Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından Kalkınma Bakanlığı desteği ile düzenlenen 'Ulusal ve Ulusalarası Ar-Ge Merkezleri'nde Başarı Örnekleri' konulu sempozyuma telekonferans ile katıldı.
Türkiye'nin gelişmesi önemli iddialarının olduğunu söyleyen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bilgiyi tüketen değil bilgiyi üreten bir yapı ile ülkenin kalkınmasının mümkün olduğunu söyledi.
Türkiye'nin 2023 hedeflerini ulaşması için araştırma ve geliştirmenin kritik önem taşıdığını söyleyen Bakan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bilgiyi üretenler ve bilgiyi tüketenler olmak üzere iki kategori var. Sadece tüketen değil bilgiyi üreten bir yapıda olmamız gerekiyor. Ülkenin refah düzeyine ulaşması için ihracat artışının gelişimi çok önemlidir. İhracatın artırılmasının yolu ise araştırma geliştirmeden geçiyor. Bunun içinde sağlıklı ve etkin araştırma ve geliştirme uygulamalarını yapacak merkezlerin güçlü olması son derece önemlidir. Bu kapsamda biz de bakanlık olarak önemli çalışmalar üretiyoruz. Araştırma alt yapısının oluşturulmasına büyük katkı sağlıyoruz. Bakanlık 2002 yılında araştırma altyapılarına sadece 114 milyon TL kaynak tahsis etmiş. 2013 yılında bu konuda ayırdığımız ödenek 1,9 milyar TL. Bu, yaklaşık 17 katlık artışa tekabül ediyor. Demek ki, Türkiye bu konunda iradesini net olarak ortaya koymuş. 2002'den bu yana 160 tematik ileri araştırma merkezini destekledik. Tüm bunlar geleceğe dönük altyapımızı oluşturuyor."
'ÖZEL SEKTÖR DÂHİL OLMALI'
Türkiye'nin söz sahibi olmak istediği alanlarda ciddi atılımlar yaptıklarını belirten Bakan Yılmaz, üniversite ve kamunun yanı sıra özel sektörün bu sürece dahil olması gerekliliğine vurgu yaptı. 5746 sayılı Ar-Ge'nin desteklenmesi ile ilgili kanun ile önemli adımlar attıklarını belirten Bakan Yılmaz: “Sadece üniversite, sadece kamu araştırma yaparsa istediğimizi alamıyoruz. Bu sebeple özel sektöründe bu konuda araştırma yapması önemlidir. Geçmiş dönemlerde özel sektör araştırma ve geliştirmeye yüzde 20'lik harcama yaparken şuan ise yüzde 40 aşmış durumdadır. Üniversite ve özel sektör bağı kurulmalıdır. 2023'te 500 milyar dolar hedefimiz var. Bunun için 10'uncu planı hazırlıyoruz. Burada önemli husus üniversite, kamu ve özel sektörün hep birlikte hareket etmesidir. Aynı zamanda araştırma alt yapılarımızın ayaklarını iyi yönetmemiz gerekiyor. Bu alt yapıların sadece kalkınması için değil içinde bulunduğu yörelerin kalkınması için önemlidir. İzmir kalkınması için bu merkez hayati önem taşıyor. Üniversiteler sadece araştırma kurumları olarak faaliyet göstermesinin yanında o bölgenin gelişimine katkıda bulunmalıdır. İzmir'in yenilikçi vizyonunu biliyorum. Araştırma merkezleri ciddi ve pahalı yatırımlardır. Kaynakların etkin kullanımı için seçici bir şekilde süreci devam ettireceğiz. Kendi politika ve görüşlerimizi Dünya ve Avrupa'dan örneklerini incelememiz çok önemlidir. Sempozyumun sonuçlarını bakanlık olarak takip edeceğiz” şeklinde konuştu.