulanan, Ermenistan'ın Azerbaycan'la olan Karabağ ihtilâfını ortadan kaldırması...

Diplomatik ilişkiler kurmak için ülkelerin birbiriyle can ciğer kuzu sarması olması gerekmiyor elbette; ancak komşusunun topraklarının kapılarını sonuna kadar açmasını bekleyen ülkenin komşu topraklarında gözü olması ve komşusunu 'soykırım' gibi uluslararası ayıplanmış bir suçla itham etmesi herhalde normal karşılanamaz.

Normalleşme, ancak iki tarafın da birbirine anlayış ve samimiyetle yaklaşmasıyla gelebilir...

Türkiye, diplomasiyle erişilen 'protokollere' taraf olmakla, Ermenistan'a ve uluslararası camiaya bunu sağlama fırsatı veriyor.

Bunun için de, Ankara, kapsamlı ve kalıcı bir bölgesel düzen arayışına girişilmesini bekliyor. Yeni düzenin uluslararası hukuka saygı, karşılıklı bağımlılık, ekonomik işbirliği, ihtilâfların diyalogla çözümü, teknik ve kültürel alanlarda işbirliği gibi yapı taşları olmasını öngörüyor. 'Mezopotamya Havzası' projesinin bir tür Kafkasya izdüşümü bu.

“Peki ya Azerbaycan?” sorusunun tek bir cevabı var: 17 yıldır süren işgalle 'donmuş' görünen Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ihtilâf da, Ankara'nın Erivan'la karşılıklı atacağı diplomatik adımlarla çözülmüş olacak...

Azerbaycan'ın rahatsız olması değil, açılımı desteklemesi kendisi için daha akıllıca...

Süreç aslında uluslararası camianın köklü ihtilâfların çözümü konusunda da bir samimiyet sınavı olacak. Dünyanın dört bir tarafından gelen baskılarla girilen bir yol bu açılım; imzalanan protokolün sonuç alması için mızıkçılık yapan ülke üzerinde aynı türden baskıların devam etmesi şart. Ermenistan-Türkiye ve Ermenistan-Azerbaycan arasındaki ihtilâfların çözümüyle Kafkas bölgesine gelecek huzur ve güven ortamı uluslararası camiayı da rahatlatacaktır.

Unutmayalım: Dünya enerji hatları bu bölgeden geçiyor ve Türkiye de bölgenin kilit ülkesi...

Yenişafak

`Ermeni açılımı`nın anlamı
02 EYLÜL 2009 ÇARŞAMBA 13:33
0
1468
0
AA aa
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın