KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
12 Eylül 2026 Cumartesi
°C

Dünya faiz artırırken Türkiye neden indiriyor?

TÜRKİYE faiz artırımı yaparken dünya ülkeleri faiz yükseltiyor. En son ABD'nin ardından para cenneti İsviçre faizleri artırdı. İsviçre bu kararla faizi 14 yılın zirvesine çıkardı. Türkiye Merkez Bankası ise bu hafta bir kez daha faiz indirimine gitti. Peki dünya enflasyon karşısında faiz artırırken biz neden düşürüyoruz? Onlar bizim bilmediğimiz neyi görüyor da faiz artırıyor? Herkesin kafasındaki bu soruya Koç Üniversitesi Profesörü Sevda Demiralp bir yazıyla yanıt verdi.

Dünya faiz artırırken Türkiye neden indiriyor?
23 EYLÜL 2022 CUMA 12:04
1
5375
0
AA aa

Dünya artan enflasyona karşı resesyon riskine rağmen son 40 yılda görülmemiş bir rotaya girdi. Sene başından beri yaklaşık 90 ülkenin merkez bankası faiz artışına gitti. En son ABD Merkez Bankası FED 75 baz puan faiz artırdı. Avrupa ülkelerinden İsviçre'de faiz artırımı kararı alan ülkeler kervanına katıldı. Dünyanın en büyük ekonomilerine sahip ülkeleri resesyon (durağanlık) riskine rağmen faiz artırımına giderken, Türkiye tam tersi yönde hareket ediyor. Patlayan enflasyona rağmen faizleri düşürüyor. Merkez Bankası bu hafta bir kez daha 100 baz puanlık bir faiz indirimine gitti. 

Tablo böyle olunca herkesin aklındaki soru aynı; Dünyanın geri kalanı “büyüme pahasına enflasyonla mücadele” tercihi yaparken, Türkiye “enflasyon pahasına büyüme”tercihi yaparak doğru yolda mı gidiyor? Böyle bir alternatif var mı? Onlar bizim bilmediğimiz neyi görüyor da faiz artırıyor?' Biz onların göremediği neyi görüyoruz da faiz indiriyoruz? 

BBC'nin manşetten verdiği yazı

Koç Üniversitesi öğretim üyesi ünlü ekonomi Profesörü Sevda Demiralp herkesin aklındaki sorulara yönelik bir yazıyla bugün gündemde. Prof. Dr. Sevda Demiralp'in kaleme aldığı yazıyı BBC Türkçe manşetten verildi. İşte Sevda Demiralp'in dikkat çeken o yazısı:

"Enflasyonla mücadele için bunca ülke faiz artırırken biz ısrarla faiz indirimlerine devam ediyorsak ve bunun sonucunda enflasyonumuz onlardan kat kat yukarıdaysa 'Nerede hata yaptık? Onlar bizim bilmediğimiz neyi görüyor da faiz artırıyor?' diye sormakta fayda var.
Bu sorulara en net cevabı Çarşamba günkü basın toplantısı sonrasında faiz artışının gerekçelerini anlatan FED Başkanı Jerome Powell veriyor.
Şöyle diyor Powell:

-“Yüksek faiz sonucu yavaşlayan büyüme ve zayıflayan istihdam piyasası, hizmet ettiğimiz halk için sıkıntılıdır. Ancak bu sıkıntı, fiyat istikrarı sağlamayı beceremeyip sonrasında tekrar çaba vermenin yaratacağı sıkıntı kadar büyük değildir.“


FED, sene başından beri yaptığı faiz artışlarının ekonomiyi yavaşlatma riskine karşı daha fazla faiz artışına gitmemek ve hatta bir an önce faiz indirimlerine başlamak konusunda piyasaların yoğun baskısı altında.
Powell'ın cevabı bu baskılara bir cevap niteliğinde. Bugün başladığımızı işi yarım bırakır fiyat istikrarını sağlayamazsak ileride daha büyük bir bedel öderiz diyor ve geri adım atmıyor. 

Türkiye yeterli sabrı göstermiyor mu?

