KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

'Çocuk' seslerinden rahatsız olanlar, dikkat!

"Histeri"nin DVD'si raflarda!

`Çocuk` seslerinden rahatsız olanlar, dikkat!
29 EKİM 2009 PERŞEMBE 06:43
0
1584
0
AA aa
Katil çocuk' meselesini ‘telekinetik korku filmi' üzerinden anlatan yapıt, “Waz”ın yönetmeni Tom Shankland'in imzasını taşıyor. Çocuk seslerini sinir bozucu bir şekilde volümünü yükselterek kullanan yönetmen, B filmlerinin dokusunu getiriyor akıllara.
İngiliz korku sinemasından aslında zaman zaman ilginç yönetmenlerin ve yaratıcıların çıktığını kabul etmek lazım. “Histeri”nin ardındaki Tom Shankland ile Paul Andrew Williams da bunlardan iki tanesi. Shankland'i yazıp yönettiği ilk filmi “Waz”dan, Williams'ı ise “Kulübe” (“The Cottage”) ve “London to Brighton”dan tanıyoruz. Burada Williams'ın fikrini, sinemaya Shankland uyarlıyor.

İngiliz sinemasının makus talihi

Bu zamana kadar “Waz”da “Testere”nin (“Saw”), “Kulübe”de “Şeytanın Ölüsü”nün (“The Evil Dead”), “London to Brighton”da ise lovers-on-the-run yol filmlerinin bir versiyonlarını veren bu ikilinin kariyerleri aslında İngiltere'nin makus talihi ile aynı. Yani Amerikan sinemasında uygulanan formüllerin yolunda ilerliyor Williams da, Shankland de.

Ancak bazı sinemacılar gibi türlere veya kalıpları bir dokunuşta bulunmayı da ihmal etmiyorlar. Örneği “Waz”ın el kamerası kullanırken röntgencilik hissi yaratmasıyla, “London to Brighton”ın ise tren motifini ele alışıyla öne çıktığı söylenebilir. Bu sefer ise Amerikan sinemasında çokça gördüğümüz ‘öldüren çocuk' meselesine atmışlar oltalarını.

‘Öldüren çocuk'tan gelen ‘telekinetik korku filmi' denemesi

Tabii Amerikan sinemasında bu meselenin çeşitli dönemlerde ele alındığını biliyoruz. Ancak ‘öldüren çocuk' gibi bir alt tür yok korkuda. Bu sebeple de genelde ‘şeytan filmi', ‘telekinetik korku filmi', ‘büyü filmi', ‘okült korku filmi', ‘parapsikolojik korku filmi', ‘hayalet filmi' gibi alt türlerde ele alındığını biliyoruz. Öyle ki ana mantık, bir çocuğun içine giren bir gücün insanları öldürmesine odaklı.

Konumuz “Histeri” olunca ise içine virüs giren bir çocuğun, bununla birlikte çocukların hareketlerini kontrol etme yetisine sahip olması ele alındığını görüyoruz. Yani ‘büyü filmi', ‘telekinetik korku filmi' ve ‘parapsikolojik korku filmi'nde rastladığımız bir özellik bu. Bu sebeple de “Histeri”, üçünün arasında bir yerde. Ancak daha çok ‘salgın filmi'ni korkuya çevirip bu üç alt tür yoluyla sinemalaştırdığı söylenebilir. Temel mantığı ise ‘telekinetik korku filmi'ne çıkıyor.

Zor olanın peşinde...

Bunun yanında Tom Shankland'in yönetmenlik tercihiyle de ilginç bir yapıya kavuştuğunu ifade etmek, doğru bir tespit olacaktır. Zira Shankland, “Waz”da olduğu gibi yine el kamerası kullanmayı tercih etmiş. Böyle olunca da yakın ve orta planlar odaklı bir görsel yapı kurmuş. Ancak bir eve noelde gelen ailenin ormandan girişinde geniş açılara başvurarak atmosfer depolamış.

Yani kısacası gece sahnelerinde ‘geniş', gündüz sahnelerinde ‘dar' açı objektifleriyle çalıştığı söylenebilir. Bu da aslında korkuda çokça görülen ‘geceye sıkıştırıp kolay korkutma' basitçiliğini tersine çevirmesine yarıyor. Zira başta eve gelirkenki durum, ormanın üzerinden karanlık, röntgencilik ve virüse odaklanırken karşımıza daha solgun renklerle çıkıyor. ‘Ce yapmak'tan ziyade atmosfer üzerine gitme mantığı hakim orada.

Noelin sabahı olunca ise esas vahşet başlıyor. Aslında buraya kadar “Şeytanın Ölüsü” gibi filmlere daha yakın duruyor yapıt. Zira ‘katil çocuk'a bulaşan sıvı şeklindeki virüs de, kitsch bir görsel efektle gösteriliyor.

Çocuk seslerinin sinir bozucu hakimiyeti, B filmi anlayışının ilk adımı

Ancak Shankland'in sinema dilinin, baştan sona çocuk seslerinin korkutucu ve geriltici hali üzerinden yürüdüğünü söyleyebiliriz. Yani ‘ses'e odaklı bir korku anlayışı hakim. Bu ‘ciyak ciyak' haller de aslında ‘çocukların rahat ve aile içindeki halleri'ne sinir olmamızı sağlıyor daha en baştan. Bir yabancılaşma hissi yaratıyor. Böylece aile yapısının da durumuna göndermeler yapıyor Shankland'in senaryosu.

Tabii bu atmosfer kurulurken, yakın plan ve orta plan kullanımının kurgu alanında B filmi kıvamında bir doku aşıladığı da söylenebilir. Zaten çocuk seslerinin ve müziklerin bizim filme yaklaşımımızı pembe dizi ve istismar filmi kıvamında bozduğunu iddia edebiliriz. Bu yönüyle de benzer meseleli istismar filmi “The Child” ile de akraba yapıt.

Bunu da zaten katil çocuğun eline aldığı objelerle başka mekandaki insanları öldürürken, uyum kesmesi tekniğinin ‘cutaway' (alakasız bir yere kesme) gibi bağlanıp, daha çok sesin öne çıkarılması ve ölümlerin gösterilmesi amaçlanıyor. Yani tam bir B filmi havası hakim. Oyunculuklar da zaten bilinçli olarak yapaylaştırılmış.

Shankland, korkuya hakimiyetini kanıtlamış

Shankland'in amacı belli ki noel atmosferinin ve aile yapısının yapaylığına vurgu yapmakmış. Böylece “Amerikan Güzeli”vari bir aile kabusunu, korku filmine uyarlamayı beceriyor. Tabii “Büyü”nün (“Don't Look Now”) ilk sahnesinde kanın akmasıyla kızın gölde boğulduğu suyun üst üste bindirildiği sekansın, birebir aynılarından birkaç tane içerdiğini de ekleyelim “Histeri”nin.

Onun yanında daha çok “Lanetliler Kasabası”nın (“Village of the Damned”) yapısını getiriyor akıllara. Zira bir bölgede kısılı kalan çocuklar ve ebeveynler asla kaçamıyor. Tabii Shankland'in kurgu teknikleriyle kan oranının da ilginç bir görünüme büründüğünü söylemek lazım. Bütün vahşet sahnelerinin, gündüz gerçekleşmesiyle birlikte birkaç sekansın ‘gore bir tavan' yaptığı da aşikar.

Shankland'in burada garip bir ton tutturarak korku alanındaki hakimiyetini kanıtladığını söylersek doğru yapmış oluruz. Bunun yanında gece değil gündüz sahnelerinin korkutması da onun becerisini ortaya koyuyor. Tabii ‘başka bir alanı kontrol etme' gibi telekinesis veya büyü numaralarının da korkuda pek fazla kullanılmadığını da ekleyelim.

Transformers hayranlarına özel

Yazın en önemli hitlerinden olan ve ABD'de tüm zamanların en çok izlenen 10 filmi arasına giren ikinci Transformers filmi, özel iki disklik bir versiyonla sunuluyor. Meraklısına keyifli bir blockbuster olduğuna şüphe yok. Ayrıca 1999'da yayımlanan üç sezonluk ‘Beast Machines' adlı TV dizisinin DVD'sini de edinebilirsiniz.

Kerem Akça'nın Önerdiği 10 DVD:
 
1-Kehanet (Knowing)
2-İşkence Odası (Martyrs)
3-Rumba
4-Canavarlar Yaratıklara Karşı (Monsters vs. Aliens)
5-Ara
6-Mahşerin Dört Atlısı (Horsemen)
7-Girl in the Park
8-Histeri (The Children)
9-Kontes (The Countess)
10-Seni O Kadar Çok Sevdim Ki

HT2

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın