TARİH : 21 Ağustos 2017 Pazartesi 04:47:37 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
JANDARMA OLASI FACİAYI ÖNLEDİ : Bingöl’ün Genç ilçesi kırsalında jandarma timlerince bulunan basma düzenekli olarak hazırlanmış 20 kilogramlık patlayıcı, kontrollü şekilde imha edildi. DEVLET VE ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARI BİRLEŞTİRİLMELİ : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sadece devletin, hükümetin yaptığı yatırımlarla bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Kamu yatırımları ile özel yatırımlarını mutlaka birleştirmemiz lazım” dedi. KÜTÜPHANEDEN 6 AYDA 22 BİN KİŞİ YARARLANDI : Genç İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğünden 2017 yılının ilk 6 ayında 22 bin 47 kişi yararlandı. YAZ ORTASINDA KAR KEYFİ : Genç İlçesinde 33 dereceyi bulan hava sıcaklıkları günlük hayatı olumsuz yönde etkilerken, Yenisu köyündeki karlı dere görenleri hayrete düşürüyor. MERHAMET ELİ İSİM DEĞİŞİKLİĞİNE GİTTİ : Bingöl’de 5 yıldır muhtaçlara yardım elini uzatan Merhamet Eli Gıda Bankası, isim değişikliğine giderek bundan sonraki süreçte, “Bingöl Umut Kervanı” olarak hizmet verecek. ÇOCUKLAR CAMİDE BULUŞTU : Kur’an Nesli Platformu tarafından "Ağustos Ayı Namaz Ayı" etkinlikleri kapsamında, namaz eğitimi alan çocuklar camide buluştu. “KARDEŞLİK” GEZİSİ DÜZENLENDİ : Bilgi ve Düşünce Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği tarafından organize edilen “Gelecek İnşasında Öncü Nesiller” adlı PRO-DES projesi kapsamında 14-17 Ağustos tarihleri arasında lise kız ve erkek öğrencileriyle İstanbul’a dört günlük bir gezi düzenlendi. Düzenlenen gezi öğrenciler arasında kardeşlik bağlarının gelişmesine vesile oldu. ‘MARKASI ADALET, MODELİ HAKKANİYET’ OLAN BİR HESAP İSTİYORUZ : Toplu sözleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim Bir-Sen Bingöl Şube Başkanı Yunus Kava: “Önümüzde altın değerinde 36 saat var. Ya uzlaşıp Türkiye’yi büyüteceğiz. Ya da uzlaşma fırsatını elimizden kaçırıp, İşveren Heyetinin 20 milyon insanın adaletten payını alma imkanını heba etmesi yüzünden Türkiye için büyük bir imkânı yok edeceğiz.” TARIMSAL DESTEKLER BELİRLENDİ : Tarımda kullanılan mazot ve gübre desteği olan tarımsal desteklemeler belirlendi. ‘KARDEŞLİK’ İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER : Ak Parti Sakarya ve Bingöl Gençlik Kolları Başkanlıkları arasındaki “Kardeşim Birlikteyiz’ projesi kapsamında Bingöl’deki 54 öğrenciye bisiklet, 8 engelli bireye de engelli aracı verildi. Kardeşlik vurgusunun yapıldığı programda, birlik ve beraberliğin pekişmesi temennileri de paylaşıldı.
Rahatlıktan Rahatsız olmak
28-01-2016 22:09
3321
1
SAVAŞ SEKİN
Yazar : SAVAŞ SEKİN
Email : savassekin@gmail.com
Toplam Makale : 25 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

Dünyada rahat etmek arzusu, insan fıtratında var olan kodların başında yer almakla beraber, bu zamanın toplumsal anlayışı içinde adeta hayatın yegâne hedefi haline gelmiş durumda.

Verilen uğraşlar ve katlanılan sıkıntılar, ya olmayan bir şeye sahip olma, ya da sahip olunan bir şeyin daha iyisine sahip olma hedefini taşıyor.

Teknolojik gelişmeler, ekonomik ilerlemeler, tüketim çılgınlığı gibi hususlar, insanları kendinden geçmiş bir dünya avcısı, daha doğrusu dünyanın avı haline getirmiş.

Kalp yerine bedene, mana yerine maddeye itibar etmek, çağın ve modernliğin bir gereği gibi algılanmakta. Nasreddin Hoca’nın “ye kürküm ye” hikâyesi hiçbir dönemde bu kadar yoğun bir şekilde vücut bulmamıştı.

“Nasıl bir insan olmalıyım” kaygısının bir kenara itilerek “nasıl daha alımlı görünmeliyim” kaygısının zirve yaptığı bir zamanda ilim yetim, edep öksüz kalmıştır.

İrfan dünyamızda büyük bir yer edinmiş bir arif kişi olan Muhammed Bahauddin Buhari mealen der ki; “Kendi dışını bezeyip süsleme. Dışın mamurluğu için haraplığından gelir. Dışı süslemek, ruhun iflas işaretidir.” Bu durumu, buğday dolu başağının olgunlaşınca başının öne eğilmesi ile boş iken başının dik olması arasındaki farka da benzetmek mümkün.

Tenkit ettiğimiz ruh halinin birçok konuda asli ve tali uzantıları da var. Mesela; ekonomik durumu iyi bir seviyeye ulaşanların önemli bir kısmında bencillik, kibirlenme, kişilik zaafları gibi birçok davranış bozukluğu zuhur ediyor. Varlıklı olmayı ve doğru ve örnek bir kişiliği bir arada barındırabilme problemi ciddi bir boyutta.

Yapılan sayısız iyiliğin ufak bir hataya kurban edilebildiği, insanların küçük menfaatler uğruna aymazca yok sayılabildiği, ilişki ve davranışların oluşumunda riyanın ön planda olduğu bir ortam, bize bela olarak yeter. Susmanın pısırıklık, saldırmanın hakkını arama, fedakârlığın enayilik olarak kabul edildiği bir yer, ancak yerin dibi olabilir.

Hiç şüphemiz olmasın ki; bu sakat ruh halinin topluma verdiği zarar, koyun sürüsüne dalan bir kurt sürüsünün, sürüye verdiği zarardan daha büyüktür.

Hâsıl-ı kelam; bu hastalıklı ruh halinin temelinde edepten ve ilimden mahrum olma ve rahat ve safahat içerisinde yaşama arzusunun esiri olmak vardır. İnsanın nefsine güzel ve çekici gelen fiziki ve ekonomik şartlar ilim ve edep kavramları ile bir arada bulunmayınca ortaya bir cinnet durumu çıkıyor.

Birileri diyebilir ki; ülke gündeminin bu kadar yoğun olduğu, çatışma ve ölümlerin yaşandığı, bu kadar zor bir dönemden geçtiğimiz bir zamanda bu konuya değinmenin zamanı mıdır? Biz de deriz ki; evet, tam da bunun zamanıdır. Çünkü yaşadığımız buhranların temel sebebi irfandan, hikmetten, edepten uzaklaşarak benlik eksenli bir kimlikle dünyayı ve rahatı hedef edinmemizdir.

Bu ruh hali, bugün yaşanılan sıkıntılı günlerin en temel sebeplerindendir. Bir toplum ekonomik olarak zayıf olabilir, çatışmalar içerisinde olabilir, ezilebilir, yaralar sarsıcı yaralar alabilir. Bu tarz zorluklar çözümü olmayan şeyler değil. Zira o toplum manevi ve ahlaki

olarak sağlam temeller üzerinde ise, içindeki diriliş ruhu ile yeniden ayağa kalkma potansiyelini içerisinde barındırır. Ancak toplumun ruhu kaybolmuş, maneviyatı ölmüş, dünya ve nefs bataklığına saplanmış ise, o toplumu yok etmek için tanka, topa, silaha gerek yoktur. Zira o toplum, yeniden var olma potansiyelini ve nihayetinde kendi kendisini zaten yok etmiştir.

Bugün yaşanılan zor günler geçer. Alınan maddi yaralar bir şekilde sarılır ve iyileşir. Ancak ruhumuzu, inancımızı, irfanımızı yitirirsek, yeryüzünde bir taş parçası olmak bizim için daha büyük bir şeref olur.

Şunu bilmemiz gerekir ki; bu medeniyet tarihinin hiçbir döneminde bu kadar çok yönlü, kompleks ve sarsıcı bir taarruza maruz kalmamıştır. Bunun en büyük sebebi de bu medeniyetin, tarihinin hiçbir döneminde bu kadar ilim ve irfan yoksunu, bu kadar güçsüz ve aciz durumda kalmayışıdır.

Bu medeniyetin yeni bir ruhla ayağa kalkabilmesi çok yönlü ve etkin bir manevi kalkınma ile mümkündür. İlmiyle, irfanıyla, ahlakıyla hakikat ipine şuurla ve aşkla sımsıkı sarılacak bir nesil gelmek zorundadır.

Geniş çaplı bir ihya hareketi için kaybedecek zamanımız yok. Bireyler kendilerine düşeni, kurum ve kuruluşlar kendilerine düşeni, devlet de kendine düşeni yapmak durumunda.

Bu kadar rahat etme sevdalısı olma lüksümüz yok. Bu rahatlıktan artık rahatsız olmak zorundayız.

Medeniyetimizin bugünkü çağının vebası bu manevi hastalıktır. Bu hastalığa şifa bulmaktan başka çaremiz yoktur. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.