TARİH : 21 Ağustos 2017 Pazartesi 04:45:52 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
JANDARMA OLASI FACİAYI ÖNLEDİ : Bingöl’ün Genç ilçesi kırsalında jandarma timlerince bulunan basma düzenekli olarak hazırlanmış 20 kilogramlık patlayıcı, kontrollü şekilde imha edildi. DEVLET VE ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARI BİRLEŞTİRİLMELİ : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sadece devletin, hükümetin yaptığı yatırımlarla bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Kamu yatırımları ile özel yatırımlarını mutlaka birleştirmemiz lazım” dedi. KÜTÜPHANEDEN 6 AYDA 22 BİN KİŞİ YARARLANDI : Genç İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğünden 2017 yılının ilk 6 ayında 22 bin 47 kişi yararlandı. YAZ ORTASINDA KAR KEYFİ : Genç İlçesinde 33 dereceyi bulan hava sıcaklıkları günlük hayatı olumsuz yönde etkilerken, Yenisu köyündeki karlı dere görenleri hayrete düşürüyor. MERHAMET ELİ İSİM DEĞİŞİKLİĞİNE GİTTİ : Bingöl’de 5 yıldır muhtaçlara yardım elini uzatan Merhamet Eli Gıda Bankası, isim değişikliğine giderek bundan sonraki süreçte, “Bingöl Umut Kervanı” olarak hizmet verecek. ÇOCUKLAR CAMİDE BULUŞTU : Kur’an Nesli Platformu tarafından "Ağustos Ayı Namaz Ayı" etkinlikleri kapsamında, namaz eğitimi alan çocuklar camide buluştu. “KARDEŞLİK” GEZİSİ DÜZENLENDİ : Bilgi ve Düşünce Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği tarafından organize edilen “Gelecek İnşasında Öncü Nesiller” adlı PRO-DES projesi kapsamında 14-17 Ağustos tarihleri arasında lise kız ve erkek öğrencileriyle İstanbul’a dört günlük bir gezi düzenlendi. Düzenlenen gezi öğrenciler arasında kardeşlik bağlarının gelişmesine vesile oldu. ‘MARKASI ADALET, MODELİ HAKKANİYET’ OLAN BİR HESAP İSTİYORUZ : Toplu sözleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim Bir-Sen Bingöl Şube Başkanı Yunus Kava: “Önümüzde altın değerinde 36 saat var. Ya uzlaşıp Türkiye’yi büyüteceğiz. Ya da uzlaşma fırsatını elimizden kaçırıp, İşveren Heyetinin 20 milyon insanın adaletten payını alma imkanını heba etmesi yüzünden Türkiye için büyük bir imkânı yok edeceğiz.” TARIMSAL DESTEKLER BELİRLENDİ : Tarımda kullanılan mazot ve gübre desteği olan tarımsal desteklemeler belirlendi. ‘KARDEŞLİK’ İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER : Ak Parti Sakarya ve Bingöl Gençlik Kolları Başkanlıkları arasındaki “Kardeşim Birlikteyiz’ projesi kapsamında Bingöl’deki 54 öğrenciye bisiklet, 8 engelli bireye de engelli aracı verildi. Kardeşlik vurgusunun yapıldığı programda, birlik ve beraberliğin pekişmesi temennileri de paylaşıldı.
NEDEN ‘EVET’ NEDEN ‘HAYIR’
14-03-2017 15:44
1188
1
REİS KORKUT
Yazar : REİS KORKUT
Email : zaza-12-06@hotmail.com
Toplam Makale : 35 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

Tasarıyı dikkatli incelediğimde, ideolojilerden bağımsız olarak, 16 madde için EVET, 2 madde için de HAYIR dedim... Keşke halkoylamalarında her madde ayrı ayrı oylansaydı. Çünkü böyle bir sistemde, iktidar kurnazlık yapıp, Evet’i garantiye alabilir. Mesela bu oylamada ‘idam gelsin mi’ diye bir madde eklenseydi, yüzde 80 oranında ‘Evet’ çıkabilirdi. Bu yönü ile bakıldığında iktidarın iyi niyetli olduğu görülüyor…

     Tek tek maddelere bir göz atalım…

Madde 1: EVET;Yargı bağımsız ve Tarafsız’ olacak deniyor. FETÖ çetesi, birilerini yargıladıklarında, gizli tanıklar, imzasız/isimsiz ihbarlar ve emniyette düzenlenmiş düzmece raporlar ile nice günahsıza, alçakça iftiralar atıp hapishanelere tıkıyordu. Mazlumun ahı çok geçmeden tuttu ve Allah o mankurtların belalarını daha bu dünyada iken verdi ve çoğu ya hapse atıldı ya da ihraç edildiler. Böyle vicdansızca davranmalarına sebep, tabi ki de Taraflı ve Bağımlı olmalarındandı. O Haşhaşilerden kurtulmuşken, şimdi ki bazı yargılamalarda da, isimsiz ihbarların ve emniyetten gelen raporların peşinen kabul edilip, iddianame hazırlandığı dedikodularını duyuyoruz. Yeni sistem de bu acı yaraya ilaç olmazsa, ne yazık ki, yargının tarafsız ve bağımsız olduğunu görmeye ömrümüz yetmeyecek...

Madde 2: HAYIR;550 vekile 50 vekil daha eklenmektedir.’ Her bir vekil için ayda ortalama en az 100 bin TL gider olacağından, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeni ile bu düzenleme gereksiz ve zamansızdır...

Madde 3: EVET; ‘Seçilme yaşının 18’e indirilmesi’ doğrudur. İslam ve Osmanlı tarihinde nice 16/17/18 yaşlarında kahramanlarımız olmuştur. Gençlerimize güvenmemiz gerekiyor…

Madde 4: EVET; ‘Seçimlerin 5 yılda bir ve aynı anda yapılması’ istikrar için çok önemlidir…

Madde 5: EVET;Meclisin görev ve yetkileri’ yeterince geniş tutulmuştur…

Madde 6: EVET; Eski kanundan tek farkı ‘salt çoğunluk’ ibaresinin eklenmesidir…

Madde 7: EVET; Başkanın -önemli bir durumda- ‘meclisi toplantıya çağırması’ gayet doğal…

Madde 8: EVET;Gensoru’ saçmalığından vazgeçilmektedir…

Madde 9: HAYIR;Başkan adayının 40 yaşını doldurma ve üniversite mezunu olma şartlarını’ doğru bulmuyorum. Seçilme şartlarını taşıyan her vatandaş aday olabilmeliydi. Bir lise mezunu neden aday olamasın ki…

Madde 10: EVET;Milletvekilleri bakan olamayacak.’ Böylece her vekil kendi asli işi ile uğraşacak… Başkanın, ‘devlet idarecilerini ataması’ da en doğal hakkıdır. Böylece bürokrat engellerine takılmayacaktır…

Madde 11: EVET;Başkan bir suç işlediğinde araştırılıp, soruşturulup yargılanabilecek.’ Eskiden sadece ‘vatana ihanet’ ile yargılanabiliyorken, şimdi her türlü suçtan yargılanabilir…

Madde 12: EVET; ‘Başkan yardımcılığı’ getiriliyor. Bu madde en önemsediğim maddelerden... Çünkü başkan, istediği takdirde CHP, MHP ya da HDP’li birini de yardımcı olarak atayabilecek. Böylece, toplumdaki ayrışma dengelenebilir ve başkana oy vermemiş kesimler de yönetimde söz sahibi olabilecektir…

Madde 13: EVET;Başkan ve meclis karşılıklı olarak birbirlerini feshedebiliyor.’ Bu madde de çok iyi düşünülmüş. Meclis ya da başkan, sırf inat için seçimleri yenilemeye giderse, halk yeni seçimde sorumlulara cezayı kesecektir. Başkan, geçerli bir sebep yokken meclisi feshederse, kendi başkanlığı da düşüp, bir dönemi yanacağından, kolay kolay meclisi feshedemeyecektir. Böylece meclis ve başkan, uzlaşmacı bir yol takip edecektir…

Madde 14: EVET;OHAL yetkisi’ başkana veriliyor, meclis istediği takdirde süreyi uzatıp kısaltabiliyor…

Madde 15: EVET; ‘Askeri mahkemeler’ kaldırılarak, bu saçma sapan gelenek tarihe gömülüyor…

Madde 16: EVET;Anayasa Mahkemesi üye sayısı azaltılmış, üyelerin atanma şartları da hakkaniyetli…

Madde 17: EVET;HSYK üyeleri ve daire sayısı’ düşürülmüş. Böylece daha hızlı kararlar alınabilecek…

Madde 18: EVET;Bütçeyi başkan belirleyecek.’ Eğer bütçe belirlemede son söz mecliste olsaydı, başkanın eli/kolu bağlanacaktı. Böylece başkan, ülkeyi ve kurumları yönetmede sıkıntılı ve bağımlı olabilirdi…

     Tasarıya -benim gibi- böyle madde madde bakanların yanında, bir de ‘Erdoğan ve karşıtları’ penceresinden bakanlar da var. Oylama sonucunu da, bu yönde bakanların tercihleri belirleyecektir. Ben de ideolojik ve Erdoğan yönü ile baksaydım, kendimce de önemli gerekçelerim olacaktı…

     Mesela ben bir imam hatip mezunuyum. 28 Şubat zulümlerini yaşadım. Başı örtülü bacılarımızın sıkıntılarına, gözyaşlarına şahidim. İmam hatiplere ve başörtülülere yönelik bu yasakları Erdoğan kaldırmıştı…

     Dili Zaza’ca olan bir Kürt vatandaşıyım. Sırf doğulu olduğum için, batıda sayısız zulümlere uğradım. Hor görüldüm, dışlandım ve dilimi/türkülerimi rahat kullanamadım. Kürt Meselesi konusunda tüm yasakları kaldıran, nice kazanımlara imza atan Erdoğan oldu. Barış sürecini getiren, -iki sene de olsa- kanın durmasına neden olan yine Erdoğan’dı…

     Hastanelerde sıra almak için sabah namazında gider kuyruğa girerdik. Ancak şimdi oturduğumuz yerden, sekreterimizi arıyor gibi telefon ediyor, istediğimiz saatte, istediğimiz doktordan randevu alabiliyoruz. Ve hastaneler lüks oteller gibi temiz ve konforlu. Bunlar Erdoğan döneminde oldu…

     Yollar, tüneller, barajlar, sosyal yardımlar Erdoğan döneminde tüm ülkede kendini hissettirdi…

     Okullarda ‘Kuranı Kerim ve Hz. Muhammedin Hayatı’ gibi dersler Erdoğan zamanında müfredata girdi…

     Dünya mazlumlarını savunan, ‘dünya beşten büyüktür’ diyen tek liderin yine Erdoğan olduğu gözlemlendi

     Ailesini ve canını teslim ettiği, yeryüzüne gelmiş en kalleş ve vahşi olan bir örgütün, darbe yapıp öldürmeye çalıştığı kişi yine Erdoğan’dı…

     15 Temmuz vahşetinde, kanları toprağa düşenlerin direniş sembolü de Erdoğan’dı… Tankların, uçak mermilerinin yaraladığı gazilerin sarıldığı kişi de yine Erdoğan’dı…

     Bunun gibi uzun uzun sebepler yazılabilir. Düzenlemenin sahibi ve savunucusu Erdoğan olduğuna göre, kendisine bir ‘minnet borcu’ olduğunu düşünen önemli bir çoğunluk için yeterince gerekçe mevcut ve bu gerçeği yok sayamayız…

     Hele hele son dönemde, tüm Avrupa ve terör örgütlerinin Erdoğan’ı hedefe alıp, ‘Hayır’ için var güçleri ile çalıştıklarını görmek, Hayır’cı önemli bir kesimi de Evet’e yönlendirmektedir…

     Doğru ya da yanlış, halkoylamasına bu yönleri ile bakıldığında, etkilenmek için yeterince sebep bulmak mümkündür.

     Ancak ‘Hayır’ diyenlerin hain ilan edilmesi ve aşağılanmasını da çok yanlış buluyorum. Bazı terör örgütleri ‘Hayır’ diyor diye herkesi aynı kefeye koymak doğru değil...

     Eğer ‘Evet’ çıkarsa, bu maddeler ile birlikte bazı kanunların değişmesi gerekecektir. Mesela seçim kanununun baştan sona değişmesi gerekiyor. Baraj kesinlikle kaldırılmalı artık. % 1 oy alan partilerin de -en azından bir ya da iki üyesinin- mecliste temsil edilmesinin çok daha doğru olacağını düşünüyorum…

     Bu arada halkoylaması sonucunda ‘Evet’ çıkar ve sistemde yenliğe gidilirse,  darbeye fiilen katılmış ve darbeyi maddi unsurları ile desteklemiş vatan hainlerine en büyük cezanın bir an önce verilmesi bekleniyor. Bununla birlikte, darbeye katılmamış, ancak bir şekilde bu örgütün okullarında, kurumlarında, derneklerinde sadece ekmek paraları için çalışmış garibanları da kazanmanın çok acil olduğu kanaatindeyim. Böylelerinden ihraç edilenler işlerine -bazı kısıtlamalar ile- dönebilir, yargılananlar, TCK’da var olan ‘yeniden suç işleyeceğine kanaat getirilmemesi’ maddesi gereği, ‘takdir yetkisi’ ile ceza ve yargılamalar ertelenebilir. Hemen her ailede yakın ve uzak böyle insanlara rastlamak mümkün. Ayrıca 28 Şubat mağdurlarından yüzlercesi de, 25 yıldır hapishanelerde yatmaya devam ediyor. Özellikle eş ve çocuklar açısından yürek acıtan bazı mağduriyetler oluyor. Aslında devleti yönetenlerde bu yönde bir eğilim var. Allah korkusu taşıyan hiç kimse mahşer gününe bu vebal ile gitmek istemez. İnşallah 16 Nisan ile beraber bu konularda da olumlu adımlar atılır ve toplumsal bir rahatlama olur…

     Seçilen başkanın rahat olması ve halk dışındaki bir güç tarafından indirilmesi de kabul edilir bir durum olmadığından, ülkedeki askeri ve yargı organları başta olmak üzere, tüm kurum ve kişilerin başkanın emrinde olması mutlak bir gerekliliktir diye düşünüyorum. Bu da tüm güçlerin başkanda birleşmesi ile mümkün olacaktır...

     Gerçekten de parlamento geçmişimizdeki olan bitenlere baktığımızda; Menderes’in idamı, 367 saçmalığı, vekil transferleri, başbakan ile cumhurbaşkanı arasındaki sürtüşme ve krizler, Erbakan’a yapılanlar, parti kapatmaları, Merve Kavakçı’nın sırf başörtüsünden dolayı meclisten kovulması... gibi sürü ile zulüm düşünüldüğünde, bu sistemde ciddi sorunların olduğu aşikardır. Hal-i hazırda ülkenin darbe anayasası ile yönetilmesi bile önemli bir değişim gerekçesidir...

      Evde baba, köyde muhtar, ilde vali, dairede müdür, mecliste başkan, takımda kaptan, sahada orta hakem ‘tek adam’dır ve böyle ‘tek adam olmak’ istişareyi engellemez, diktatör olmayı gerektirmez…

     Erdoğan bu gün var, yarın yok… Allah korkusu olan, halkına kendini adayan, milletin huzuru için çabalayan ve ulusu değil, ümmeti düşünen nice yiğidi bağrında taşır bu topraklar. Başkanlığa layık böyle nice uzun/kısa adamlar, Erdoğan’dan sonra da her daim var olacaktır. Yeter ki sistem buna müsait olsun…

     Bu günlerde yaşayan kimi liderler, kimi şehitler, kimi gaziler, isimlerini tarihe altın harflerle yazdıracaktır. Kimileri de asla hayır ile yâd edilmeyecektir. Bu isimlerin kimler olduğunu bilmek için, bazen 40/50 senelik zamana ihtiyaç olur. O günleri de artık çocuk ve torunlarımız görecektir…

     Halkoylamasının çocuklarımız, memleketimiz ve ümmetimiz için güzellikler getirmesi dileklerimle…

Mevla Görelim Neyler Neylerse Güzel Eyler… Saygılarımla…

 

                                                                        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.