Enflasyonu düşürme adına önce faiz artırımlarına gitmek, sonrasında gelen baskılar sonucu yeterli sabrı gösteremeyip yarı yolda faiz indirimlerine başlamak ve nihayetinde daha yüksek bir enflasyonla yüzleşmek bu topraklarda oldukça aşina olduğumuz bir kavram. Bugün geldiğimiz noktada ise artık usulen de olsa faiz artışı bile söz konusu değil.
Bizimle aynı gruba girebilecek ülkelerde ve hatta savaşın ortasındaki Rusya'da bile enflasyonun bizden 65-70 puan daha düşük olması da tesadüf değil. İşin acı tarafı, 2021 son çeyreğinden bu yana ekonomiyi desteklemek için faizler düşürülüp enflasyon 60 puan üzerinde artarken mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işsizlik sadece 1 puan azalmış.
Çünkü bir taraftan verilen tüm destekler ve kaynak aktarımları ile ekonomi canlı tutulmaya çalışılırken diğer yandan enflasyon büyüme üzerinde daraltıcı etki yapıyor ve istihdamı aşağı çekiyor.

Herkes büyümek ister ama...

Herkes ister ki büyüme olsun, pasta büyüsün, herkesin pastadan aldığı dilim artsın. Ancak enflasyonu göz ardı edip enflasyonu dizginleyici politikalar uygulamazsanız bu dönüp dolaşıp ekonomik büyümeyi vuruyor. Enflasyonist ortamda büyüme olsa bile gelir dağılımı bozulduğu için dar gelirli kesimler bunu hissedemiyorlar. Pastadan aldıkları dilim büyümek şöyle dursun küçülüyor. Powell ve gıyabında enflasyonist baskıları bertaraf edebilmek için faiz artışına giden merkez bankalarının temel gerekçesi bu.

Merkez bankaları 2 şeye bakıyor

Merkez bankaları karar alırken iki maliyeti karşılaştırıyorlar. Bunlardan birincisi faiz artışının getirdiği maliyet. Faiz artışı borçlanma maliyetini artırmak suretiyle talebi yavaşlatır. Talepteki yavaşlama enflasyonist baskıları aşağı çeker. Öte yandan üretimdeki yavaşlama istihdam kaybına sebep olur ki Powell'ın bahsettiği sıkıntı da bu.  Ancak yine Powell'ın basın toplantısında bahsettiği gibi:

“Keşke enflasyonu düşürmenin acısız bir yolu olsaydı, ancak maalesef yok.”

Sıkı para politikasının maliyetini terazinin bir kefesine koyan merkez bankaları diğer kefeye ise sıkı para politikası uygulamayıp enflasyonun kontrolden çıkmasının yarattığı maliyeti koyuyorlar.  Çünkü nasıl ki faiz artırımı ekonomiyi yavaşlatıyorsa enflasyon da ekonomiyi yavaşlatıyor ve istihdam kaybı yaratıyor. Daha da önemlisi enflasyon sebebi ile gelen istihdam kaybı kalıcı oluyor.

Enflasyon mu büyüme mi?

Enflasyon, ekonomiyi boğarak ve kontrolsüz bir şekilde yavaşlatır. Alım gücünü eritir, halkı yoksullaştırarak talebi zayıflatır. Yavaşlayan üretim istihdam kaybını beraberinde getirir. Enflasyon sebebiyle  gelen zoraki yavaşlamanın,  faiz artırımı yolu ile gelen kontrollü yavaşlamadan önemli bir farkı vardır. Faiz artırmak sureti ile soğuyan ekonomi nihai olarak enflasyonu aşağı çeker.  Enflasyon sebebiyle yavaşlayan bir ekonomide ise enflasyon asılı kalır, kendi kendine düşmez.

Enflasyon nasıl düşürülebilir, müdahale edilmezse ne olur?

Yani her iki senaryoda da ekonomide bir yavaşlama kaçınılmaz iken aradaki temel fark “fiyat istikrarı” dır. Fiyat istikrarı getiren “kontrollü yavaşlama” merkez bankasının sürdürülebilir büyümeye vereceği en önemli katkıdır. Çünkü fiyat istikrarı düşük faiz ve makroekonomik istikrar getirir.  Kalıcı düşük faiz ve istikrar yatırım iştahındaki artışı, bu da potansiyel büyüme oranında ve istihdamda artışı destekler. Oysa enflasyon sebebiyle yavaşlamak zorunda bırakılan bir ekonomi üretim kapasitesinde benzer bir artış yaşayamaz. Bir başka deyişle, enflasyon sadece bugünkü büyümeyi vurmakla kalmaz, ülkenin ileriye yönelik olarak üretim ve istihdam artışı yaratacak imkanlarını da baltalar.
İşte bu sebeple sıkı para politikası ile enflasyonun önüne geçmek ve sıkı para politikasının maliyetine katlanmak 90 ülke tarafından “daha az maliyetli” bir çözüm olarak görüldüğü için tercih edilmektedir. 
Enflasyonu düşürmek merkez bankasının işidir. Merkez bankası en az maliyetli çözümü sunduktan sonra bu maliyeti kimin omuzlanacağı ise siyasi otoritenin kararıdır. İçinde yaşadığımız yüksek enflasyonla er ya da geç yüzleşeceğimiz gerçeğinden yola çıkarak ekonomik programlarını açıklayan muhalefet partilerinin transfer ödemelerine, işsizlik sigortasına, dolaylı vergilerin azaltılmasına dair planları sıkı para politikasının maliyetini düşürmesi açıdan özellikle kıymetli.

 

Kaynak: İnternethaber

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
11.09.2026
23:23
Çift listeli MHP Bingöl kongresinde kazanan belli oldu
Çift listeli MHP Bingöl kongresinde kazanan belli oldu
MHP Bingöl 15. Olağan İl Kongresi'nde iki liste yarıştı. Oy kullanma işleminin ardından 186 oy alan mevcut başkan Emin Varan yeniden il başkanlığına seçilirken, Niyazi Çağlar 49 oyda kaldı. Kongrede birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. Yeni yönetim listesi ise şöyle şekillendi;
11.09.2026
23:19
Çalıkağıllılar ilk kez bir Valiyi ağırladılar!
Çalıkağıllılar ilk kez bir Valiyi ağırladılar!
Bingöl Valisi Cahit Çelik, Yayladere programının son durağında Çalıkağıl Köyü'nü ziyaret ederek köy sakinleriyle bir araya geldi. Vatandaşların talep ve beklentilerini dinleyen Çelik'e köylüler, kendilerini ziyaret eden ilk vali olması nedeniyle teşekkür etti.
11.09.2026
23:18
MEB`den ikili eğitim kararı: Ders süreleri 30 dakikaya düşürülebilecek
MEB'den ikili eğitim kararı: Ders süreleri 30 dakikaya düşürülebilecek
Millî Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılında bazı okullarda ders süreleri için yeni düzenlemeye gitti. Yapım, güçlendirme veya öğrenci yoğunluğu nedeniyle ikili eğitim yapan okullarda 40 dakikalık ders süresi, valilik planlamasıyla 30 dakikaya kadar indirilebilecek.
11.09.2026
23:14
Bingöl`de okullarda güvenlik alarmı: Çocuklar için yeni tedbirler masada
Bingöl'de okullarda güvenlik alarmı: Çocuklar için yeni tedbirler masada
Bingöl'de öğrencilerin güvenliği için kurumlar aynı masada buluştu. Okul ve çevrelerinin güvenliği, öğrenci servisleri, trafik, siber güvenlik, sağlık ve gıda güvenliği ile eğitim ortamlarının fiziki şartlarına kadar birçok başlık ele alındı.
11.09.2026
23:12
Bingöl`de akaryakıta çifte zam: Motorin 100 liraya dayanıyor
Bingöl'de akaryakıta çifte zam: Motorin 100 liraya dayanıyor
Akaryakıt fiyatlarında yeni zam dalgası geliyor. Brent petrolün 105 doların üzerine çıkmasının ardından benzine bu gece 3 lira 20 kuruş, motorine ise yeni haftada 7 lira 67 kuruş zam bekleniyor. Zamların gerçekleşmesi halinde Bingöl'de motorinin litre fiyatı 100 liraya dayanacak!
11.09.2026
02:34
Bingöl Üniversitesi`nden Balkanlar`a akademik açılım
Bingöl Üniversitesi'nden Balkanlar'a akademik açılım
Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, İskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenen EAIE 2026 kapsamında farklı ülkelerden üniversite temsilcileriyle bir araya gelerek uluslararası akademik iş birlikleri ve öğrenci hareketliliği üzerine temaslarda bulundu. Görüşmelerin yanı sıra Bingöl Üniversitesi ile Arnavutluk'taki University of New York Tirana arasında ikili iş birliği anlaşması imzalandı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın