KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
18 Nisan 2026 Cumartesi
°C

Dünya faiz artırırken Türkiye neden indiriyor?

TÜRKİYE faiz artırımı yaparken dünya ülkeleri faiz yükseltiyor. En son ABD'nin ardından para cenneti İsviçre faizleri artırdı. İsviçre bu kararla faizi 14 yılın zirvesine çıkardı. Türkiye Merkez Bankası ise bu hafta bir kez daha faiz indirimine gitti. Peki dünya enflasyon karşısında faiz artırırken biz neden düşürüyoruz? Onlar bizim bilmediğimiz neyi görüyor da faiz artırıyor? Herkesin kafasındaki bu soruya Koç Üniversitesi Profesörü Sevda Demiralp bir yazıyla yanıt verdi.

Dünya faiz artırırken Türkiye neden indiriyor?
23 EYLÜL 2022 CUMA 12:04
1
4836
0
AA aa

Dünya artan enflasyona karşı resesyon riskine rağmen son 40 yılda görülmemiş bir rotaya girdi. Sene başından beri yaklaşık 90 ülkenin merkez bankası faiz artışına gitti. En son ABD Merkez Bankası FED 75 baz puan faiz artırdı. Avrupa ülkelerinden İsviçre'de faiz artırımı kararı alan ülkeler kervanına katıldı. Dünyanın en büyük ekonomilerine sahip ülkeleri resesyon (durağanlık) riskine rağmen faiz artırımına giderken, Türkiye tam tersi yönde hareket ediyor. Patlayan enflasyona rağmen faizleri düşürüyor. Merkez Bankası bu hafta bir kez daha 100 baz puanlık bir faiz indirimine gitti. 

Tablo böyle olunca herkesin aklındaki soru aynı; Dünyanın geri kalanı “büyüme pahasına enflasyonla mücadele” tercihi yaparken, Türkiye “enflasyon pahasına büyüme”tercihi yaparak doğru yolda mı gidiyor? Böyle bir alternatif var mı? Onlar bizim bilmediğimiz neyi görüyor da faiz artırıyor?' Biz onların göremediği neyi görüyoruz da faiz indiriyoruz? 

BBC'nin manşetten verdiği yazı

Koç Üniversitesi öğretim üyesi ünlü ekonomi Profesörü Sevda Demiralp herkesin aklındaki sorulara yönelik bir yazıyla bugün gündemde. Prof. Dr. Sevda Demiralp'in kaleme aldığı yazıyı BBC Türkçe manşetten verildi. İşte Sevda Demiralp'in dikkat çeken o yazısı:

"Enflasyonla mücadele için bunca ülke faiz artırırken biz ısrarla faiz indirimlerine devam ediyorsak ve bunun sonucunda enflasyonumuz onlardan kat kat yukarıdaysa 'Nerede hata yaptık? Onlar bizim bilmediğimiz neyi görüyor da faiz artırıyor?' diye sormakta fayda var.
Bu sorulara en net cevabı Çarşamba günkü basın toplantısı sonrasında faiz artışının gerekçelerini anlatan FED Başkanı Jerome Powell veriyor.
Şöyle diyor Powell:

-“Yüksek faiz sonucu yavaşlayan büyüme ve zayıflayan istihdam piyasası, hizmet ettiğimiz halk için sıkıntılıdır. Ancak bu sıkıntı, fiyat istikrarı sağlamayı beceremeyip sonrasında tekrar çaba vermenin yaratacağı sıkıntı kadar büyük değildir.“


FED, sene başından beri yaptığı faiz artışlarının ekonomiyi yavaşlatma riskine karşı daha fazla faiz artışına gitmemek ve hatta bir an önce faiz indirimlerine başlamak konusunda piyasaların yoğun baskısı altında.
Powell'ın cevabı bu baskılara bir cevap niteliğinde. Bugün başladığımızı işi yarım bırakır fiyat istikrarını sağlayamazsak ileride daha büyük bir bedel öderiz diyor ve geri adım atmıyor. 

Türkiye yeterli sabrı göstermiyor mu?

Enflasyonu düşürme adına önce faiz artırımlarına gitmek, sonrasında gelen baskılar sonucu yeterli sabrı gösteremeyip yarı yolda faiz indirimlerine başlamak ve nihayetinde daha yüksek bir enflasyonla yüzleşmek bu topraklarda oldukça aşina olduğumuz bir kavram. Bugün geldiğimiz noktada ise artık usulen de olsa faiz artışı bile söz konusu değil.
Bizimle aynı gruba girebilecek ülkelerde ve hatta savaşın ortasındaki Rusya'da bile enflasyonun bizden 65-70 puan daha düşük olması da tesadüf değil. İşin acı tarafı, 2021 son çeyreğinden bu yana ekonomiyi desteklemek için faizler düşürülüp enflasyon 60 puan üzerinde artarken mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işsizlik sadece 1 puan azalmış.
Çünkü bir taraftan verilen tüm destekler ve kaynak aktarımları ile ekonomi canlı tutulmaya çalışılırken diğer yandan enflasyon büyüme üzerinde daraltıcı etki yapıyor ve istihdamı aşağı çekiyor.

Herkes büyümek ister ama...

Herkes ister ki büyüme olsun, pasta büyüsün, herkesin pastadan aldığı dilim artsın. Ancak enflasyonu göz ardı edip enflasyonu dizginleyici politikalar uygulamazsanız bu dönüp dolaşıp ekonomik büyümeyi vuruyor. Enflasyonist ortamda büyüme olsa bile gelir dağılımı bozulduğu için dar gelirli kesimler bunu hissedemiyorlar. Pastadan aldıkları dilim büyümek şöyle dursun küçülüyor. Powell ve gıyabında enflasyonist baskıları bertaraf edebilmek için faiz artışına giden merkez bankalarının temel gerekçesi bu.

Merkez bankaları 2 şeye bakıyor

Merkez bankaları karar alırken iki maliyeti karşılaştırıyorlar. Bunlardan birincisi faiz artışının getirdiği maliyet. Faiz artışı borçlanma maliyetini artırmak suretiyle talebi yavaşlatır. Talepteki yavaşlama enflasyonist baskıları aşağı çeker. Öte yandan üretimdeki yavaşlama istihdam kaybına sebep olur ki Powell'ın bahsettiği sıkıntı da bu.  Ancak yine Powell'ın basın toplantısında bahsettiği gibi:

“Keşke enflasyonu düşürmenin acısız bir yolu olsaydı, ancak maalesef yok.”

Sıkı para politikasının maliyetini terazinin bir kefesine koyan merkez bankaları diğer kefeye ise sıkı para politikası uygulamayıp enflasyonun kontrolden çıkmasının yarattığı maliyeti koyuyorlar.  Çünkü nasıl ki faiz artırımı ekonomiyi yavaşlatıyorsa enflasyon da ekonomiyi yavaşlatıyor ve istihdam kaybı yaratıyor. Daha da önemlisi enflasyon sebebi ile gelen istihdam kaybı kalıcı oluyor.

Enflasyon mu büyüme mi?

Enflasyon, ekonomiyi boğarak ve kontrolsüz bir şekilde yavaşlatır. Alım gücünü eritir, halkı yoksullaştırarak talebi zayıflatır. Yavaşlayan üretim istihdam kaybını beraberinde getirir. Enflasyon sebebiyle  gelen zoraki yavaşlamanın,  faiz artırımı yolu ile gelen kontrollü yavaşlamadan önemli bir farkı vardır. Faiz artırmak sureti ile soğuyan ekonomi nihai olarak enflasyonu aşağı çeker.  Enflasyon sebebiyle yavaşlayan bir ekonomide ise enflasyon asılı kalır, kendi kendine düşmez.

Enflasyon nasıl düşürülebilir, müdahale edilmezse ne olur?

Yani her iki senaryoda da ekonomide bir yavaşlama kaçınılmaz iken aradaki temel fark “fiyat istikrarı” dır. Fiyat istikrarı getiren “kontrollü yavaşlama” merkez bankasının sürdürülebilir büyümeye vereceği en önemli katkıdır. Çünkü fiyat istikrarı düşük faiz ve makroekonomik istikrar getirir.  Kalıcı düşük faiz ve istikrar yatırım iştahındaki artışı, bu da potansiyel büyüme oranında ve istihdamda artışı destekler. Oysa enflasyon sebebiyle yavaşlamak zorunda bırakılan bir ekonomi üretim kapasitesinde benzer bir artış yaşayamaz. Bir başka deyişle, enflasyon sadece bugünkü büyümeyi vurmakla kalmaz, ülkenin ileriye yönelik olarak üretim ve istihdam artışı yaratacak imkanlarını da baltalar.
İşte bu sebeple sıkı para politikası ile enflasyonun önüne geçmek ve sıkı para politikasının maliyetine katlanmak 90 ülke tarafından “daha az maliyetli” bir çözüm olarak görüldüğü için tercih edilmektedir. 
Enflasyonu düşürmek merkez bankasının işidir. Merkez bankası en az maliyetli çözümü sunduktan sonra bu maliyeti kimin omuzlanacağı ise siyasi otoritenin kararıdır. İçinde yaşadığımız yüksek enflasyonla er ya da geç yüzleşeceğimiz gerçeğinden yola çıkarak ekonomik programlarını açıklayan muhalefet partilerinin transfer ödemelerine, işsizlik sigortasına, dolaylı vergilerin azaltılmasına dair planları sıkı para politikasının maliyetini düşürmesi açıdan özellikle kıymetli.

 

Kaynak: İnternethaber

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
18.04.2026
02:59
Rektör Çelik:
Rektör Çelik: 'Diş Hekimliği Fakültemiz aynı zamanda üretim merkezi olacak'
IDEX Ağız ve Diş Sağlığı Fuarı'nı ziyaret ederek sektördeki son gelişmeleri yerinde inceleyen Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi'nin yalnızca ileri teknolojik donanıma sahip bir sağlık merkezi olmayacağını, aynı zamanda dental malzeme üretim süreçlerinin yürütüldüğü bir merkez haline geleceğini belirtti.
18.04.2026
01:57
Bingöl`de Kavşakta Kaza: 5 Kişi Yaralandı
Bingöl'de Kavşakta Kaza: 5 Kişi Yaralandı
Bingöl'de Şehit Mustafa Gündoğdu Kavşağı'nda iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Yaralılardan 2'si ambulansla hastaneye kaldırıldı.
18.04.2026
01:43
Fırıncılardan zam savunması:
Fırıncılardan zam savunması: 'Sadece Fiyat Değil, Gramaj da Arttı'
Bingöl'de ekmek fiyatlarına ilişkin tartışmalar sürerken fırıncılar, 25 TL'ye satılan ekmeğin 310 gram değil 350 gram olduğunu belirterek, kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerin eksik olduğunu savundu.
17.04.2026
20:16
Bingöl`de Çiftçiye 102 Milyon TL`lik Yem Desteği
Bingöl'de Çiftçiye 102 Milyon TL'lik Yem Desteği
Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılı tarımsal destek ödemeleri kapsamında 6 bin 41 çiftçiye toplam 102 milyon 615 bin TL'nin üzerinde destekleme ödemesinin hesaplara aktarıldığını duyurdu.
17.04.2026
19:51
Bayırlı Grup Yolunda Tehlike! Dev Kaya Bir Aydır Kaldırılmayı Bekliyor
Bayırlı Grup Yolunda Tehlike! Dev Kaya Bir Aydır Kaldırılmayı Bekliyor
Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Bayırlı Köyü grup yoluna düşen dev kaya bir ayı aşkın süredir kaldırılmadı. Yağışlarla birlikte yola biriken taşlar ulaşımı zorlaştırırken, vatandaşlar yetkililere 'Acil müdahale' çağrısı yaptı.
17.04.2026
19:27
Bingöl için kuvvetli yağış uyarısı
Bingöl için kuvvetli yağış uyarısı
Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü, Bingöl çevrelerinde cumartesi sabah saatlerinden itibaren yerel olarak kuvvetli sağanak beklendiğini duyurdu. Ani sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşların dikkatli olması istendi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın